şartsız ile cümle

şartsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şartsız bir aşk, zorlana olmayan aşkdır.An unconditional love is love without coercion.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Sovereignty unconditionally belongs to the nation.
Beni kayıtsız şartsız seviyor musun?Do you love me unconditionally?
Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.Originally; Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.General Franz Böhme announced the unconditional surrender of German troops in Norway.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Cassius was overtaken by Caesar en route, and was forced to surrender unconditionally.
1945 - II. Dünya Savaşı sonunda Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu.In August 1945, the Second World War finally ended by the unconditional surrender of Japan.
Maddenin tamamı aynen şu şekildedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.Originally; Madde 6- "Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
1990 yılında devlet başkanı De Klerk tarafından şartsız olarak serbest bırakıldı.He was unconditionally released by President F. W. de Klerk in 1988.
Muhatap bulunamayınca Rus yönetiminin şehri kayıtsız şartsız bıraktığı anlaşıldı.When none could be found, it became clear that the Russians had left the city unconditionally.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu."Germany's Unconditional Surrender".
"O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. ""Then, as to money?" "You have carte blanche."
Ben herşeyi şartsız olarak sevmek için çok uğraştım.I really tried to unconditionally love everything.
Bu tür bir şartsız sevgi ile sevilmenin nasıl bir şey olduğunu hatırlıyor.And what it means to receive that kind of unconditional love
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Well, I now offer myself, without reservation, to animals.
Ben sizin için kendimi sorumlu kayıtsız şartsız olun.I make myself unreservedly responsible for you.
"Egemenlik kayıtsız şartsız miletindir.""Sovereignty belongs absolutely to the people"
"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Miletindir""Sovereignty belongs absolutely to the people"
Ama o zamanlar, Şartsız Sevgi varmış.But also at that point of time it was just that Unconditional Love
İşte BU, şartsız sevgi.That's HENCE unconditional love.
Sevgisini kayırsız şartsız paylaşır.He shares it unconditionally and he shares it regardless.
Kosova'daki barikatların şartsız kaldırılması istendiRemoval of Kosovo barricades sought -- without conditions
Silahlarını kendi isteğiyle teslim eden herkese şartsız af getirildi.Anyone voluntarily turning in weapons received full amnesty.
Fakat projelerin hiçbiri AB’nin kayıtsız şartsız desteğini alamadı.None of the projects has received the EU's unconditional support, however.
Sanader'den AB'ye, Hırvatistan'ın Üyelik Müzakerelerini Başlatmak İçin Şartsız Tarih ÇağrısıSanader Urges EU to Set Unconditional Starting Date for Croatian Membership Talks
Madesini kayıtsız şartsız kabul etmiştir.Ihre Mutter hatte eine unbegrenzte Besuchserlaubnis.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Südvietnam kapitulierte bedingungslos.
Lord Hastings (genç krala kayıtsız şartsız sadık olduğu düşünülerek olacak) ertesi gün hemen idam edildi.Gonzalo wurde am folgenden Tag durch Enthauptung hingerichtet.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.17. April: Jugoslawien unterzeichnet die bedingungslose Kapitulation.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Le général Franz Böhme annonce la reddition des troupes allemandes en Norvège.
Bu havalelerin kayıtsız ve şartsız olması gerekmektedir.Nosotros sentimos que esas conjeturas son ociosas e innecesarias.
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.Finalmente, el 8 de mayo de 1945, el Alto Mando Alemán se rindió incondicionalmente a los Aliados.
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.Ambos no aceptaron el retorno bajo la excusa del anticomunismo.
Antakya vatandaşları müzakere etmeye çalıştılar ancak İoannis, şehrin kayıtsız şartsız teslim olmasını istedi.I cittadini di Antiochia tentarono di negoziare, ma Giovanni chiese la resa incondizionata della città.
Bu havalelerin kayıtsız ve şartsız olması gerekmektedir.Va tenuto conto che queste centrali sono costose e inefficienti.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Безоговорочная капитуляция Германии.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Оставшиеся без руководства повстанцы сдавались правительственным войскам.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.15 августа 1945 года Япония объявила о своей безоговорочной капитуляции.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.16 августа Япония предъявила ультиматум с требованием безоговорочной капитуляции.
Kuşatma, kenti savunan kuvvetlerin 13 Şubat 1945 tarihinde kayıtsız şartsız teslim olmasıyla sona erdi.وانتهى الحصار عندما استسلمت المدينة بدون شرط في 13 فبراير 1945.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Cássio foi interceptado por César em sua rota e foi forçado a se render incondicionalmente.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Logo depois, o General Franz Böhme anunciou a rendição incondicional das tropas alemãs na Noruega.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 augustus 1945 volgde de onvoorwaardelijke overgave van Japan.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.14 augustus Japan aanvaardt de onvoorwaardelijke overgave.
Mayıs 1945'te General Eisenhower adına Almanların şartsız teslim olduğu anlaşmayı imzaladı.In mei 1945 tekende hij tijdens de overgave van de Duitsers namens generaal Eisenhower.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Hiermee is de onvoorwaardelijke overgave van Duitsland een feit.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.2 września – Japonia podpisała akt bezwarunkowej kapitulacji.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 sierpnia 1945 – Japończycy zgodzili się na bezwarunkową kapitulację.
Şartsız bağışları kabul etmek.Darowiznę możemy przyjąć bez podatku.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Państwo ma być bezwyznaniowe.
Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.Personer utan angiven nationalitet är ryska.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Japonská vláda nechtěla přistoupit na bezpodmínečnou kapitulaci.
Lord Hastings (genç krala kayıtsız şartsız sadık olduğu düşünülerek olacak) ertesi gün hemen idam edildi.Lord Dashwood se druhý den rozhodne odejít z politiky.
1 — Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.14) Vytvořit nestranický kontrolní úřad.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Generalul Franz Böhme a anunțat capitularea necondiționată a germanilor din Norvegia.
Antakya vatandaşları müzakere etmeye çalıştılar ancak İoannis, şehrin kayıtsız şartsız teslim olmasını istedi.Cetățenii din Antiohia au încercat să negocieze, dar Ioan a cerut predarea necondiționată a orașului.
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.Elmondta továbbá, hogy nem keresik az oroszok közvetítését olyan ügyekkel, mint a feltétel nélküli megadás.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Caesar kuitenkin vangitsi hänet matkalla, ja hänen oli pakko antautua ehdoitta.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.14. elokuuta – Japani hyväksyi antautumisehdot.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Mutta silloin Japani ei antautuisi kunniattomalla tavalla.

İlgili Sayfalar