Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi.Outras não possuíam qualquer tipo de documento para viajar.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Naquele então, a banda realizava aproximadamente 300 shows por ano.
IMDb'de Gailard SartainHogan Gailard Sartain ....
Ancak Rohingyalar, Bangladeş'te de çok zor şartlar altında yaşamaktadırlar.Os rohingya possuem direitos limitados onde vivem, no Mianmar.
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.Algumas espécies põem ovos (ovíparas), porém a maioria das espécies dá luz a crias vivas (vivíparas).
Vakfenin geçerli olmasının şartları nelerdir?".Quais são os Benefícios da normatização?».
Bir etkinlik alanı düzenlemek isteyen grupların bazı şartları sağlaması gerekir.Os grupos que desejem hospedar um site Jam terão de cumprir determinados requisitos.
Şartname Creative Commons lisansı altında lisanslanmıştır.Ver Licenças Creative Commons.
Kızıyla evlenmek isteyenleri bazı şartlar bekliyormuş.Ocasião em que participavam as mulheres que queriam se casar.
Ödüle aday olabilmek için bir romanın İngilizcede yayımlanmış olması şartı aranmaktadır.Para ser elegível ao Prêmio Nebula, um romance deve ser publicado em inglês nos Estados Unidos.
Kız kardeşleri gibi Emily'nin sağlığı da evde ve okuldaki zor şartlar sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştir.Motivado pelas dificuldades da sua infância, Henry se esforçou na escola e no atletismo.
Dinlenmek şarttır.Descanso é recomendado.
Yalnızca belirli şartlar altında korunan papirüsler günümüze ulaşabilmişlerdir.Apenas unidades disponíveis no momento vão aparecer.
1998'de şartnameler istikrarlı bir hale geldi.Em 1998 os emuladores se consolidaram.
Bildiğimiz pişmaniyenin ev şartlarında yapılanıdır.Eles são conhecidos por sua pregação em pares de casa em casa.
Kaliforniya'da satılan içecekler,yeni şartlara uygun oldu.Já as bebidas de malte eram considerados como os melhores e eram servidos em ocasiões especiais.
Doc Mccoy şartlı tahliye ile hapisten çıkmıştır.José Diogo é libertado sob caução.
Ayrıca, sosyal konuları işledi, fakirlerin zorlu çalışma şartlarına dikkat çekti.E, você sabe, ele estava liberando a pressão sobre as dificuldades do trabalho.
Bu görev için Avrupa'da yer aldığı sıralar Sartre ve Simone de Beauvoir ile tanıştı.Numa destas vezes levamos Sartre e Simone de Beauvoir.
Şartlı Salı Verme Hakkı olmaksızın Ömür Boyu Hücre hapsine mahkûm edilmiştir.Foi sentenciado a prisão perpétua sem liberdade condicional.
Çalışma ortamında sağlık ve güvenlik kurallarına dikkat edilmesi şarttır.Pergunte ao profissional de saúde sobre o que é seguro no seu caso.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.No entanto, para que a participação se possa concretizar, algumas regras poderão ter que ser alteradas.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.O condenado deve cumprir as condições durante o período de prova.
"Emeklilik" şartı genelde sadece bir güreşçiye uygulanmaktadır.Geralmente, os adventures são para um único jogador.
Kuruluk en önem verilmesi gereken şarttır.É o processo de maior importância ao qual se deve fazer ênfase.
Tom bir şartla kabul etti.Tom concordou com uma condição.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Het is niet bekend in welke omstandigheden ze voor het eerst naar Athene reisde.
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.Het meervoud jullie kan betrekking hebben op de aangesproken perso(o)n(en) en dat is een nauwkeurig meervoud.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Zij begonnen weer aan te dringen op de naleving van het verdrag in 363.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 augustus 1945 volgde de onvoorwaardelijke overgave van Japan.
Bu şartlar altında Dünya'nın gölgesi Ay'a düşer.Op zo'n moment valt de schaduw van de aarde op de maan.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.14 augustus Japan aanvaardt de onvoorwaardelijke overgave.
Beer yasasının geçerli olması için en az beş şartın sağlanması gerekmektedir.Er zouden minimaal vijf herdershonden gebruikt zijn voor een aflevering.
Şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur.Ander termen daarvoor zijn: voorwaardelijke of geconditioneerde reflex.
Ayrı olayların bu şartları karşılaması gerekir.Deze bewerkingen moeten voldoen aan de volgende voorwaarden.
Bu tartışma Sartori’ye dayanır.Deze stelling komt van Sartre.
Bu savaş çok ümitsiz şartlar içinde olacaktı.Deze moesten leven in erbarmelijke omstandigheden.
Buna Rusya tarafından itiraz edilmedi, ancak St Petersburg şartları dayatmaya devam etti.Volgens de Russische overheid is dit niet gebeurd, maar Greenpeace beweert van wel.
VFR uçuşlar ilgili ATS ile temasa geçmek koşuluyla bazı özel şartlarda kullanabilirler.Speciale VFR vluchten kunnen onder bepaalde omstandigheden worden toegestaan.
Hücre kültürü, hücrelerin kontrollü şartlar altında yetiştirilmesi sürecidir.Bij een celcultuur laat men cellen groeien onder gecontroleerde omstandigheden.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.OpenOffice wordt verspreid onder de Apache-licentie, versie 2.0.
Owens, Jericho'nun Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini ortaya koyması şartıyla meydan okumayı kabul etti.Owens claimde daar het WWE United States Championship van kampioen Jericho.
Fabrikada çok zor şartlar altında çalışırlar.De school werkt onder uiterst moeilijke omstandigheden.
Yine de 834'te Abbasiler Bizanslılarla bu şartlarla bir barış antlaşması imzaladılar.Ze sloten in 811 evenwel een vredesverdrag met de Denen.
3 Şubat 2017 tarihinde Sağlık sorunları nedeniyle Adli kontrol şartıyla tahliye edildi. ^Op eerste kerstdag 2017 werd hij wegens gezondheidsklachten vervroegd vrijgelaten.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Deze hoeft niet aangevraagd te worden.
Yönetimin de bu üç halk arasında paylaşılmasını şart koşuyordu.Qua adressering is het ook verdeeld tussen deze twee dorpen.
Mayıs 1945'te General Eisenhower adına Almanların şartsız teslim olduğu anlaşmayı imzaladı.In mei 1945 tekende hij tijdens de overgave van de Duitsers namens generaal Eisenhower.
Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı.De termen van het verdrag kunnen geïnterpreteerd worden op verschillende manieren.
Zekât (Arapça: الزكاة al-zzaka) İslam'ın beş şartından biridir.Hij wordt bijgestaan door een ereraad bestaande uit vijf ridders; één uit iedere graad.
Bu ağır şartlardan biri de Karadeniz kıyılarındaki haklarının büyük bir kısmını Ruslara devretmeleriydi.Een zeer aanzienlijk deel van de reis moest dus over Russisch grondgebied plaatsvinden.
Zorlu şartlar yüzünden altı kişilik ekipten geriye sadece iki kişi kalır.Na drie rondes staan nog maar zes spelers onder par.
Emri vermek için otorite figürleri kullanılabilir ama şart değildir.De jokersteen mag ingezet worden, maar het is niet verplicht.
İnert gaz veya atıl gaz, belirli şartlar altında kimyasal reaksiyona girmeyen bir gazdır.Een inert gas is een gas dat geen chemische reacties aangaat.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Een scout lacht en fluit vrolijk onder elke omstandigheid.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.De start van Fall Gelb werd wegens de slechte weersomstandigheden in november verscheidene malen uitgesteld.
Her harften en az bir şiir olması şarttır.Elke held heeft minstens één skin.
Sartre'a göre insan kendi kararlarıyla ve tercihleriyle özgürlügünü gerçekleştirmek zorundadır.Sartre zal bijvoorbeeld de volle nadruk op de vrijheid en de verantwoordelijkheid van ieder individu leggen.
Sigorta genel şartları.De maatschappelijke verzekeringen.
Halkının geçim şartları oldukça kısıtlıdır.De praktische consequenties voor de mens lijken nogal beperkt.