Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Mai ales în condiții foarte grele.
Belirli şartlar altında fermiyon grıpları diatomik moleküller oluşturur ve Bose-Einstein yoğuşmasına uğrar.În anumite condiții, perechile fermionice formează molecule diatomice și se supun condensării Bose-Einstein.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclius nu impune condiții dure, știind că și imperiul său a avut momente de colaps.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.Data atacului a fost amânată de mai multe ori datorită condițiilor meteo nefavorabile.
Askeri bir bozgunun ardından 244 yılında Gordian III, hala tartışılan şartlar altında öldü.Gordian III a murit în 244, după o bătălie pe Eufrat.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Pentru ca planul să aibă succes, trebuia să se întâmple mai multe lucruri.
Bu şartlar 1748'deki Aix-la-Chapelle Antlaşması ile kesinleştirildi.Războiul a fost încheiat prin Tratatul de la Aix-la-Chapelle (1748).
Bazen şartların durumu basit binary olasılığından daha karmaşık olur.Situații sunt, uneori, mult mai complex decât simpla binar posibilitatea de caz.
Bu şartlarda 1-4 gün içinde nişastanın %96'dan fazlası glikoza dönüşür.În aceste condiții, amidonul poate fi convertit în glucoză în proporție de 96% după 1–4 zile.
Bu şartlarda, maddenin yapısı Pauli dışlama prensibiyle desteklenir.Această cerință impusă fermionilor rezultă din principiul de excluziune al lui Pauli.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Zonificarea funcțională a teritoriului: Situația existentă.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Nepotul său, Tancred, care era regent în Antiohia, a refuzat să accepte termenii tratatului.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.Ea începe cu alegerea unui nou caporal.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Din păcate, există o limită a variațiuni de bine cu care avem de-a face în decursul vieții noastre.
İstanbul'da hayatını normal şartlarda ilerleten bir aileyi konu alır.Sibel evadează din cauza familiei ei în Istanbul, unde încearcă să ducă o viață normală.
Değişen çevre şartlarına uyumlu bireylerin ortaya çıkma şansını arttırır.O – Oportunități Ce schimbări ale mediului extern putem exploata?
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Acest lucru a fost făcut în condiții foarte dificile.
Bu bir özgür yazılımdır ve GNU General Public License şartları altında yayımlanmıştır .Este un software liber în conformitate cu termenii Licența Publică Generală GNU.
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.Cu toate acestea, ca obligație religioasă, djihad-ul viza pe orice musulman.
Piyasa şartlarında Airbus A300, Boeing 747, ve Lockheed L-1011 Tristar ile yarışmıştır.Aceiași necesitate a dus la dezvoltarea modelului Boeing 747 de către Boeing, respectiv Lockheed L-1011.
Bu açıdan katılımcı grupların şartlarını göz önüne almaktadır.În cadrul acesteia, judecătorii pot adresa întrebări reprezentanților părților.
Normal şartlar altında, suyun kaynama sıcaklığı 100 santigrat derece.În condiții normale, punctul de fierbere al apei este la 100 de grade Celsius.
Tom çok zor şartlar altında iyi bir iş yapıyor.Tom face o treabă bună în condiții foarte dificile.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Viszonylag nehéz körülmények között éltek.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.A Dalvik az Apache Licenc 2.0 feltételei alapján jelent meg.
Kız kardeşleri gibi Emily'nin sağlığı da evde ve okuldaki zor şartlar sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştir.Mint a nővérei, ő is elég sokat betegeskedett a sanyarú otthoni és iskolai viszonyok miatt.
Kızlar, disiplin edilmesi için çok ağır şartlar altında çalıştırılırlar.A lányok szigorú etikett szerint kénytelenek élni.
Birçok insan bu antlaşmanın şartlarının Roma için küçük düşürücü olduğunu düşünmüştür.Sokan úgy érezték, hogy ez udvariatlanság az ügyfeleikkel szemben.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.A második futamot a rossz időjárási viszonyok miatt törölték.
Laboratuvar şartlarında ökaryotik hücrelerin yıkınımıyla oluşturulurlar.Terráriumi körülmények között leölt laboratóriumi rágcsálókkal etethetők.
