Sağlam ve güvenilir olmakla birlikte ekonomik şartlardan etkilenebilir.Nyugodt és ösztönző körülmények között kibontakoznak képességei.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.Dalvik on Apache 2.0 lisenssin alainen avoimen lähdekoodin ohjelmisto.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Työvaate: Lähin työympäristö.
Oyunda ayrıca değişen hava şartları ve mevsimler de bulunmaktadır.Pelissä on myös vaihtuvat vuodenajat ja säät.
1990 yılından sonra ise belli şartlarla adaya giriş izni verilmiştir.Vuodesta 1967 lähtien pääsy sinne on rajoitetusti sallittu muillekin.
Zaman geçmekte, şartlar değişmektedir.Aika kuluu, olosuhteet muuttuvat.
Bu uygulama da henüz bazı şartlar taşır.Tämäkin edellyttää kuitenkin tiettyjen ehtojen täyttämistä.
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.Todennäköisten edellytysten tällaisessa tilanteessa tietenkin täytyttävä.
YouTube'un kullanım şartları gereği kullanıcılar telif hakkı izni alınmış videolar yükleyebilirler.YouTube voi poistaa käyttäjien tunnuksia, jos nämä ovat tuoneet tekijänoikeuksia rikkovia videoita palveluun.
Böyle bir durumda şartlar gerçekleşmişse Anayasa Mahkemesine başvurulur.Jos on, asia voidaan viedä unionin tuomioistuimeen.
Notlar: ^ Finansal şartlara uygunluk göstermemesinden dolayı 3 puan silinmiştir.Huomioita: Chievolta vähennettiin 3 pistettä valheellisen kirjanpidon vuoksi.
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.Hanna kuitenkin kertoo hänelle, että hän menettää omaisuutensa mikäli menee uudelleen naimisiin.
Ancak, maçın şartları vardı.Lisäksi ottelun järjestelyissä oli ongelmia.
Ayrıca mikroklima iklim şartlarına bağlı olarak Çoruh-Kelkit vadisinde de yetişmektedir.Melalahdessa vallitsee myös mikroilmasto, joka olosuhteiltaan muistuttaa Tikkurilan ilmasto-olosuhteita.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Mutta Jugoslavian viranomaiset eivät suostuneet tähän.
Tek şartları okuldaki derslerime dikkat etmemdi.Hänellä ei ollut keinoja puuttua koulun ongelmatilanteisiin.
1975 seçimlerinden sonra siyasi partiler koalisyon hükümeti şartlarını kabul edemedi.Vuoden 1975 eduskuntavaalien jälkeen poliittiset puolueet eivät saaneet muodostettua hallitusta.
Türkiye'nin güneyinde iklim şartlarının elverişli olması çeşitliliği artırmıştır.Kurdien levottomuudet maan lounaisosassa lisääntyivät.
Askeri bir bozgunun ardından 244 yılında Gordian III, hala tartışılan şartlar altında öldü.Rooman armeija lyötiin taistelussa ja epäselvissä olosuhteissa Gordianus III sai surmansa helmikuussa 244.
Sonunda Buonafede bu şartlara razı olur.Τελικά και αυτοί οι όροι έγιναν αποδεκτοί.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Η τελευταία συλλαβή προφέρεται , ανάλογα με την περιοχή απ'όπου προέρχεται ο ομιλητής.
Buzularası dönemlerde daha sıcak iklim şartları görülmüştür.Τα είχαν πιο συχνά όταν βρισκόντουσαν σε ψυχρότερα κλίματα.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Δεν είναι γνωστές οι συνθήκες υπό τις οποίες ταξίδεψε στην Αθήνα.
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.Ο Ευαγόρας αναγκάζεται να υπογράψει ειρήνη με δυσβάστακτους όρους.
Kapsül yumurtaları düşmanlardan ve kötü hava şartlarından korur.Ο σκοπός ενός ορνιθώνα είναι να προστατεύει τα κοτόπουλα από κακές καιρικές συνθήκες και από τους θηρευτές.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Η ρουμανική θέση επιδεινώθηκε σταδιακά.
Bu takip, bir süre sonra, kötü hava şartları nedeniyle yarım kaldı.Αυτές τελικά απέτυχαν, κυρίως λόγω κακών καιρικών συνθηκών.
Akîka kurbanında aranan şartlar, İslam'da kurbanda aranan şartlardır.Το μόνο πράγμα που θα ανεχτώ πλέον από τους ανθρώπους είναι η υποταγή στο Ισλάμ.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Η επιλογή έγινε μέσα από αυστηρές διαδικασίες.
Çünkü başta verilen şartlara göre, berber kendini tıraş etmeyen herkesi tıraş etmek zorundadır.Ο κουρέας ξυρίζεται μόνος του; Αδύνατον, αφού ξυρίζει όλους τους άντρες που δεν ξυρίζονται μόνοι τους.
