Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak siyasi nedenlerden dolayı bir süre sonra işsiz kalması nedeniyle zor şartlar altında yaşadı.Тук поради тежките затворнически условия, по-късно почива.
Temel şartı, sağ ve sol göz için ayrı ayrı görüntüler gösterilmesidir.Повечето стереоскопични методи представят две отделни изображения за лявото и дясното око на зрителя.
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.Състезанието е спряно поради опасни условия.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Това предложение не е прието от френското правителство.
Genelde tek şart varyansın küçük olduğudur.По принцип ват е малка величина.
Tezsiz yüksek lisans için ALES şartı aranmamaktadır.Не се повдигат изисквания за безусловна капитулация.
Benim şartlarım bunlar."Това е моята история".
Bunu göstermek için şu iki şart sağlanmalıdır. a.Двамата си поставят за цел да върнат отбора в „А“ група.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Кис са съгласни, при условие, че той ще подпише групата със звукозаписна компания в рамките на две седмици.
Her harften en az bir şiir olması şarttır.Всеки автор има право да участва с по едно лирично стихотворение.
İmkanı olsa bile rakibin eli alması şart değildir.Солистът не трябва да вземе нито една ръка.
Davit tahta çıkınca ülke hayli zor şartlar altındaydı.След избухването на войната страната е в тежко положение.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Те показват през годината или през денонощието каква е потребяваната мощност във всеки един момент.
16 yıl tutuklu hayatı yaşayan Vikernes 2009 yılında şartlı tahliye edildi.Youtube da açtığı bir kanalı vardır.14-годишен Дилън започва да качва клипове във свой YouTube канал – Dis be my channel.
Örneğin normal şartlarda en yüksek mevkide iki konsül bulunurdu.Така например в нормална политическа ситуация върховната власт в Републиката се споделяла от двама консула.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Охраняващите хотела щурмоваци се предават без съпротива.
Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, yani toz parçacıkları.В резултат на това в средата на котловината се е формирал огромен пясъчен масив, т.н. Черни пясъци.
Edna Tseluvka (1999) Bojestvena Jena (2000) Magiya (2001) Vlyubeno Sartse (2003)Една целувка (1999) Божествена жена (2000) Магия (2001) Влюбено сърце (2003)
Kamenno Sartse (1998) Platineba Jena (2000) Kato Veshtitsa (2010)Каменно сърце (1998) Платинена жена (2000) Като вещица (2010)
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Ondje su ostali živjeti dvije godine u teškim uvjetima.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Osuđeni su u vrlo upitnim okolnostima.
Diş implantlarının uzun dönem başarısının ön şartları sağlıklı kemik ve dişetidir.Preduvjeti za dugoročni uspjeh oseointegracije dentalnih implantata su zdrava kost i gingiva.
Sosyal psikoloji toplumsal şartların insanlar üzerindeki etkisini araştıran bilim dalıdır.Socijalna psihologija je znanost o tome kako socijalne prilike ugrožavaju ljude.
2007 yılında tekrar Sarthe milletvekili seçildi.U Sarajevu je 2010. ponovno izabran za predsjednika BPS-a.
Google'ın tüm ürünleri için tek bir hizmet şartları ve gizlilik politikası seti vardır.Google ima jedinstveni set uvjeta pružanja usluge i pravila o privatnosti za sve svoje proizvode.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Kako bi se to ostvarilo, trebalo je napraviti neke izmjene.
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Poljoprivreda je slabo razvijena zbog nepovoljnih klimatskih uvjeta.
Anne-baba sahibi çocuklar ailelerinden kefalet alınmak şartıyla iade edileceklerdir.Roditelji imaju pravo vratiti djecu kada god žele.
Dergide sanat her şartta desteklenmiştir.Tiskovine su morale paziti na svaku riječ.
Schweitzer, Jean-Paul Sartre'in annesinin kuzenidir.Baš tada je Camus postao prijatelj Jean-Paula Sartrea.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Stoga je od velike važnosti pridržavati se sljedećih pravila.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Živjeli su u teškim uvjetima.
Sadece fiillerin dilek-şart kipi vardır.Samo su invalidi smjeli prositi.
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Dobivanje bodova, ovisno o mjestu na kojem je zaustavljeno tele.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Gruzija se predala bez ozbiljnog otpora.
Köpük için köpürtücülerin kullanılması şarttır.Za gniježdenje koristi jazbine.
Bu tip musluklar yalnızca dondurucu hava şartlarının olmadığı ortamlarda kullanılırlar.Zbog toga ih nema u područjima s trajno hladnom klimom.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Na tom putovanju Kasija je presreo Cezar koji ga je prisilio na bezuvjetne predaju.
Yakup bir şartla kalacağını söyledi.Krakowera i pristane doći na jedan sastanak.
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.Imatelj mjenice mora po mogućnosti bez odlaganja obavijestiti dužnika o vršenju prava pridržaja.
Zilyet olan kimsenin malik olması şart değildir.Nema smrtnika koji bi bio potpuno sretan!
Bundestag meclisi tüm Almanya halkı tarafından eşit şartlarda seçilir ve Alman halkını temsil eder.Njemački Bundestag usvaja zakon kojim su pomilovani svi homoseksualci osuđeni u nacističkoj Njemačkoj.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Ubrzo su se odnosi s Rimljanima počeli pogoršavati.
Bu şartlar karşısında bina ihtiyacının karşılanması için yeni bir okul arsası arayışı başladı.Zbog pomanjkanja školskog prostora pokrenuta je inicijativa za izgradnjom nove školske zgrade.
Yönetimin de bu üç halk arasında paylaşılmasını şart koşuyordu.Također je pokazana solidarnost među ta tri naroda.
Bunu göstermek için şu iki şart sağlanmalıdır. a.Grana se na dvije podskupine: a.
Ahitsel olarak kadının rızası gerekmemektedir fakat Aşkenaz geleneğinde kadının rızası da şart koşulur.Pozadina mora razumijevati naš rad, a rad u pozadini mora biti organiziran.
Kabul edilen birkaç eser ise kötü şartlarda sergileniyordu.Jedno je Zavorovićevo djelo nestalo u nesretnim okolnostima.
İdeal şartlarda zirvesi, sahil şehri Guayaquil'den görülebilir.Pri dobrej viditeľnosti je zahliadnuteľný až z pobrežia, z mesta Guayaquil.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Postavili ho za dva roky vo veľmi náročných podmienkach.
Kız kardeşleri gibi Emily'nin sağlığı da evde ve okuldaki zor şartlar sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştir.Tak, ako jej sestry, i Emily mala veľmi krehké zdravie, podlomené drsným životom doma i v škole.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Na ceste bol dostihnutý Caesarom a prinútený bezpodmienečne sa vzdať.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.Na úspešnú realizáciu projektu je dôležité efektívne plánovanie.
Verilen ismin binominal olmasının yanı sıra, bir tanıma sahip olması da şarttır.Nezáleží, ktoré prídavné meno platí, hlavne musí byť zapamätateľné.
Modern uçaklarda zorunlu inişi gerektirecek şartlar nadiren oluşur.Na súčasných veľkých plachetniciach sa oblohová plachta vyskytuje zriedkavo.
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”"Snažím sa nastoliť všeobecný mier v protiváhe k revolúcii."
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Nemecko v priebehu 8 dní podpísalo bezpodmienečnú kapituláciu.
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Vo vonkajšom prostredí nie je stabilný.
Hukukta bir kontratın oluşması için 5 şarta ihtiyaç vardır.Za zvalenie suda je 5 sekundová penalizácia.
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.Dňa 8. mája 1945 nemeckí najvyšší predstavitelia podpísali bezpodmienečnú kapituláciu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod