Daha sonra buna, "kamu özgürlüklerinin ve demokratik kurumların" yeniden oluşturulması şartını da ekledi.ووعدت بإستعادة الديمقراطية والقضاة المخلوعين ، و أيضاً استعادة " ميثاق الديمقراطية " .
Teslim şartları katlanılmaz değildir.عدم جواز التكليف بما لا يطاق.
TeAncak transferin şartları açıklanmadı.لم يوضح تفاصيل ظروف المحادثة.
Bölgenin zemini muhtemelen dünya üzerindeki en zorlu şartlara sahip zemin.يمكن أن تعد الصحراء المكان ذو الظروف المناخية الأصعب في العالم.
Bunu göstermek için şu iki şart sağlanmalıdır. a.يتم وصف فئتين هنا: أ.
Kaliforniya Üniversitesi başkanı, Robert Gordon Sproul da şartları geliştirme ile karşılık verdi.O presidente da Universidade da Califórnia, Robert Gordon Sproul, respondeu por melhorar as condições.
4shared kullanıcı aktiviteleri 4shared Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası tarafından düzenlenir.As atividades dos usuários 4shared são regidas pelos Termos de Uso e Política de Privacidade do 4shared.
Ön şartları tartışmak için her iki taraf Mesembria'ya heyet yolladılar.Ambos os lados enviados delegações à Mesembria para discutir os termos preliminares.
Bu şartlar altında birleşme temel bir diplomatik sorun haline geldi.A unificação sob estas condições levantava um problema diplomático simples.
56 yılında, Nero aynı şartlarla seçilmiş olan iki eski praetor'u göreve getirdi.Em 56, Nero os substituiu por dois ex-pretores escolhidos da mesma forma.
Çekoslovak hükümeti 30 Eylül'de antlaşmanın şartlarına uymayı kabul etti.O governo checoslovaco capitulou em 30 de setembro e concordou em cumprir o acordo.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Das três formações referidas, a forma “B” é a mais comum nas condições encontradas nas células.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Os seres humanos estão adaptados para a vida na superfície da Terra.
Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler.Por causa da crescente importância da região, diversos papas decidiram melhorar suas condições de vida.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.A capitulação é incondicional.
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.Em circunstâncias normais, muitos dos linfócitos T e anticorpos reagem com peptídeos próprios.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Cássio foi interceptado por César em sua rota e foi forçado a se render incondicionalmente.
Amerikalı yazar May Sarton, George Sarton'un kızıdır.Pai da escritora May Sarton.
GDDR5 SGRAM JEDEC tarafından GDDR5 şartnamede belirlenen edildi standartlara uygundur.GDDR5 SGRAM está em conformidade com as normas que foram estabelecidas na especificação GDDR5 pela JEDEC.
Abbasi komutan böylece sert şartlar içeren koşullarını imparatoriçe-naibe İrini'ye kabul ettirme şansı buldu.O comandante abássida foi, assim, capaz de ditar duros termos para a imperatriz Irene.
Bu şartı davetliler tarafından kabul edildi.O elenco foi aplaudido de pé pelos convidados.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Um Escoteiro tem coragem e sorri sob todas as condições.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Logo depois, o General Franz Böhme anunciou a rendição incondicional das tropas alemãs na Noruega.
Bu şartlarda dahi klatrat bozunumu yavaş bir süreçtir.Mesmo sob essas condições, a dissociação do clatrato é um processo lento.
Kötü hava şartları nedeniyle savaş uçakları geçidi ve sivil halkın geçişi iptal edildi.Devido ao mau tempo naquele dia, o desfile aéreo e a parada civil foram cancelados.
Her iki durumda da çözüm, ölçümü düzeltmek için fazladan şartların kullanılmasıdır.A resolução em ambos os casos é usar condições extras para fixar um instrumento de medição.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Infelizmente, o governo francês não concordou com estes termos.
Antlaşma şartlarına göre Schleswig Prusya'ya, Holstein ise Avusturya'ya kalacaktı.Pelos termos do tratado, a Prússia passaria a administrar Schleswig, a a Áustria Holstein.
Önce vadedilen yardımları almak şartı ile Tancred'e saldıracağına dair sahte bir isteklilik gösterdi.Ele fingiu a vontade de atacar Tancredo desde que recebesse os subsídios prometidos anteriormente.
Bu protokol şartları SSH-1 ve SSH-2 olmak üzere iki önemli sürüm üzerinden birbirinden ayrılır.A especificação do protocolo distingue entre duas versões maiores, referidas como SSH-1 e SSH-2.
Bu şartlar 1748'deki Aix-la-Chapelle Antlaşması ile kesinleştirildi.Esta categoria foi introduzida no Congresso de Aix-la-Chapelle de 1818.
İvan Pavlov, şartlı refleks çalışmalarını tanıttı.Ivan Pavlov desenvolve a teoria do "reflexo condicional".
Çünkü başta verilen şartlara göre, berber kendini tıraş etmeyen herkesi tıraş etmek zorundadır.Tomemos o paradoxo do barbeiro que barbeia a todos os homens que não se barbeiam a si mesmos.
Aralık 2009'a dek şartlı olmak koşuluyla 30 Aralık 2005'te tahliye edildi.Em 30 dezembro de 2005, ele foi libertado da prisão e colocado em liberdade condicional até dezembro de 2009.
İkinci şartta Mihver devletleri Yugoslavya'dan herhangi bir askeri yardım istemediğine dair söz verdi.Na segunda nota, os poderes do Eixo prometiam não pedir assistência militar à Jugoslávia.
İnternet üzerinden başvuran yarışmacılara önceden seçilen 10 şarkıdan birini seçme şartı koşulmuştur.Para os testes on-line, os concorrentes eram obrigados a cantar uma das dez músicas pré-selecionadas.
Aynı zamanda şartlı bir banka kredisidir.É, também, actor em matéria de Crédito Responsável.
Bu oluşumda eğitim birinci ve vazgeçilemez şarttır. (...)Então, é sobre a inspiração e nunca desistir. (...)
Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.Estão listadas abaixo de acordo com o local onde cresciam.
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.Enquanto isso as sociedades tradicionais lutam por sobreviver.
Sözcükler (Fransızca: Les Mots), Jean-Paul Sartre’ın özyaşamöyküsü.Les Mains Sales (As mãos sujas em francês) é uma peça de Jean-Paul Sartre.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heráclio não impôs termos severos, sabendo que seu império estava também próximo da exaustão.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Genserico solicitou cinco dias para poder elaborar as condições de uma paz.
Dalvik Apache Lisansı 2.0 şartları altında yayınlandı.Ele está licenciado sob a Licença Apache versão 2.0.
Ağır deniz şartlarına dayanıksızdırlar.É resistente a climas marítimos.
Bunlar lisansın dağıtım şartları için değişik kombinasyonlar kullanılarak oluşturulur.As licenças diferem por várias combinações que condicionam os termos de distribuição.
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".«Quem Casa Com Maria?».
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.As pipas foram bem sucedidos por um tempo.
Normal şartlarda zeytin yeşili veya kum rengine boyanır.Eram normalmente pintadas de verde-azeitona ou cor de areia.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.O seu sobrinho e regente em Antioquia, Tancredo da Galileia, recusou-se a aceitar os termos do tratado.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Isto não ajuda à situação com os persas, que novamente começaram a queixar-se do tratado de 363.
Zaman geçmekte, şartlar değişmektedir.Com o passar do tempo, a prática se modificou.
Bu şartlar altında Julia Domna ile başlamış olan bir gelenek olaral seferlerinde oğluna eşlik etti.Foi nesta condição que ela acompanhou seu filho em suas campanhas: um costume iniciado com Júlia Domna.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.A data do assalto foi adiada várias vezes devido às más condições atmosféricas.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Até esse ponto, tudo se passou como planejado.
Seviye şartı silahlar için 3 düşer.Existem três para cada arma.
Karasal ölçümler üst limitini şart koydu.Nós esticamos nosso cronograma até os limites absolutos.
Komplocuların barış girişiminde hangi şartları istedikleri hala bilinmemektedir.Portanto, não tem certeza sobre quais são as futuras intenções da banda.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Patinhas faz uma proposta- a sua moeda pela metade do mapa.
Parlamentolarda bulunan milletvekili sayısı da ülke şartlarına göre değişmektedir.O número de deputados eleitos varia conforme o Estado.