Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Şart", tüm bireylerin günlük yaşantılarına ait pozitif hakları ve özgürlük alanlarını da düzenlemektedir.Hiến chương bảo đảm các quyền và tự do liên quan tới tất cả các cá nhân trong cuộc sống hàng ngày của họ.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Tình hình quân sự vào lúc ấy ngày càng xấu dần.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Gia đình họ sống trong hoàn cảnh rất khó khăn.
Bizler, acımasız bir dünyanın şartlarını protesto etmek için devrimci bir intihar eylemi gerçekleştirdik.”我々は、この非人道的な世界の状況に対抗するために革命的自殺という行動を行うのです」と。
Meleklere iman İmanın altı şartı arasındadır.天神信仰(てんじんしんこう)は、天神(雷神)に対する信仰のことである。
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.ロードレースはこの状態がしばらく続いた。
Mit lisansı şartları altında dağıtılır.MIT Licenseの下で配布されている。
Gerilla savaşı 1652 yılında Parlamento tarafından ilan edilen af ve teslim olma şartlarıyla sona erer.結局、ゲリラ戦は議会派が1652年に降伏条約を発表すると終結した。
(İse edatı, şart kipi ekiyle karıştırılmamalıdır.)意味 諸宗の法式を乱さない(混ぜない)こと。
Bunların altısı vücubunun (farz olmasının), diğer altısı da edasının şartlarıdır.また四声と(『広韻』の)韻目・三十六字母も明示されている。
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.しかしアンティオキアに残っていたタンクレードはこの条約を拒んだ。
Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.妙純には尾張の織田寛広(寛広の養父敏広の妻は妙椿の養女)から援軍が駆け付けた。
Sartre ise 24 Mayıs 1974’e kadar editörlüğünü yapmıştır.サルトルは1974年5月24日まで主筆を勤めた。
Erken şartlı tahliye karşılığında Valentin'in ağzından laf almakla görevlendirilmiştir.リスナーから送られてきた早口言葉にチャレンジするコーナー。
Zekât (Arapça: الزكاة al-zzaka) İslam'ın beş şartından biridir.清涼殿は東に広庇(孫庇)を持つ梁間五間である。
7 kere şartlı tahliye talebinde bulunmuş ama bunların hepsi reddedilmiştir.これまでに4度、仮釈放の申請資格を得たが、いずれも却下されている。
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.普通の状態では多くのT細胞を抗体は自己のペプチドと反応する。
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman kolaylık olması için foralı bağlamak şarttır.靴を履く時にかかとに当てて、靴に足を入りやすくするために用いられる。
Onu çoğu zaman şartlar zorlar.しばしば時代掛かった訓辞をする。
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.9歳以上の子供は就学が必須である。
Birçok şart altında, her gaz türünün dağılımı diğer türlerden bağımsızdır.ほとんどの場合には、それぞれの気体成分の分布は他の成分から独立している。
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.ドイツ政府は無条件降伏。
2 Yarışlar kötü hava şartları nedeniyle iptal edildi.^ このレースの予選は悪天候のためキャンセルされた。
Oyunda ayrıca değişen hava şartları ve mevsimler de bulunmaktadır.また、季節や天候による変動もある。
Genelde tek şart varyansın küçük olduğudur.通常は小分子に限られる。
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".スウェーデンで発表した小説に『Kenya, Will You Marry Me?
(Fakat her zaman böyle olması şart değildir.)(ただし通常は、このようなことは起こり得ない。
Topluluğa girmenin başka hiçbir şartı yoktur.1回の町の出入りにつき1個だけ購入可能(売っていない場合もある)。
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.ただし、これは全ての場合でそうであった事を意味しない。
Savaş, Güney'in şartlarını çok ağırlaştırır.地形は南の方がより急峻になっている。
Böylece hapishaneden de şartlı tahliye olabileceklerdir.また、刑務所内であれば自由に移動することが可能である。
Orada zor şartlarda müthiş bir mücadeleye imza atarlar.戦闘では大振りながらも強烈な一撃を放ってくる。
Bu olumlu bir ontolojik şarttır."楽しい論理パズル』である。
Hava şartlar yüzünden bir süre Mesina'da kaldı ve 25 Nisan 1185'te Granada'ya döndü.2年あまりの旅の末、1185年4月25日にグラナダに帰国した。
1991 - Özel üniversitelere şartlı izin verildi.1991年 - 特殊学級設立。
Vize şartı kademeli olarak kaldırılacaktır.勘定奉行荻原重秀が罷免される。
Bu ateşkes anlaşması İngiltere için çok ağır şartlar getirmekte idi.この鉄道建設は、イギリスに大きな衝撃を与えた。
Sadece fiillerin dilek-şart kipi vardır.交換は希望者のみ。
Papa (Aziz) X. Pius, (İtalyanca: Pio) asıl adı Giuseppe Melchiorre Sarto (d.本名、ジュゼッペ・メルキオッレ・サルト(Giuseppe Melchiorre Sarto)。
Bu konuşmalarda zengin ve fakir arasında hukuksal bir eşitliğin şart olması gerektiğini ileri sürer.つまり立法者は富裕層と貧困層の中間的存在でなければならない。
Şartlı Salı Verme Hakkı olmaksızın Ömür Boyu Hücre hapsine mahkûm edilmiştir.その翌日には、執行猶予・仮釈放なしの終身刑が言い渡された。
Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler.その地方の重要性が増したため、歴代のローマ教皇はその状況を改善しようとした。
Şartlar çok çetin disiplin ise sıkıdır.規律が厳しい事でも知られている。
Bunun mümkünü olabilmesi için elbette uygun şartlar sağlanmalıdır.これが現実的に実現するためには以下の条件が必要であると考えられている。
Hem binicilikte, hem okçulukta uzmanlaşmak ve bu ikisini harmanlayabilmek şarttır.見事、専門業者を呼んで両方取り出すことができた。
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.しかし、ソ連は無条件降伏以外の用件では交渉に着かないと通告した。
Aynı zamanda yönü değiştirilmemek şartı ile ötelenebilirler.そうでなければ、貴方はまだ態度を改められるであろうことを約束している。
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.講演は、年に約300回の依頼があり、全国を回る生活を続けていた。
İstanbul’a dönmesi bir şartla kabul edilmişti: "Çıplak tabloları getirmeyecekti".横綱が長く休んでいたら、絵にならないでしょう」と答えている。
Başarılı olmanın ilk şartı çok çalışmaktır. (isim cümlesi.初名は良定(よしさだ)。
Bu mesajları tanımlamak, mesajların hangi yollardan yayıldığını çalışabilmek için şarttır.出版側は各メッセージをどのトピックに流すのかを定義しなければならない。
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.咬耗によるエナメル質の減少は正常であれば年間8マイクロメートルである。
Normal şartlarda kan hemoglobininin 7 g/dl'nin altına düşmediği durumlarda kan transfüzyonu önerilmez.輸血はヘモグロビン値が70または80 g/L以下でない限り推奨しないことが多い。
Konfederasyonun başkenti konumundaki Kilkenny teslim olma şartları usulünce ele geçirilir.こちらはカトリック同盟の首都であったキルケニーが交渉に従って降伏したことが特筆される。
Dilekçe verilmesi şart değildir.申し込みの必要はなし。
Ancak belirli şartlar altında geleneksel pillere göre 10 kat daha büyüktür.それは錠剤を飲み込むより10倍も悪い状況だと。
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.この戦闘はひどい条件で行われた。
Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak.冒険好きな性格で、危険な場所や状況の中にも自ら飛び込んでいくタイプ。
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.同意を得るためには投票総数の絶対多数が必要である。
28 Kasım 2012 tarihinde sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini söyleyerek istifasını açıkladı.同年11月28日、契約更新をしないことが発表される。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod