Normal şartlarda zeytin yeşili veya kum rengine boyanır.Eram normalmente pintadas de verde-azeitona ou cor de areia.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.O seu sobrinho e regente em Antioquia, Tancredo da Galileia, recusou-se a aceitar os termos do tratado.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Isto não ajuda à situação com os persas, que novamente começaram a queixar-se do tratado de 363.
Zaman geçmekte, şartlar değişmektedir.Com o passar do tempo, a prática se modificou.
Bu şartlar altında Julia Domna ile başlamış olan bir gelenek olaral seferlerinde oğluna eşlik etti.Foi nesta condição que ela acompanhou seu filho em suas campanhas: um costume iniciado com Júlia Domna.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.A data do assalto foi adiada várias vezes devido às más condições atmosféricas.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Até esse ponto, tudo se passou como planejado.
Komplocuların barış girişiminde hangi şartları istedikleri hala bilinmemektedir.Portanto, não tem certeza sobre quais são as futuras intenções da banda.
Parlamentolarda bulunan milletvekili sayısı da ülke şartlarına göre değişmektedir.O número de deputados eleitos varia conforme o Estado.
Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi.Outras não possuíam qualquer tipo de documento para viajar.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Naquele então, a banda realizava aproximadamente 300 shows por ano.
Ancak Rohingyalar, Bangladeş'te de çok zor şartlar altında yaşamaktadırlar.Os rohingya possuem direitos limitados onde vivem, no Mianmar.
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.Algumas espécies põem ovos (ovíparas), porém a maioria das espécies dá luz a crias vivas (vivíparas).
Vakfenin geçerli olmasının şartları nelerdir?".Quais são os Benefícios da normatização?».
Bir etkinlik alanı düzenlemek isteyen grupların bazı şartları sağlaması gerekir.Os grupos que desejem hospedar um site Jam terão de cumprir determinados requisitos.
Kızıyla evlenmek isteyenleri bazı şartlar bekliyormuş.Ocasião em que participavam as mulheres que queriam se casar.
Kız kardeşleri gibi Emily'nin sağlığı da evde ve okuldaki zor şartlar sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştir.Motivado pelas dificuldades da sua infância, Henry se esforçou na escola e no atletismo.
Yalnızca belirli şartlar altında korunan papirüsler günümüze ulaşabilmişlerdir.Apenas unidades disponíveis no momento vão aparecer.
Bildiğimiz pişmaniyenin ev şartlarında yapılanıdır.Eles são conhecidos por sua pregação em pares de casa em casa.
Kaliforniya'da satılan içecekler,yeni şartlara uygun oldu.Já as bebidas de malte eram considerados como os melhores e eram servidos em ocasiões especiais.
Ayrıca, sosyal konuları işledi, fakirlerin zorlu çalışma şartlarına dikkat çekti.E, você sabe, ele estava liberando a pressão sobre as dificuldades do trabalho.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.No entanto, para que a participação se possa concretizar, algumas regras poderão ter que ser alteradas.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.O condenado deve cumprir as condições durante o período de prova.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Het is niet bekend in welke omstandigheden ze voor het eerst naar Athene reisde.
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.Het meervoud jullie kan betrekking hebben op de aangesproken perso(o)n(en) en dat is een nauwkeurig meervoud.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Zij begonnen weer aan te dringen op de naleving van het verdrag in 363.
Bu şartlar altında Dünya'nın gölgesi Ay'a düşer.Op zo'n moment valt de schaduw van de aarde op de maan.
Ayrı olayların bu şartları karşılaması gerekir.Deze bewerkingen moeten voldoen aan de volgende voorwaarden.
Bu savaş çok ümitsiz şartlar içinde olacaktı.Deze moesten leven in erbarmelijke omstandigheden.
Buna Rusya tarafından itiraz edilmedi, ancak St Petersburg şartları dayatmaya devam etti.Volgens de Russische overheid is dit niet gebeurd, maar Greenpeace beweert van wel.
VFR uçuşlar ilgili ATS ile temasa geçmek koşuluyla bazı özel şartlarda kullanabilirler.Speciale VFR vluchten kunnen onder bepaalde omstandigheden worden toegestaan.
Hücre kültürü, hücrelerin kontrollü şartlar altında yetiştirilmesi sürecidir.Bij een celcultuur laat men cellen groeien onder gecontroleerde omstandigheden.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.OpenOffice wordt verspreid onder de Apache-licentie, versie 2.0.
Fabrikada çok zor şartlar altında çalışırlar.De school werkt onder uiterst moeilijke omstandigheden.
Yine de 834'te Abbasiler Bizanslılarla bu şartlarla bir barış antlaşması imzaladılar.Ze sloten in 811 evenwel een vredesverdrag met de Denen.
Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı.De termen van het verdrag kunnen geïnterpreteerd worden op verschillende manieren.
Bu ağır şartlardan biri de Karadeniz kıyılarındaki haklarının büyük bir kısmını Ruslara devretmeleriydi.Een zeer aanzienlijk deel van de reis moest dus over Russisch grondgebied plaatsvinden.
Zorlu şartlar yüzünden altı kişilik ekipten geriye sadece iki kişi kalır.Na drie rondes staan nog maar zes spelers onder par.
İnert gaz veya atıl gaz, belirli şartlar altında kimyasal reaksiyona girmeyen bir gazdır.Een inert gas is een gas dat geen chemische reacties aangaat.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Een scout lacht en fluit vrolijk onder elke omstandigheid.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.De start van Fall Gelb werd wegens de slechte weersomstandigheden in november verscheidene malen uitgesteld.
Sigorta genel şartları.De maatschappelijke verzekeringen.
Halkının geçim şartları oldukça kısıtlıdır.De praktische consequenties voor de mens lijken nogal beperkt.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.De overlevering is ongeloofwaardig.
Çünkü eşit şartlar altında bir iktidar yarışı bulunmaz.Tijdens de oorlog kende de competitie geen normale omstandigheden.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.De soldaten verbleven er twee maanden in zeer moeilijke omstandigheden.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.De werk- en leefomstandigheden hierin waren overigens niet veel beter dan in de kampen zelf.
Serbest piyasa şartlarında özel sigorta şirketleri de faaliyet göstermektedir.Daarnaast zijn er verzekeringsartsen werkzaam bij particuliere verzekeringsmaatschappijen.
Fakat, bu şartların görülmesi de illâ ki bir deadlock anlamına gelmeyebilir.Ook als dat werkelijk zo was, hoeft dat niet te betekenen dat ze doof waren.
Bu şartlarda hava gücünün akıllıca kullanılması gerekiyordu. .Men kon op dat moment moeilijk gebruikmaken van de Luftwaffe.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.Als locatie voor de oversteek werd een van nature doorwaadbare plaats in de rivier gekozen.
2011 de Solaris 11 ile beraber lisans şartları tekrar değişti.In 2012 pakte Luitzen de samenwerking met Ad van Liempt weer op.
Oyunda toplam 10 adet harita olacak ve her haritanın kendine özel şartları olacak.De kaarten worden geschud en iedere speler krijgt 10 kaarten.
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Aan de kust is het klimaat strenger.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Als een reorganisatie zich voordoet, kunnen verwachtingen ook veranderen.
Ayrıca eğitim şartlarının yetersizliği de insanları şehre sürüklemiştir.Ook de wijze waarop mensen de stad beleven, kreeg aandacht.
Çok çetin geçen kış şartlarını saymazsak köy yaşamaya değer bir yerleşim yeridir.Ondanks het strenge winterseizoen was het gebied wel bebost.
Doğal şartlarda DNA'nın hemen hemen tamamı sağ ellidir.Grote delen van het DNA zijn nagenoeg identiek.
Venedik Senatosu bu şartları iki ay süren tartışmalı toplantılardan sonra 24 Şubat 1510'da kabul etti.De senaat twistte twee maanden over de voorwaarden, maar accepteerde ze uiteindelijk op 24 februari 1510.
İnsan yeni şartlara ayak uydurmalıdır.Als het getij verloopt, verzet men de bakens.