Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Babası, durumu Jin'in kendisi için çalışması şartıyla kabul etmiştir.Zijn moeder (een kapster) bracht hem liefde voor muziek bij doordat zij regelmatig zong bij haar bezigheden.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.De overlevering is ongeloofwaardig.
Bunun için gelişmiş bir ikinci el piyasasının varlığı şarttır.Zo ontstond al gauw een levendige tweedehandse markt.
Bundan dolayı kevlardan yapılmış bir malzemenin kurşun geçirmeme şartı esnemesidir.Daarop werd besloten om uit Zaltbommel een stuk geschut te laten komen.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Hiermee is de onvoorwaardelijke overgave van Duitsland een feit.
Çünkü eşit şartlar altında bir iktidar yarışı bulunmaz.Tijdens de oorlog kende de competitie geen normale omstandigheden.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.De soldaten verbleven er twee maanden in zeer moeilijke omstandigheden.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.De werk- en leefomstandigheden hierin waren overigens niet veel beter dan in de kampen zelf.
1952 yılının ağustos ayında şartlı tahliyesinden sonra, Şikago'da Elijah Muhammed'i ziyaret etti.In 1952 ontmoette Malcolm, na vele briefwisselingen vanuit de gevangenis, Elijah Muhammad in Chicago.
Serbest piyasa şartlarında özel sigorta şirketleri de faaliyet göstermektedir.Daarnaast zijn er verzekeringsartsen werkzaam bij particuliere verzekeringsmaatschappijen.
İsmi bölgedeki Şartröz Dağları'ndan gelir.De naam komt van de dominante berg in het gebied.
Fakat, bu şartların görülmesi de illâ ki bir deadlock anlamına gelmeyebilir.Ook als dat werkelijk zo was, hoeft dat niet te betekenen dat ze doof waren.
Bu şartlarda hava gücünün akıllıca kullanılması gerekiyordu. .Men kon op dat moment moeilijk gebruikmaken van de Luftwaffe.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.Als locatie voor de oversteek werd een van nature doorwaadbare plaats in de rivier gekozen.
2011 de Solaris 11 ile beraber lisans şartları tekrar değişti.In 2012 pakte Luitzen de samenwerking met Ad van Liempt weer op.
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.De tegenstanders verzamelden voldoende handtekeningen voor een referendum.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Japanse kinderen zouden minstens 10 jaar moeten kunnen studeren.
Oyunda toplam 10 adet harita olacak ve her haritanın kendine özel şartları olacak.De kaarten worden geschud en iedere speler krijgt 10 kaarten.
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Aan de kust is het klimaat strenger.
Nationalrat adaylarının en az 19 yaşını doldurma şartı vardır.De status van kinderen tot 19 jaar lijkt goed.
İstisnasız her şartta son gülen şeytan olacak, ve bunun hakkında fazla düşünürsem çatlarım.Alsjeblieft, mijn laatste wens, ze zullen me hoe dan ook vermoorden.
Kandil bu adımların silah bırakmanın ön şartı olmasında ısrarcı oldu.Parma begreep dat eerst dat geschut het zwijgen opgelegd moest worden.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Als een reorganisatie zich voordoet, kunnen verwachtingen ook veranderen.
Ayrıca eğitim şartlarının yetersizliği de insanları şehre sürüklemiştir.Ook de wijze waarop mensen de stad beleven, kreeg aandacht.
Çok çetin geçen kış şartlarını saymazsak köy yaşamaya değer bir yerleşim yeridir.Ondanks het strenge winterseizoen was het gebied wel bebost.
Eğer varsa içine kıyma ya da et ilave edilir ama bu şart değildir.Er mogen kruiden of kruidenextracten worden toegevoegd, maar dit hoeft niet.
20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur.Na twee jaar in de gevangenis wordt Maria vrijgelaten.
Doğal şartlarda DNA'nın hemen hemen tamamı sağ ellidir.Grote delen van het DNA zijn nagenoeg identiek.
Venedik Senatosu bu şartları iki ay süren tartışmalı toplantılardan sonra 24 Şubat 1510'da kabul etti.De senaat twistte twee maanden over de voorwaarden, maar accepteerde ze uiteindelijk op 24 februari 1510.
İnsan yeni şartlara ayak uydurmalıdır.Als het getij verloopt, verzet men de bakens.
Şartlar değişirse, ona göre önlemler alınmalıdır.Als het getij verloopt, verzet men de bakens.
Beaumont-sur-Sarthe şehri.Bronił miasta Beaumont-sur-Sarthe.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Nie wiadomo, z jakiego powodu po raz pierwszy przybyła do Aten.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.W tej sytuacji partia musiała szukać nowego przywódcy.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.Warunki sanitarne i aprowizacyjne panujące w obozach były prowizoryczne i dalece niewystarczające.
SDEWES Merkezi Tüzüğüne göre, üyelik eşit şartlarda herkese açıktır.Zgodnie ze statutem Centrum SDEWES, każda osoba może ubiegać się o członkostwo na tych samych warunkach.
Bu doğru ama kendi şartlarına göre anlaşmak için.Ten zgadza się na współpracę, ale na własnych warunkach.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Herakliusz nie narzucił ciężkich warunków, wiedząc, że jego kraj także bliski jest wyczerpania.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.2 września – Japonia podpisała akt bezwarunkowej kapitulacji.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 sierpnia 1945 – Japończycy zgodzili się na bezwarunkową kapitulację.
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Odporny na warunki zewnętrzne.
Normal şartlarda bu bir olur ancak bunu sonuncu yükseltebilir.Tak, być może to był ostatni raz, może to najwyższy czas.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Grecy nie przystali na te warunki.
Piyasa şartlarında Airbus A300, Boeing 747, ve Lockheed L-1011 Tristar ile yarışmıştır.Porównywany do Airbusa A300, Boeinga 747 i Lockheed L-1011 TriStar.
Geleneksel dabaklık ise zor şartlar altında sürdürülmektedir.Sosna zwyczajna bardzo dobrze radzi sobie w trudnych warunkach.
Kontrat şartlarına göre yılda yaklaşık 300 soruyu cevaplıyordu.Rekordziści zgłaszają około 300 wniosków rocznie.
Her 2 yılda bir şartlı tahliye talebi etmektedir.Jones ma jednak prawo ubiegać się o zwolnienie warunkowe co dwa lata.
2004 yılında Sarthe senatörü oldu.W 2004 Wiebe złożył mandat senatorski.
Ama şartlar neyi gösterir bilemem." ifadelerinde bulundu.Nie rozumiesz, że już ujawnione są twoje plany?”).
Topluluğa girmenin başka hiçbir şartı yoktur.I nikt nie może jej dotknąć z wyjątkiem oczyszczonych.
Oyunda ayrıca değişen hava şartları ve mevsimler de bulunmaktadır.W grze występuje zmienna pora oraz warunki atmosferyczne.
2025'te şartlı tahliye olabileceği görüşülecektir ve eğer olursa 78 yaşında tekrar özgür kalabilecektir.O zwolnienie warunkowe będzie się mógł ubiegać najwcześniej w 2028 roku, gdy będzie miał 65 lat.
Bu koşullar, öncelikli şart olarak eylemlerin icra edilmesini gerektirir.Niestety wydarzenia zmuszają ich do negocjowania warunków wyjścia.
Doktor tedavisi şarttır.Jak wygląda leczenie?
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Warunki lokalowe szkół nie były najlepsze.
Şartlanma yoluyla öğrenme.Nie stosować domięśniowo.
Otomobil kötü hava şartlarına ve toza karşı sürücü ve yolcuları koruyamıyordu.Do funkcji praktycznych można zaliczyć ochronę pojazdu i pasażerów przed niekorzystnymi czynnikami pogodowymi.
Bu oranlar, üzümün olgunluğuna, sağlamlığına ve hava şartlarına göre değişiklik gösterebilir.Jej zachowanie zmienia się razem z miejscem i ludźmi, wśród których się znajduje.
Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Z tego też względu zamiast o godzinie 24.00 zdał służbę dopiero rano.
1964 - Jean-Paul Sartre Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı ama ödülü geri çevirdi.1964: Francuski pisarz Jean-Paul Sartre został ogłoszony laureatem Nagrody Nobla (odmówił jej przyjęcia).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod