Normal şartlarda bu bir olur ancak bunu sonuncu yükseltebilir.Voy a darles una oportunidad, pero será la última.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Su sobrino, Tancredo, quien fue regente en Antioquía, se negó a aceptar los términos del Tratado.
Buna genel işlem şartları denir.Estas son las llamadas reglas de operación.
Mezuniyet şartları dereceye yönelik kurallarla aynı şartları içerir.Las bases secundarias deben reunir las mismas condiciones que la .
Bu ateşkes anlaşması İngiltere için çok ağır şartlar getirmekte idi.El ataque tuvo consecuencias graves para Inglaterra.
Tek şartları okuldaki derslerime dikkat etmemdi.Yo no prestaba atención en clase.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Por eso necesito asegurarme de que todo siga yendo como hasta ahora.
1184 yılında zor şartlarla Messina'ya ulaştı.Estas pueden haberse encontrado todavía en circulación en Messina en 1184.
Kızıl tilki (Vulpes vulpes), yüksek oranda şartlara uyum sağlayabilen bir avcıdır.El zorro rojo es un depredador altamente adaptable.
Vakfenin geçerli olmasının şartları nelerdir?".«¿Qué es el certificado de profesionalidad?».
Bu zikir yapılırken bâzı şartlara riayet etmek gerekir.SI condición Ejecuta instrucciones si se cumple una condición.
Tartışmalar sonucunda FIBA'nın, Euroleague Basketbol'un şartlarını kabul etme dışında seçeneği kalmamıştı.La FIBA esencialmente no tuvo más remedio que estar de acuerdo con los términos de la Euroleague Basketball.
Normal hava şartlarında veya volkanik faaliyetlerden dolayı doğal olarak oluşabilir.Ocurre naturalmente como parte del tiempo o de la actividad volcánica.
Tali özellikler başkanlık sisteminin olmazsa olmaz şartları değildir.El título no tenía las características propias de un sistema presidencial.
Justinianos bu şartlara razı oldu.Benveniste aceptó las condiciones.
Karay Yahudiliği Rabinik Yahudiliği kabul etmemektedir ve din değiştirme konusunda kendi şartları vardır.El juego no tiene nada que ver con Rastan Saga disputa el cambio de título.
Her durumda, müracaat için gerekli yasal şartlara uyulması gerekecektir.Cuando sea necesario para el cumplimiento de una obligación jurídica.
Bu yüzden aktif alıcılarını, tespit edilme şartlarını iyi değerlendirerek kullanır.Por tanto, están obligadas a informar claramente de las condiciones de contratación.
Ama kış mevsiminde yapılan aktiviteler hava şartları nedeniyle yeterli olmamaktadır.En invierno el ascensor quedaba inutilizado debido a las condiciones climáticas.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.C.) tomó el poder en circunstancias difíciles.
Bir ihtimale göre bunların görevi anlaşmasın güncel şartlarının dışında olabilir.Este es un día en el cual debería abstenerse de trabajar, dentro de las posibilidades.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Aquí tuvo que afrontar difíciles circunstancias.
Gilan Belediyesi’nde Türkçe, Arnavutça, Sırpça eşit şartlarda resmî kullanıma sahiptir.La capital del país, Ereván, cuenta con un estatus administrativo equivalente.
Kalite şartlarına uygunluktur.Tolera condiciones secas.
Tazminat şartları 30 Eylül 2015 tarihli Maliye Bakanlığı bildirisi ile belirlendi.No a la regulación de información, 30 de abril de 1999.
Sadık olan kişiler yalnızca kendileri için iyi şartlar sürdüğünde sadık kalmaya devam ederler.Para aquellos de los que es responsable, permanece fieramente fiel.
Aynı kış şartları altındaydılar ama, en azından giysi yönünden daha iyi teçhiz edilmişlerdi.Era elaborado en telares caseros y en invierno resultaba muy útil, ya que podía colocarse sobre otro vestido.
Kanunen emre yazılı senetlerdir, sıkı şekil şartlarına bağlıdır.El derecho, según el autor, se funda en la fuerza.
Çekoslovak hükümeti 30 Eylül'de antlaşmanın şartlarına uymayı kabul etti.El gobierno checo capituló el 30 de septiembre y accedió a regañadientes a cumplir el acuerdo.
Böyle bir durumda şartlar gerçekleşmişse Anayasa Mahkemesine başvurulur.En caso de que esto suceda, la ley debe ser sometida a referéndum.
Anoksik şartlarda demir genelde +2 yükseltgenme halindedir ve suda çözünür.Bajo condiciones anóxicas, el hierro está generalmente en el estado de oxidación +2 (ferroso) y soluble.
Herhangi bir mekanda sanayi tesislerinin kurulması için bazı şartların bulunması gerekir.Que existen unos criterios de selección para ocupar los posibles puestos formativos en las empresas.
Sigorta genel şartları.Condiciones generales de seguridad.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.Esto obligó al resto del ejército a seguir su ejemplo.
Genel üretim ve kabul şartları UIC 435-2 talimatnamesinde temel olarak verilmiştir.El Código Penal, desde su versión original, pena el aborto en sus artículos 342 a 345.
Gerçi bunda II. Dünya Savaşı sonrası şartlarında etkisi olmuştur.Su verdadera eclosión llegará, no obstante, con la segunda posguerra.
Onunla dost şartlarda kalmaya çalıştım ama bu imkansızdı.Ho cercato di mantenere rapporti amichevoli con lui, ma è stato impossibile.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Genserico chiese a Basilisco di concedergli cinque giorni per elaborare le condizioni per la pace.
Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı.I termini del trattato sono stati interpretati in vari modi.
Maçtaki şartlarda anlaştıktan sonra ikisi el sıkıştı.Dopo il match, i due (entrambi face) si strinsero la mano.
Ön şartları tartışmak için her iki taraf Mesembria'ya heyet yolladılar.Entrambe le parti inviarono delegazioni a Mesembria per discutere i termini preliminari.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Non si sa in quali circostanze fece il suo primo viaggio verso Atene.
Abbasi komutan böylece sert şartlar içeren koşullarını imparatoriçe-naibe İrini'ye kabul ettirme şansı buldu.Il comandante abbaside fu quindi in grado di dettare termini duri all'imperatrice-reggente Irene.
Bu şartlarda dahi klatrat bozunumu yavaş bir süreçtir.Anche a queste condizioni, la dissociazione dei clatrati è un processo lento.
Karay Yahudiliği Rabinik Yahudiliği kabul etmemektedir ve din değiştirme konusunda kendi şartları vardır.L'ebraismo caraita non accetta l'ebraismo rabbinico e ha differenti requisiti di conversione.
Bu yenilgi, Romalıları Genseric'in şartlarını kabul etmeye ve bir barış anlaşması imzalamaya zorladı.La sconfitta subita costrinse i Romani a venire a patti con Genserico e firmare un trattato di pace.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.In seguito, i presunti avvistamenti ammontarono a circa 300 all'anno.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Versò in condizioni molto gravi per due giorni.
Colorado Çölü'ne has özel iklim şartları bu çölü diğer Kuzey Amerika'daki çöllerden daha değişik yapmaktadır.Il clima del deserto del Colorado è abbastanza diverso da quello di altri deserti.
Enzim hızları solüsyon şartlarına ve substrat konsantrasyonuna bağlıdır.La velocità enzimatica dipende dalle condizioni della soluzione e dalla concentrazione del substrato.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Suo nipote, Tancredi, che era reggente di Antiochia, rifiutò di accettare i termini del trattato.
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.Secondo i termini dell'accordo, Gerusalemme sarebbe rimasta sotto sovranità islamica.
Böyle bir durumda şartlar gerçekleşmişse Anayasa Mahkemesine başvurulur.La Corte dei conti, in tal caso, solleverà la questione innanzi alla Corte costituzionale.
Çünkü Van Kalesi'nin o zamanın şartlarıyla yapılmasının olanaksız olduğu düşünülmektedir.La cattedrale-fortezza al tempo era considerata impenetrabile per la sua posizione.
Gaz, hava şartları nedeniyle etkili olmadı.Il volo è difficoltoso per via delle condizioni atmosferiche.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Di tali conformazioni, la conformazione B è la più frequente nelle condizioni standard delle cellule.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.Osce: "Mancano i requisiti per elezioni libere e corrette".
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.L'Impero fu costretto quindi a firmare una pace svantaggiosa.
Film Fransa'da oldukça zor şartlar altında çevrilmiştir.Il film fu girato in condizioni difficili.