Şartlar giderek ağırlaşıyor.Οι καταστάσεις γίνονται σιγά-σιγά χειρότερες.
Ağır çalışma şartları.Μεγάλη ασφάλεια λειτουργίας.
Örneğin normal şartlarda en yüksek mevkide iki konsül bulunurdu.Για παράδειγμα, υπό φυσιολογικές συνθήκες, την ανώτερη εξουσία κατείχαν δύο ύπατοι.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Κατά μέσον όρο, το Νομοθετικό Σώμα έχει περάσει περίπου 300 νομοσχέδια ετησίως.
Böylece, Yahudiler, Fransız vatandaşlığına kavuşmak için şartları yerine getirdiler.Οι Εβραίοι της Γαλλίας αποκτούν την ιδιότητα του πολίτη.
Mücadeleci şiirlerinin çokluğu şartlardan kaynaklanmaktadır.Πολλά από τα μικρά λυρικά του ποιήματα μελοποιήθηκαν.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Ο τάφος ισοπεδώθηκε και τα κτερίσματα δεν φυλάχτηκαν.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Δεν είχε ιδιαίτερα καλές επιδόσεις στο σχολείο.
Bir litre LPG gazlaştığında, normal şartlarda yaklaşık 250 litre gaz hacmine ulaşır.Σημειώνεται ότι ένα λίτρο προπανόνης διαλύει περίπου 250 λίτρα αιθινίου.
SDEWES Merkezi Tüzüğüne göre, üyelik eşit şartlarda herkese açıktır.Ifølge vedtægterne for SDEWES-centeret kan alle personer søge om medlemskab under samme betingelser.
Vakfenin geçerli olmasının şartları nelerdir?"."Hvad er evidensbaseret medicin?".
Örneğin çöl şartlarının hüküm sürdüğü Kuzey Afrika yollarında bu araç en fazla 9.5 km/s hızla ilerlemekteydi.F.eks. kunne kampvognen i ørkenen i Nordafrika kun præstere en gennemsnitsfart på omkring 9,5 km/t.
Enzim hızları solüsyon şartlarına ve substrat konsantrasyonuna bağlıdır.Enzymhastigheder afhænger af opløsningsbetingelser og substratkoncentrationer.
3. Ordu komutanı Hasan İzzet Paşa sert kış şartlarında karşı saldırı düşüncesinde değildi.Chefen for den 3. osmanniske armé, Hasan Izzet, var ikke tilhænger af en offensiv i den barske vinter.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.2. etape blev aflyst på grund af dårligt vejr.
Bu kararlar İzlanda'nın savaş zamanında sahip olduğu iyi yaşam şartlarını sürdürmek için alınmıştı.Denne politiks hensigt var at bevare Islands generelle levestandard på det niveau den havde fået under krigen.
Sigorta genel şartları.Försäkringskassan.
Bu doğru ama kendi şartlarına göre anlaşmak için.Han ville skabe på sine egne betingelser.
Ordu kasım ayında, kış aylarının kötü şartlarına rağmen Kırgızistan'a ulaştı.Tropperne nåede Kirgisistan i november og udholdt vinterens barske forhold.
Onu çoğu zaman şartlar zorlar.Han er ofte et offer for omstændighederne.
Ancak bazı ülkerde hala belirli şartlar altında balina avcılığı yapılmaktadır.I Bretagne jager man dem på en speciel måde.
Geleneksel dabaklık ise zor şartlar altında sürdürülmektedir.Vores lykkes fjender er optaget under vanskelige omstændigheder.
Babasının ölümü esrarengiz şartlar altında olmuş, belki de üvey kardeşlerince öldürülmüştür.Dette barn døde, muligvis under mystiske omstændigheder.
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.Det var nødvendigt at indgå våbenhvile på barske betingelser.
Kalite şartlarına uygunluktur.Fortielser om rammevilkår.
1992 yılında ise kadınlara özel birlikler lağvedilmiş, kadınlar erkeklerle eşit şartlarda kabul edilmiştir.Kvinder kunne også indgå kontrakter på lige vilkår med mænd.
"Şartlarım Oluşmazsa Konser Konusu Kapanır".Opfylder selskabet ikke mindstekravet, skal selskabet opløses.
Bu zikir yapılırken bâzı şartlara riayet etmek gerekir.Der skal aflægges rapport om kravenes opfyldelse.
Çünkü kızı babasına giderse daha iyi şartlarda yetişecektir.Ama Gonca rahatsız olur.Hendes far forsøger at få hendes mor til syntes bedre om hans afrejse, men hun skubber ham grædende væk.
Çobanın yaşama şartları her mevsime göre değişir.Mængden af landbrugsafgrøde varierer hvert år afhængigt af sæsonbetingelserne.