Bazı göllerin alanları mevsimsel şartlara bağlı olarak yıl içinde değişebilir.Một số địa phương có thể thay đổi múi giờ theo mùa.
İyi şartlar sağlandığında, bir tomurcuk on ya da daha fazla sayıda yaprak çıkarabilir.Một khi đã phát triển tốt, một khóm cỏ switchgrass có thể sống đến 10 năm hoặc lâu hơn.
Dünya standartlarında bu şartlar kabul edilmektedir.Các khuyến nghị này thường được công nhận như là các tiêu chuẩn quốc tế.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Tình hình quân sự vào lúc ấy ngày càng xấu dần.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Gia đình họ sống trong hoàn cảnh rất khó khăn.
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”我々は、この非人道的な世界の状況に対抗するために革命的自殺という行動を行うのです」と。
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.ロードレースはこの状態がしばらく続いた。
Mit lisansı şartları altında dağıtılır.MIT Licenseの下で配布されている。
Gerilla savaşı 1652 yılında Parlamento tarafından ilan edilen af ve teslim olma şartlarıyla sona erer.結局、ゲリラ戦は議会派が1652年に降伏条約を発表すると終結した。
Bunların altısı vücubunun (farz olmasının), diğer altısı da edasının şartlarıdır.また四声と(『広韻』の)韻目・三十六字母も明示されている。
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.しかしアンティオキアに残っていたタンクレードはこの条約を拒んだ。
Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.妙純には尾張の織田寛広(寛広の養父敏広の妻は妙椿の養女)から援軍が駆け付けた。
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.普通の状態では多くのT細胞を抗体は自己のペプチドと反応する。
Onu çoğu zaman şartlar zorlar.しばしば時代掛かった訓辞をする。
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.^ このレースの予選は悪天候のためキャンセルされた。
Oyunda ayrıca değişen hava şartları ve mevsimler de bulunmaktadır.また、季節や天候による変動もある。
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.ただし、これは全ての場合でそうであった事を意味しない。
Savaş, Güney'in şartlarını çok ağırlaştırır.地形は南の方がより急峻になっている。
Orada zor şartlarda müthiş bir mücadeleye imza atarlar.戦闘では大振りながらも強烈な一撃を放ってくる。
Hava şartlar yüzünden bir süre Mesina'da kaldı ve 25 Nisan 1185'te Granada'ya döndü.2年あまりの旅の末、1185年4月25日にグラナダに帰国した。
Bu ateşkes anlaşması İngiltere için çok ağır şartlar getirmekte idi.この鉄道建設は、イギリスに大きな衝撃を与えた。
Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler.その地方の重要性が増したため、歴代のローマ教皇はその状況を改善しようとした。
Şartlar çok çetin disiplin ise sıkıdır.規律が厳しい事でも知られている。
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.これが現実的に実現するためには以下の条件が必要であると考えられている。
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.講演は、年に約300回の依頼があり、全国を回る生活を続けていた。
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.咬耗によるエナメル質の減少は正常であれば年間8マイクロメートルである。
Normal şartlarda kan hemoglobininin 7 g/dl'nin altına düşmediği durumlarda kan transfüzyonu önerilmez.輸血はヘモグロビン値が70または80 g/L以下でない限り推奨しないことが多い。
Konfederasyonun başkenti konumundaki Kilkenny teslim olma şartları usulünce ele geçirilir.こちらはカトリック同盟の首都であったキルケニーが交渉に従って降伏したことが特筆される。
Ancak belirli şartlar altında geleneksel pillere göre 10 kat daha büyüktür.それは錠剤を飲み込むより10倍も悪い状況だと。
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.この戦闘はひどい条件で行われた。
Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak.冒険好きな性格で、危険な場所や状況の中にも自ら飛び込んでいくタイプ。
28 Kasım 2012 tarihinde sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini söyleyerek istifasını açıkladı.同年11月28日、契約更新をしないことが発表される。
Tek şartları okuldaki derslerime dikkat etmemdi.学校の授業は教室での講義タイプのものしか受けていない。
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.だって彼は、非常に難しい状況に足を踏み入れたんだから。
Bu kendisini o günün şartlarında elektrik konusunda bir numaralı bilim adamı yaptı.このガスケットの製造技術は当時のF1で用いられていた技術がベースとなっていた。
Borçlanma şartlarına uymama ihtimali yüksektir.当該債務を履行する債務者の能力は高い。
Ama Gazan kötü hava şartlarından dolayı gecikti ve Haçlılar Kıbrıs'a geri döndüler.悪天候はなかなか収まらなかったため、空襲は中止となりザ・サリヴァンズはクリスマス・イヴにウルシーへ帰投した。
Kültürel değerler maalesef ekonomik şartlar nedeniyle unutulmaktadır.古典派経済学では価値の大小の理由として、希少性が考えられた。
Çünkü normal şartlarda BÖTE öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir bölümdür.学部の目的としては主として教員を養成しているためである。
Bu şartlar altında birleşme temel bir diplomatik sorun haline geldi.在这些条件下的统一带来了一个基本的外交问题。
4shared kullanıcı aktiviteleri 4shared Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası tarafından düzenlenir.4shared用户活动受4shared使用条款和隐私政策的管制。
Âhiret'e inanmak İslâm'da imanın şartlarından biridir.因為凡是一種聖禮,最重要的是必須有神的應許,以便培養信仰。
Sonuç, Ekim 2007'de Çek vatandaşlarına yönelik vize şartlarının kaldırılmasıydı.其結果是捷克公民的簽證要求於2007年10月被取消。
İnert gaz veya atıl gaz, belirli şartlar altında kimyasal reaksiyona girmeyen bir gazdır.無活性氣體,在特定条件下不发生化学反应的气体。
Havalimanı işletme süresi şartlar dahilinde 25 yıl olarak sabitlendi.民主输出的确切定义已经争论了超过25年。
Arpanın yetiştirilme şartları buğday ile paralellik göstermektedir.大麦的驯化似乎是与小麦同时的。
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.希拉克略并没有乘机摧毁波斯,因为他知道自己的帝国也已精疲力竭。
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.澪選擇對象的條件目前不甚明瞭,但大多是陷入絕望的少女。
Bulgar hükümetinin şu anki hedefi 1 Ocak 2015 tarihinde Euro'ya geçebilecek şartları sağlayabilmektir.保加利亚政府原计划早于2015年通过欧元 。
Ama günümüzde doğal ve yapay şartların etkisiyle bu ormanlar yok olmuştur.由于各种自然、人为破坏,这些建筑已损毁殆尽。
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.汉娜说,根据前夫遗嘱,她一旦结婚,财产就被剥夺了。
Enzim hızları solüsyon şartlarına ve substrat konsantrasyonuna bağlıdır.酶催化速率依赖于反应条件和底物浓度。
VE Kapısı: Bütün şartlar(şartlar birbirinden bağımsız)gerçekleşirse sonuç gerçekleşir.一切門禪:一切之禪定,皆由此門出,故名為一切門。
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.猶太人置於穆斯林統治之下。
Annesi o 5 yaşındayken vefat etmiştir ve ablaları dönemin şartlarından dolayı eğitim alamamışlardır.她的父親在她5歲時離家,兄弟姊妹狀況不得而知。
Film Fransa'da oldukça zor şartlar altında çevrilmiştir.這在法蘭西導致一個非常脆弱的局勢。
Ağır deniz şartlarına dayanıksızdırlar.重度的海洋狂熱者。
V. Philippe tacı şüpheli şartlarda almış ama hükümdarlığında "güçlü ve tanınmış" bir kral olmuştur.國內方面,腓力五世證明了他是一個“強大和受歡迎的國王” ,儘管繼承時的不明朗形勢和持續的歉收。
Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.《唐才子传》卷三載涇原節度使马燧,不確。
Teknik şartları kritik bir evreden yazabilir.技术写作必须准确。