Şartlar değişirse, ona göre önlemler alınmalıdır.Als het getij verloopt, verzet men de bakens.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Nie wiadomo, z jakiego powodu po raz pierwszy przybyła do Aten.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.W tej sytuacji partia musiała szukać nowego przywódcy.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.Warunki sanitarne i aprowizacyjne panujące w obozach były prowizoryczne i dalece niewystarczające.
SDEWES Merkezi Tüzüğüne göre, üyelik eşit şartlarda herkese açıktır.Zgodnie ze statutem Centrum SDEWES, każda osoba może ubiegać się o członkostwo na tych samych warunkach.
Bu doğru ama kendi şartlarına göre anlaşmak için.Ten zgadza się na współpracę, ale na własnych warunkach.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Herakliusz nie narzucił ciężkich warunków, wiedząc, że jego kraj także bliski jest wyczerpania.
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Odporny na warunki zewnętrzne.
Normal şartlarda bu bir olur ancak bunu sonuncu yükseltebilir.Tak, być może to był ostatni raz, może to najwyższy czas.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Grecy nie przystali na te warunki.
Piyasa şartlarında Airbus A300, Boeing 747, ve Lockheed L-1011 Tristar ile yarışmıştır.Porównywany do Airbusa A300, Boeinga 747 i Lockheed L-1011 TriStar.
Geleneksel dabaklık ise zor şartlar altında sürdürülmektedir.Sosna zwyczajna bardzo dobrze radzi sobie w trudnych warunkach.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Rekordziści zgłaszają około 300 wniosków rocznie.
Ama şartlar neyi gösterir bilemem." ifadelerinde bulundu.Nie rozumiesz, że już ujawnione są twoje plany?”).
Oyunda ayrıca değişen hava şartları ve mevsimler de bulunmaktadır.W grze występuje zmienna pora oraz warunki atmosferyczne.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Warunki lokalowe szkół nie były najlepsze.
Otomobil kötü hava şartlarına ve toza karşı sürücü ve yolcuları koruyamıyordu.Do funkcji praktycznych można zaliczyć ochronę pojazdu i pasażerów przed niekorzystnymi czynnikami pogodowymi.
Bu oranlar, üzümün olgunluğuna, sağlamlığına ve hava şartlarına göre değişiklik gösterebilir.Jej zachowanie zmienia się razem z miejscem i ludźmi, wśród których się znajduje.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.Prokurator może przystąpić do postępowania w każdym jego stadium.
Böylece esirliği daha rahat şartlar altında geçmeye başladı.Pod jej wpływem zaczął łagodniej traktować więźniów.
Maçtaki şartlarda anlaştıktan sonra ikisi el sıkıştı.Po pojedynku obie uścisnęły sobie ręce.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Przebywali oni w bardzo trudnych warunkach.
Yaşam şartları onları zamanla yerleşik hayata zorlamıştır.Warunki, jakie tam panują, dają im komfort do życia.
Parlamentolarda bulunan milletvekili sayısı da ülke şartlarına göre değişmektedir.Liczba członków Izby Reprezentantów wybierana przez poszczególne stany może ulegać zmianie.
Ayrıca eğitim şartlarının yetersizliği de insanları şehre sürüklemiştir.W ślad za pieniędzmi do miasta ściągali również uczeni.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.Udostępniony został na zasadach licencji Apache License 2.0.
Fakat nispeten yüksek rakımda fena hava şartları bazen geçici olarak bu yolu kapatmaktadır.Niestety, złe warunki atmosferyczne sprawiają, że ich lot w ostatniej chwili zostaje odwołany.
Onu çoğu zaman şartlar zorlar.Często przytrafiają się jej różne kłopoty.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Łatwo przystosowuje się do nowych warunków.
Teknik şartları kritik bir evreden yazabilir.Krytyczny racjonalizm określić można następująco.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Spędził dwa lata w areszcie w ciężkich warunkach.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.W takim stanie oczekują na rozkaz, kiedy będą mogli przekroczyć rzekę.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.Dwójki mężczyzn zostały odwołane z powodu niesprzyjających warunków pogodowych.
