Böylece hapishaneden de şartlı tahliye olabileceklerdir.Dopo il carcere, esce in libertà condizionata.
İlin çevresi Eure-et-Loir, Loiret, Cher, Indre, Indre-et-Loire ve Sarthe illeriyle çevrilidir.Confina con i dipartimenti di Eure-et-Loir, Loiret, Cher, Indre, Indre e Loira e Sarthe.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Di tali conformazioni, la conformazione B è la più frequente nelle condizioni standard delle cellule.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.Osce: "Mancano i requisiti per elezioni libere e corrette".
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.L'Impero fu costretto quindi a firmare una pace svantaggiosa.
House, Cameron'ı işe geri almak istediğinde ise Cameron şart olarak yemekli bir randevu talep eder.House, infine, cerca di convincere Cameron a tornare.
Film Fransa'da oldukça zor şartlar altında çevrilmiştir.Il film fu girato in condizioni difficili.
Bu sebeple, hayatta kalanın denetlenmesi şarttır.E di conseguenza il segreto dei superpoteri rimane tale.
Yaşam şartları ulaşım sebebiyle ağırdır.A causa delle morfologia, i trasporti sono molto difficoltosi.
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.I reggimenti Imperiali dovranno battersi duramente per sopravvivere questa volta.
Emri vermek için otorite figürleri kullanılabilir ama şart değildir.I numeri di linea possono essere specificati, ma non sono obbligatori.
Ses kayıtları (zamanın şartları yüzünden kötü kalitede olsa da) Chanterelle'de satılmaktadır.Ogni modifica del software è tracciata nel changeLog.
O günkü şartlar içinde fazla bir varlık gösteremedi ve Antakya'yı terk etmek zorunda kaldı.Tuttavia subì varie sconfitte e dovette rinunciare all'anacronistica impresa.
Sürekli açık hava şartlarına dayanıklıdır.È sempre aperto per le situazioni d'emergenza.
Şartlı tahliyesini Müfettiş Javert (Russell Crowe) kollamaktadır.Viene rilasciato sulla parola dal suo antagonista, il commissario Javert.
Şehir komutanı General Conon bu şartları 30 gün bekledikten sonra kabul edeceğini bildirdi.Il Generale Manor autorizzò lo spostamento in avanti della data della missione di 24 ore.
Karasal ölçümler üst limitini şart koydu.Introdusse quindi le linee di livello di quota costante.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Perché le cose cambiassero occorre attendere il Risorgimento.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Vediamo come variano nel tempo le grandezze in gioco.
Yarattığı terimlerin kabul gördüğü ilk önemli varoluşçu ise Jean-Paul Sartre'dır.La prefazione di quest'opera imponente fu firmata da Jean-Paul Sartre.
Şartlar gereği kiliseler inşaatları başladıktan sonra bir yıl içinde tamamlanmıştır.L'anno dopo la chiesa era terminata almeno nelle strutture principali.
Blaschko çizgileri normal şartlarda görünmeyen deri çizgileridir.Le linee di Blaschko sono presenti normalmente, sebbene non siano visibili, nella cute.
Howard Poe'nun ordudan ayrılmasına izin vermesi için John Allan ile barışmasını şart koştu.Howard avrebbe allora acconsentito a congedare Poe a patto che si fosse riconciliato con John Allan.
Babası vazgeçirmeye çalışsa da, sonunda bir şartla buna izin verir.Anche se all'inizio rifiuta il suo aiuto, alla fine accetta di aprirsi con lei.
Sigorta genel şartları.Costi di assicurazione.
Filmin oluşturulması için, katmanlama oranının, saçtırma oranından fazla olması şartı vardır.Affinché possa crescere, è necessario che la pianta fotosintetizzi più di ciò che consuma con la respirazione.
Araçları göremediğinizde bazı şartlarda seslerini duyabiliyorsunuz.Seppure nel film non viene mai vista, si può sentire la sua voce in alcune scene.
1959 yılından ölünceye dek Sablé-sur-Sarthe belediye başkanlığı yapmıştır.Dal 1959 fino alla morte nel 1980 è sindaco di Sablé-sur-Sarthe.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Nel Peso, com'è ormai consuetudine, si fa tutto in un giorno.
TeAncak transferin şartları açıklanmadı.Non vengono resi noti i termini del trasferimento.
Bu havalelerin kayıtsız ve şartsız olması gerekmektedir.Va tenuto conto che queste centrali sono costose e inefficienti.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Le circostanze sembravano essere particolarmente favorevoli.
Şartlı futures işler opsiyonlar olarak da adlandırılır.Questi insiemi ordinati sono chiamati anche ordinali finiti.
Kabul ediyorum, ama sadece tek bir şartla.Я согласен, но только при одном условии.
Onu yapacağım ama bir şartla.Я сделаю это, но есть одно условие.
Fransızca öğrenmem şart.Я должен изучать французский язык.
Eğitim şart.Образование необходимо.
Doğa, değişen şartlara uyum gösterenleri yaşamla ödüllendiriyor.Природа награждает жизнью тех, кто приспосабливается к изменяющимся условиям.
Ayakta kalmak şart.Нужно потерпеть.
Kaliforniya'da satılan içecekler,yeni şartlara uygun oldu.Напитки, продающиеся в Калифорнии, уже соответствуют новым требованиям.
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.Мы истину вам дали, но большинство из вас ведь правду ненавидит».
Aynı günün ilerleyen saatlerinde Meksika federal hükümeti şartları kabul etti ve anlaşmayı imzaladı.Позже, в тот же день, мексиканское федеральное правительство приняло условия и также подписало соглашения.
Cersei Lannister Robb'un şartlarını reddeder.Серсея Ланнистер отвергает условия Робба.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Трудно приспосабливалась к новым условиям.
M. Bigeyev, iki sene içerisinde Moskova’da makamların gözetlemesi altında yaşamak şartıyla serbest bırakıldı.Бигеев был освобожден с условием проживания в Москве в течение двух лет под надзором властей.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Безоговорочная капитуляция Германии.
Bu durum serbest düşmedeki objelerin mikro yerçekimi şartlarıyla mümkündür.Это становится возможным благодаря микрогравитационным условиям объектов в состоянии свободного падения.
1959 yılından ölünceye dek Sablé-sur-Sarthe belediye başkanlığı yapmıştır.С 1959 г. и до своей смерти являлся мэром города Сабле-сюр-Сарт.
20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur.После 20 лет лишения свободы возможно освобождение.
Olağanüstü şekilde iklim şartlarına uyum sağlar.Не совсем подходят ей климатические условия.
19. yüzyıla kadar, yaşamsal formların bazı şartlarda aniden ortaya çıkabileceği düşünülüyordu.До XIX века считалось, что в определённых условиях жизнь может самозарождаться.
Bunların altısı vücubunun (farz olmasının), diğer altısı da edasının şartlarıdır.По числу осей: четырёхосные; шестиосные; восьмиосные.
Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.В них ускоряющий заряд сгорал постепенно, разгоняя гранату.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Французское правительство не согласилось с этими условиями.
Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi.Условия пребывания на хребте и в лагере были чрезвычайно нездоровыми и неприятными.
Askeri bir bozgunun ardından 244 yılında Gordian III, hala tartışılan şartlar altında öldü.После поражения, нанесённого ему персами, Гордиан III умер в 244 году при неизвестных обстоятельствах.
Benim şartlarım bunlar."Это моя позиция».
Bu yenilgi, Romalıları Genseric'in şartlarını kabul etmeye ve bir barış anlaşması imzalamaya zorladı.Это заставило римлян прийти к соглашению с Гейзерихом и подписать мирный договор.
Bununla beraber Lamborghini anlaşmadaki şartları yerine getirememiştir.Однако в дальнейшем лангобарды не выполнили условий договора.
Kurallara uygun olan her oyunun şartlarını iki taraf da kabul etmelidir.Каждая игра имеет правила, которых следует придерживаться.