Modern uçaklarda zorunlu inişi gerektirecek şartlar nadiren oluşur.Normál nyomtávolságú vasutaknál a repülővágányokat ma már csak ritkán alkalmazzák.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Ám az iskola munkája nem volt zökkenőmentes.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.A startot a rossz időjárás miatt többször elhalasztották.
Sigorta genel şartları.Az élebiztosítás rendszere.
Buna rağmen Carlo Anjulu bu şartları hiç itirazsız kabul etti.Carnot azonban, fenntartás nélkül elfogadta a szavazás eredményét.
Ancak, elverişsiz hava şartları ve çığ tehlikesi onları engeller.Viszont a szellőzés hiánya és a nedves tartási körülmények kerülendők.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Bu şartlarda dahi klatrat bozunumu yavaş bir süreçtir.A szaglás romlása ebben az esetben lassú folyamat.
Sırplar ültimatomun şartlara uymak zorunda kaldı.A gombák a szárazföldi körülményekhez alkalmazkodtak.
Rus takımlarının iç saha maçları ise sert hava şartlarından dolayı son grup maçlarına denk getirilmemiştir.Oroszország) nem játszanak mérkőzést az utolsó játéknapon a hideg időjárás miatt.
Gerilim regülasyonu özelliği bulunmadığından dolayı günümüz şartlarına uygun bir ürün değildir.Teljes értékű tagságot a szabályzatok aktuális állapota miatt nem biztosítottak.
Bu şartlar 1748'deki Aix-la-Chapelle Antlaşması ile kesinleştirildi.Ezzel a várost Franciaországhoz csatolta az 1668-ban kiadott Aix-la-Chapelle-i szerződésben.
Justinianos bu şartlara razı oldu.Maximilien elfogadta a feltételeket.
Olağanüstü şekilde iklim şartlarına uyum sağlar.Jól bírja az időjárás viszontagságait.
Ekonomi ülkenin şartlarına göre düzenlenir.Az Európai Gazdasági Térség szabályozásai alapján.
Anadolu Selçuklu Devleti bu göç hareketinin sağladığı nüfus şartlarında doğmuştur.Szangharádzsa Száramedha ebben a menekült közösségben született.
Zorlu şartlar altında gerçekleşen galaya çok az olumsuz eleştiri yapılmıştır.A rendkívül alacsony létszám mellett lezajló zsinaton alig hoztak érdemleges döntéseket.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Azt javasolja, minden maradjon minden úgy, mint eddig.
Kültürel değerler maalesef ekonomik şartlar nedeniyle unutulmaktadır.A módszertani tevékenység – gazdasági okok miatt – háttérbe szorult.
Bu takip, bir süre sonra, kötü hava şartları nedeniyle yarım kaldı.A harmadik az incidens után két órával, rossz időjárási körülmények között épségben leszállt.
Tipik şartlar altında iyon menzili 1-10 nanometre arasıdır.A rétegleválasztási sebesség tipikusan 1-10 nanométer másodpercenként.
Üzüm türünün ve yetiştirildiği bölgenin ekolojik şartlarının bu vasıflar üzerinde önemli etkileri vardır.A növényi magvak keményhéjúsága és annak mértékét befolyásoló ökológiai tényezők.
Tabiat şartları icabı kış sporlarının merkezi durumundadır.A jég bizonyos téli sportok alapfeltétele.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.A szovjet fél ezeket a feltételeket nem fogadta el.
Gollum şartlara uymak istemez ve yüzüğünü takarak görünmez olup onu yemek ister ama yüzüğünü bulamaz.Ekkor megérkezik Gollam, és megpróbálja megszerezni a Gyűrűt, de nem jár sikerrel.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Mindenekelőtt hozzá kell szoknia az új körülményekhez.
Normal şartlarda hücrede bulunmazlar.Ezek normál körülmények között nem találhatóak meg a vérben.
Savaş, Güney'in şartlarını çok ağırlaştırır.Ez súlyosbította a helyzetet a délen, a harcok jóval hevesebbé váltak.
Bunun şartları Abbasiler lehine.Ennek feltétele az alapkőzet mállása.
Kanunen emre yazılı senetlerdir, sıkı şekil şartlarına bağlıdır.Hivatalosan kell meghirdetni, mivel szigorú követelmények vonatkoznak rá.