Oldukça hızlı bir tür olduğu ve döneminin şartlarına gayet iyi uyum sağladığı biliniyor.Wykazuje dość znaczny stopień posłuszeństwa i szybko przystosowuje się do życia w rodzinie.
Bunlar ikincil şartlar olarak isimlendiriliyor.Zakładają je w tzw. zależny sposób.
Öz ısı ölçümlerinin yanında hangi şartlar altında yapıldıkları da belirtilir.Vad var det de drömde om att uppnå med sitt maniska tröstlösa plitande?
Sisteme üye bankalar belli likidite ve rezerv şartları yerine getirmek zorundadırlar.Till exempel måste banker enligt lag upprätthålla en viss soliditet och likviditet.
Bu şartlar 1748'deki Aix-la-Chapelle Antlaşması ile kesinleştirildi.Fredsavtalet skrevs i Aix-la-Chapelle 1668.
Bu doğru ama kendi şartlarına göre anlaşmak için.Men man vill helst göra det på sina egna villkor.
Çocukluk yılları Sibirya bozkırlarında çok güç şartlar altında geçti.Många skulle komma att gå under under de fruktansvärda förhållandena i Sibirien.
Türkiye'de devlet eliyle kurulan ve oluşum şartları bütün ayrıntılarıyla bilinen ilk kütüphanedir.Kommunallagen och vallagen i Sverige innehåller reglerna för det ovan beskrivna.
Zaman geçmekte, şartlar değişmektedir.Med tiden ändrades villkoren.
Çekoslovak hükümeti 30 Eylül'de antlaşmanın şartlarına uymayı kabul etti.Under de villkoren accepterade Tjeckoslovakiens regering den 21 september att överlämna områdena.
Sosyal psikoloji toplumsal şartların insanlar üzerindeki etkisini araştıran bilim dalıdır.Socialpsykologi kallas vetenskapen om hur sociala förhållanden påverkar människor.
Yerleşim yerinin kötü yaşam şartları salgın hastalıklara yol açmıştır.Andra lokala minskningar av beståndet berodde troligen på sjukdomar.
Aynı şekilde şartlar da bütünsel ve analitik olmalıdır.Viktiga förutsättningar är dessutom analytisk förmåga och helhetstänkande.
Tarife saatleri mevsim ve hava şartlarına bağlı olarak değişebilmektedir.Lufttorkning är beroende av vädret och årstiden.
22 Ağustos - Taze para için IMF bu sefer yeni şartlar ileri sürdü.Den 11 augusti införde regeringen fler skatter, denna gång för personer som ägde fasta tillgångar.
Ama gerçek şartlarda çevrimin pompa ile sıkıştırma ve türbinde genişleme aşamaları izentropik değildir.I en verklig rankinecykel är kompressionen i pumpen och expansionen i turbinen inte isentropa.
Ağır çalışma şartları.Arbetsförhållandena var svåra.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Efter utgrävningen täcktes ruinen över och inga synliga rester av murarna finns kvar.
Ayrı olayların bu şartları karşılaması gerekir.Sådana begränsningar måste beakta omständigheterna i varje enskilt fall.
Oyun, Cerro de Pasco şehrindeki bir madende geçer ve sosyal şartlardan şikayet eder.Omgivningarna runt Cerro Pico del Aguila är en mosaik av jordbruksmark och naturlig växtlighet.
Çünkü normal şartlarda BÖTE öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir bölümdür.Ofta är skolan knuten till en lärarutbildning.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.6 Tävlingen inställd på grund av för milt väder.
Parlamento bu durumda referandumu kendi lehine çevirmek için şartlar koymaya çalışır.Slutligen fick parlamentet å folkets vägnar vädja om att han skulle hålla sitt löfte.
Bu şartlarda, maddenin yapısı Pauli dışlama prensibiyle desteklenir.Elektroner är fermioner vilka följer Paulis uteslutningsprincip.
TeAncak transferin şartları açıklanmadı.Effekten av själva övergången undersöktes inte.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Framtidens utbildning – möjligheternas spelplats.
Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı.Resultatet av folkomröstningen har diskuterats och tolkats på många olika sätt.