Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Az yiyecekle yetinip, her türlü iklim şartlarına dayanırlar.Alle Kulturen sind möglich, die mit den Wetterbedingungen zurechtkommen.
Bu şartlarda dahi klatrat bozunumu yavaş bir süreçtir.Die Bodenbildung über Kalksteinfels ist ein langsamer Prozess.
Birliğin ettiği şartlı yemin SS birlikleri arasında tektir.Am vereinbarten Ort finden sie einen Kameraden von SS-Truppen hingerichtet vor.
Bu şartlar şunlardır: Raporları geri çevrilmeyecek.Ist dies nicht der Fall, werden die Daten nicht weiter verarbeitet.
Borçlanma şartlarına uymama ihtimali yüksektir.Alternativen zur lebenslänglichen Verschulung.
İki yıl çok ağır şartlar altında kaldı.Dort verbrachte er die nächsten zwei Jahre unter schwerer Bewachung.
Ortalama 6 ay içinde ölen tutsaklar, en ağır şartlarda günde en az 10 saat çalıştırıldılar.Bei den über 50-Jährigen wurden im Schnitt knapp sechs Stunden täglich erhoben.
Aynı zamanda şartlı bir banka kredisidir.Ein entsprechendes Bankdarlehen wurde aufgenommen.
Vakfenin geçerli olmasının şartları nelerdir?".Was hat das mit Physik zu tun?“.
Bunun yerine Keynes'e uygun şartlarla kredi teklif edildi.Keynes forderte hingegen zuvor gebildete Rücklagen.
Alınan siyasî kararlarda bütün birlik üyelerinin kabul etmesi şartı vardı.Für weiterreichende politische Entscheidungen brauchte er aber die Zustimmung aller Bündnismitglieder.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Diesen Bedingungen stimmten die französischen Vertreter nicht zu.
Mutî hemen hemen 30 yıl bu güç şartlar altında halifelik yaptı.Dieses Gewerbe übte er in Eggenfelden über 30 Jahre aus.
Peki ailemiz adadaki zorlu şartlara ayak uydurabilecek mi?Welcher Gefahr sind die schutzlosen Frauen auf der Insel ausgesetzt?
Dahmer, iki ay erkenden şartlı tahliye aldı ve yeni apartmanına taşındı.Lutz Zimmermann erhält zwei Tage Sonderurlaub und kehrt in seine Wohnung zurück.
İkisi de birbirlerinden farklı şartlarda yetişmiştir.Das Alter setzt beiden auf unterschiedliche Weise zu.
Kuşkusuz bu şartlarda devlet ricali arasında bir nüfuz mücadelesi olması kaçınılmazdır.Innerhalb der Art besteht nur während der Ranz zwischen den Rüden ein verstärkter Konkurrenzkampf.
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Jedoch ist die Wassertemperatur überall an der Küste gleich.
Kan sayımında %0-2 gibi küçük yüzdeleri vardır, normal şartlar altında en az bulunan lökosit türüdür.Menschen mit der Blutgruppe 0 erscheinen besonders gefährdet, solche mit der Blutgruppe AB am wenigsten.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Ders.: Streit um die Arbeitszeit.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Alles geschah unter streng kontrollierten Bedingungen.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.Die Haftbedingungen seien unzumutbar.
Sadık olan kişiler yalnızca kendileri için iyi şartlar sürdüğünde sadık kalmaya devam ederler.Und, Genossen, es bleibe dabei; Denn wer kämpft für das Recht, Der hat immer recht.
Bu kendisini o günün şartlarında elektrik konusunda bir numaralı bilim adamı yaptı.Hierfür stand er mit führenden Wissenschaftlern seiner Zeit in regen Kontakt.
Martin, kendi fikirlerini uygulayabileceği ortama sahip olması şartıyla kabul etti.Maria erkennt, dass sie kompromisslos für ihre eigenen Entscheidungen einstehen muss.
Ama bu şartlarda her şey şimdiye kadar olduğu gibi olmalı.Er will, dass alles wieder so wird wie zu dieser Zeit.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.Er beabsichtigte damit „freie und faire“ Wahlen zu gewährleisten.
Tarım, yarı ilkel şartlarda devam etmektedir.Die Prozesse verlaufen unter halbsterilen Bedingungen.
Sırplar ültimatomun şartlara uymak zorunda kaldı.Kortokraks stammte aus bescheidenen Verhältnissen.
Çalışma şartlarını iyileştirmek istiyorlar.Ils veulent améliorer les conditions de travail.
Dil eğitiminde tekrar şarttır.La répétition est indispensable à l'étude d'une langue.
Ben geç kalmışken, otobüsün geç kalması çok şarttı.Le bus devait justement avoir du retard tandis que j'étais en retard.
Bu tam anlamıyla doğru değil. Hatta bu başka şartlarda tamamen yanlış.Ce n'est pas tout à fait exact. C'est même complètement faux dans de nombreux cas.
Onların gelmesi şart.Il faut qu'ils viennent.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Genséric demande à Basiliscus cinq jours pour produire les conditions d’une paix.
Beaumont-sur-Sarthe şehri.Article détaillé : Beaumont-sur-Sarthe.
Şartlı tahliye olmadan önce 10 ayını Rikers Island'daki cezaevinde geçirdi.Il passe 10 mois à la prison de Rikers Island et est remis en liberté sur parole.
Sartre ise 24 Mayıs 1974’e kadar editörlüğünü yapmıştır.Sartre en est le directeur de la publication jusqu'au 24 mai 1974.
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.Le taux d'usure de l'émail, appelé attrition, est de 8 µm par an en temps normal.
1990 yılından sonra ise belli şartlarla adaya giriş izni verilmiştir.Néanmoins, depuis 1990, il est permis sous certaines conditions d'entreprendre l'ascension.
Bu doğru ama kendi şartlarına göre anlaşmak için.Ils sont d'accord, mais seulement à leurs conditions.
(İse edatı, şart kipi ekiyle karıştırılmamalıdır.)Ne doit pas être confondu avec Desaix (homonymie).
Film Fransa'da oldukça zor şartlar altında çevrilmiştir.Le film est tourné au Mexique dans des conditions assez difficiles.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Nick accepte s'il trouve la moitié de l'argent.
(Fakat her zaman böyle olması şart değildir.)(Ce n’est cependant bien heureusement pas toujours le cas !)
1903 - Şartlı refleks tanımını kullandı.1903 : mention en modèle vivant.
Bun şartı Kral Hirodes kabul eder.Le roi Hérode écoute.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Le général Franz Böhme annonce la reddition des troupes allemandes en Norvège.
Venedik Senatosu bu şartları iki ay süren tartışmalı toplantılardan sonra 24 Şubat 1510'da kabul etti.Le Sénat discute ces conditions pendant deux mois, puis finit par les accepter le 24 février 1510.
Böylece hapishaneden de şartlı tahliye olabileceklerdir.L’un d’entre eux va sortir de prison en liberté conditionnelle.
Dakotalar dünyadaki her iklim şartında ve her kıtada uçmuşlardır.On les retrouve sur toutes les régions du globe et sous tous les climats.
Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı.Les termes du traité ont pu être interprétés de différentes manières.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Mais les Français refusent cette condition.
Tüm bu şartların sonucu olarak göl suları acı-tuzludur.Il en résulte que les eaux de ce lac sont saumâtres.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.La capitulation est inconditionnelle.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Le temps de s'accoutumer à de nouvelles règles.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.Un projet doit être maîtrisé pour réussir.
Bu şartlar altında Dünya'nın gölgesi Ay'a düşer.La Lune se trouve alors dans l'ombre de la Terre.
Şartlar giderek ağırlaşıyor.Cela devient de plus en plus dur...
Ayrıca Asgard'da normal şartlarda Naquadah kullanmaz, ancak özel durumlarda yararlanır.La consommation d'alcool n’est légale au Qatar que sous certaines conditions très strictes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod