Ana içeriğe geç
Sözlük

şart ile cümle

şart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok insan bu antlaşmanın şartlarının Roma için küçük düşürücü olduğunu düşünmüştür.Ces travaux suscitent la réprobation de certains pour avoir défiguré Rome.
Bu açıdan katılımcı grupların şartlarını göz önüne almaktadır.Le business model doit donc tenir compte des attentes des parties prenantes.
Fabrikada çok zor şartlar altında çalışırlar.À l’usine, les conditions de production sont terribles.
Bu ateşkes anlaşması İngiltere için çok ağır şartlar getirmekte idi.L'échec de l'attaque a eu des conséquences graves pour l'Angleterre.
Sinekler - Jean Paul Sartre'ın oyunu.Les Mouches, pièce de théâtre de Jean-Paul Sartre.
Altona Mahpusları, Jean Paul Sartre'ın 1959'da yazdığı tiyatro oyunu.Les Séquestrés d'Altona, pièce de théâtre de Jean-Paul Sartre.
Bu oluşumda eğitim birinci ve vazgeçilemez şarttır. (...)Le Maitre indispensable à la formation élémentaire, ne l'est plus au niveau universitaire.(...)
Kapsül yumurtaları düşmanlardan ve kötü hava şartlarından korur.Les hangars protègent les avions de la météo et des rayons ultraviolets.
Olağanüstü şekilde iklim şartlarına uyum sağlar.Il s'adapte parfaitement aux conditions océaniques.
Kültürel değerler maalesef ekonomik şartlar nedeniyle unutulmaktadır.La production sera annulée en raison de difficultés financières.
Blaschko çizgileri normal şartlarda görünmeyen deri çizgileridir.Chez l'être humain, les lignes de Blaschko sont normalement invisibles.
Parlamento bu durumda referandumu kendi lehine çevirmek için şartlar koymaya çalışır.Au contraire, il monnaie ses voix au parlement selon ses intérêts du moment.
Babası vazgeçirmeye çalışsa da, sonunda bir şartla buna izin verir.Celui-ci refuse, puis finalement accepte sous certaines conditions.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Tous les citoyens ont droit à 9 ans d'enseignement général obligatoire.
Bazı durumlarda da gusül abdesti namazın ön şartıdır.Il existe aussi un lieu de prières baptiste.
2004 yılında Sarthe senatörü oldu.En 2004, Mechai est redevenu sénateur.
House, Cameron'ı işe geri almak istediğinde ise Cameron şart olarak yemekli bir randevu talep eder.De son côté, House veut savoir comment ramener Cameron dans son équipe.
Sonunda Buonafede bu şartlara razı olur.Elle finira par accepter, sous conditions.
Vize şartı kademeli olarak kaldırılacaktır.La propriété privée devra être abolie.
Ancak okulun şartları çok da iyi değildi.Par ailleurs, l’école fonctionnait très mal.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Il vit dans des conditions matérielles très difficiles.
Ayçiçek yağı bu şartlar sağlandığı zaman en fazla 12 ay bozulma olmadan depolanabilir.En s'économisant au maximum, il peut voler pendant douze heures d'affilée.
Website birlikte satın alma şartı "Who is Doctor Who?"Cette question est : « Doctor Who ? » (en français : « Docteur qui ? »).
"Emeklilik" şartı genelde sadece bir güreşçiye uygulanmaktadır.Les casse-tête sont généralement conçus pour un seul joueur.
1926 yılından itibaren Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Jean Hyppolite ile tanışmıştır.C’est donc en 1952 que Claude Lanzmann rencontre Simone de Beauvoir et Jean-Paul Sartre.
Ministry of Interior of Pakistan ^ Turizm Hakkında ^ "Pasaport ve vize şartları"."The Declaration of Istanbul on Organ Trafficking and Transplant Tourism."
20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur.Après dix huit mois d'incarcération il obtiendra une libération conditionnelle.
Yılını aylara ayıran tüm takvimlerde olduğu gibi, yılın bir kaç ay süresinin de olması şarttır.Auquel avons adjouté manière de vivre par chacun mois de l'an.
Burada çevrimin ideal şartlarda olduğu varsayılır.Cette dernière offre des conditions de tournage idéales.
Sistemde normal şartlar altında 3 adet akışkan bulunur.3 navettes opèrent en service normal sur la ligne.
Geleneksel dabaklık ise zor şartlar altında sürdürülmektedir.La course de fond se déroule dans des conditions difficiles.
Dinlenmek şarttır.Il vaut mieux se reposer.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.La date de l'assaut a été repoussée plusieurs fois à cause du mauvais temps.
Artık sonbahar gelmiş, hava şartları değişmişti.Le tournage a lieu durant l'automne, les conditions climatiques sont rudes.
Gayet fena şartlar altında Irak'ta Ana El-Aaditha'da ve sonra Irak'ın Anbar bölgesinde yaşadı..L'unité fut déployée lors de la Guerre en Irak à Fallujah puis dans la province d'Anbâr en Irak.
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.De plus, si Hermina se remariait, elle perdait sa rente annuelle ainsi que tous les autres bénéfices.
Araçları göremediğinizde bazı şartlarda seslerini duyabiliyorsunuz.On ne le voit pas mais le joueur peut entendre sa voix à deux reprises dans certains cas.
1929'da Sartoris'i yazmıştır.Cette version a été publiée sous le titre Sartoris en 1929.
Bir katılımcı, şartları sağladığı müddetçe tekrar katılım için başvurabilir.Le participant peut passer la question une seule fois dans le but d'y revenir s'il reste du temps.
Ama karşılığında bazı şartları vardı.Sur certains points, il avait ses exigences.
Sınırlı menzili ve sakin deniz ile uygun rüzgar şartlarına ihtiyaç duyması kullanımını sınırlıyordu.Le plan exigeait des conditions idéales de vent et de marée.
Blizzard hiçbir şart altında asla ölü bir hardcore karakterini canlandırmaz.Il ne pardonnera jamais à Murger ce portrait peu flatteur.
Serbest piyasa şartlarında özel sigorta şirketleri de faaliyet göstermektedir.Dans le cadre d'activités marchandes, le travail libre est fourni par les travailleurs indépendants.
Amerikalı yazar May Sarton, George Sarton'un kızıdır.Il est le père de l'écrivain et poétesse américaine May Sarton.
Salome dans etmek için bir ön şart koyar.Il demande à Salomé de danser pour lui.
Igor Sartori (d.Projet SARTRE (en).
Bu ayda oruç tutmak İslam'ın beş şartı'ndan birisidir.Le jeûne du mois de Ramadan constitue l'un des cinq piliers de l'islam.
Yasa yürürlüğe girdi ancak hükümlerinin uygulanması için katı şartlar taşıyordu.Les lois électorales restaient en vigueur mais les fonds nécessaires à leur application étaient restreints.
Öz ısı ölçümlerinin yanında hangi şartlar altında yapıldıkları da belirtilir.Pourquoi les obliges-tu à sortir de leurs tranquilles demeures?
Yani, önceden anahtarı da bulundurması gereken hırsız artık anahtarı ele geçirmesi şart değil.Ceci peut cependant conduire le père à ne plus avoir suffisamment de clés.
Borçlanma şartlarına uymama ihtimali yüksektir.L’adjudication doit solder les dettes éventuelles.
AGİT oylama şartlarının, kendi "serbest ve adil seçim" gerekliliklerini karşılamadığını belirtmişti.L'Union européenne juge le scrutin « ni libre, ni équitable ».
Arkadin'in bir şartı da kızından uzak durmasıdır.Nick lui ordonne de rester loin de sa fille.
1964 - Jean-Paul Sartre Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı ama ödülü geri çevirdi.1964 : Jean-Paul Sartre refuse le prix Nobel de littérature.
Ancak, şâhın ölümünün etrafını saran şartlar net değildir.Les circonstances qui entourent sa mort sont obscures.
1954 yılında şartlı tahliye ile serbest kaldı.En 1951, il bénéficie d'une libération conditionnelle.
Bununla beraber Lamborghini anlaşmadaki şartları yerine getirememiştir.Bien sûr, Henri ne respecta pas les termes de cet accord.
Seviye şartı silahlar için 3 düşer.Chaque arme a 3 niveaux de puissance.
Bulguların tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir.Tous les allèles ne sont pas apparus en même temps.
Durum ve şartlara göre bilahare izin verilecektir."Là-bas, quels que soient leurs titres, le respect et la gratitude leur seront réaffirmés ».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod