şartıyla ile cümle

şartıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bundan sonra generaller, yeteri kadar becerileri olmak şartıyla toplumun her kesiminden atanabiliyordu.Nun konnten jedoch Generäle aus allen Gesellschaftsschichten kommen, wenn sie nur talentiert genug waren.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Ich werde schreiben unter der Bedingung, wenn sprechen jeden Tag.
Martin, kendi fikirlerini uygulayabileceği ortama sahip olması şartıyla kabul etti.Maria erkennt, dass sie kompromisslos für ihre eigenen Entscheidungen einstehen muss.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Nick accepte s'il trouve la moitié de l'argent.
Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Congelar, si no se va a usar antes de las 24 horas.
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.Su familia consintió en permitirle estudiar bellas artes con la condición de que estudiara también medicina.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Nel 1936 fu rilasciato in prova in custodia della madre.
Ödül, Moskova şehrinde veya banliyölerinde en az 5 yıl ikamet etmek şartıyla şarta bağlıydı.Per ottenere la medaglia era necessario aver soggiornato almeno cinque anni a Mosca o nei suoi dintorni.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Scontarono cinque anni in carcere e furono liberate a patto che non si fossero più incontrate.
Ödül, Leningrad kentinde veya banliyölerinde en az 5 yıl ikamet etmek şartıyla verildi.Per ottenere la medaglia era necessario aver soggiornato almeno cinque anni a Leningrado o nei suoi dintorni.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Nel Peso, com'è ormai consuetudine, si fa tutto in un giorno.
M. Bigeyev, iki sene içerisinde Moskova’da makamların gözetlemesi altında yaşamak şartıyla serbest bırakıldı.Бигеев был освобожден с условием проживания в Москве в течение двух лет под надзором властей.
İkisi, görevi isimlerinin katkıda bulunanlar kısmında görünmemesi şartıyla kabul etmişlerdir.Никто не сомневался, что назначения будут приняты теми, кому их предлагали.
Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.Если махр чётко не определён.
Üç ay kadar süren mücadeleler sonrasında Çaka Bey, Smyrna'ya serbest dönebilme şartıyla adayı terk etti.وبعد مناوشات استمرت لثلاثة أشهر غادر چاقا بيه الجزيرة بشرط تحرير سميرنا.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Patinhas faz uma proposta- a sua moeda pela metade do mapa.
Owens, Jericho'nun Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini ortaya koyması şartıyla meydan okumayı kabul etti.Owens claimde daar het WWE United States Championship van kampioen Jericho.
3 Şubat 2017 tarihinde Sağlık sorunları nedeniyle Adli kontrol şartıyla tahliye edildi. ^Op eerste kerstdag 2017 werd hij wegens gezondheidsklachten vervroegd vrijgelaten.
Babası, durumu Jin'in kendisi için çalışması şartıyla kabul etmiştir.Zijn moeder (een kapster) bracht hem liefde voor muziek bij doordat zij regelmatig zong bij haar bezigheden.
Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Z tego też względu zamiast o godzinie 24.00 zdał służbę dopiero rano.
Takımlar, aynı ülke takımları farklı gruplarda olmak şartıyla dörderli 12 gruba yerleştirilir.Postanowią także, że w przyszłorocznej II lidze wystąpi aż cztery drużyny z innych krajów.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Aucoin blev bandets manager med löftet om att ordna ett skivkontrakt åt Kiss inom två veckor.
Bunun üzerine ölünceye kadar aynı vazifede kalmak şartıyla Üsküp Kadılığına tayin edildi.Han hade för avsikt att göra det samma i Serafimerordensgillet, då han avled.
Malikane usulünde, gelir kaynaklarını işletme hakkı kişilere kayd-ı hayat şartıyla veriliyordu.Villkoret var att de skulle ha full nyttjanderätt till egendomen så länge de levde.
38 gün hapiste sebepsiz bir şekilde tutulmuş, daha sonra ev hapsinde bulunması şartıyla serbest bırakılmıştır.Efter 38 dagar släpptes han fri efter att ha betalat den sistnämnda summan.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Från maj 1659 hölls han under bevakning i sitt eget hus.
Sezai, mukaddimede "Dünyada bir zerre yoktur ki güzel yazılmak şartıyla bir mevzu-i mühim addedilmesin.Аллах покарає винного, тому праведному не слід сумувати (30-46).
Martin, kendi fikirlerini uygulayabileceği ortama sahip olması şartıyla kabul etti.Док озвучує Марті свій план, згідно з яким необхідно діяти.
Bu durum karşısında Cam Mâli, teslim olarak senede 400.000 hind parası vermek şartıyla anlaştılar.Але під час Голодомору змушена продати її за 400 крб.
Tabii olarak, bu türe, sonradan bulunan yeni alttürler tanımlanmak şartıyla ilave edilebilir (E).На основі цього, можна сформулювати наступні визначення цих явищ.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Джокер, блазнюючи, приходить на зібрання мафії і пропонує вбити Бетмена за половину її грошей.
Sami, buna roman basılmadan önce okumak şartıyla izin vermiştir.Рекомендується читати після прочитання роману.
Lesnar, maçın kurallarını kendisinin seçmesi şartıyla meydan okumayı kabul etti.Декстер сприймає це як виклик, як правила гри, які він повинен прийняти.
Kemalbay daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Ulterior a fost eliberat sub control judiciar.
Lesnar, maçın kurallarını kendisinin seçmesi şartıyla meydan okumayı kabul etti.Lesnar csak azzal a feltétellel fogadja el, hogy a meccsre ő választja meg a kikötést.
38 gün hapiste sebepsiz bir şekilde tutulmuş, daha sonra ev hapsinde bulunması şartıyla serbest bırakılmıştır.Hän vietti vankilassa 38 päivää ennen siirtämistään kotiarestiin terveydentilansa vuoksi.
Tom Hanks filmdeki tarihsel olayların çarpıtılmaması şartıyla rolü kabul eder.Ο Τομ Χανκς δέχτηκε να κάνει την ταινία με την προϋπόθεση να μείνει πιστή στα ιστορικά γεγονότα.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Efter frigivelse fra varetægtsfængsel, blev de nægtet tilladelse til at se hinanden.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Pommern forble uavhengig mot å betale en årlig tributt til polakkene.
Bunun üzerine ölünceye kadar aynı vazifede kalmak şartıyla Üsküp Kadılığına tayin edildi.Ia dihukum dengan pengucilan (tahanan rumah) sampai meninggalnya.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Dengan demikian kebutuhan pakan dapat terpenuhi setiap saat .
Ödül, Leningrad kentinde veya banliyölerinde en az 5 yıl ikamet etmek şartıyla verildi.且获奖者需居住在列宁格勒市或其郊区至少5年。
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.그의 가족들은 그가 의학을 공부할 것을 전제로 그림을 공부하는 것을 허락했다.
Lisansını yayınlamak şartıyla ve ticari amaç haricinde kullanımı ücretsiz.הרישיון שלו הוא חינמי עבור שימוש פרטי ולא מסחרי.
Anne-baba sahibi çocuklar ailelerinden kefalet alınmak şartıyla iade edileceklerdir.רק ילדים בודדים מאלה שנחטפו הוחזרו להוריהם.
John ve Louise birbirlerine saygı göstermek şartıyla birlikte oturmaya başlar.Том и Лоуенстийн започват да се чувстват един за друг.
Birleşmiş Milletler tarafından tanınması şartıyla, ülkeler UEFA'ya üye olabilmektedir.Според клаузите на конвенцията членовете на ООН могат да се присъединят към организацията.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Кис са съгласни, при условие, че той ще подпише групата със звукозаписна компания в рамките на две седмици.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Те показват през годината или през денонощието каква е потребяваната мощност във всеки един момент.
Anne-baba sahibi çocuklar ailelerinden kefalet alınmak şartıyla iade edileceklerdir.Roditelji imaju pravo vratiti djecu kada god žele.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Despotat je ostal neodvisen zaradi plačevanja letnega davka Osmanskemu cesarstvu.
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.Jo šeima sutiko, kad jis studijuotų tapybą, bet tik su sąlyga, kad taip pat studijuos mediciną.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Võimaluse korral võiks koosolekud ajastada iga kuu samale ajale.
Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.Dar ei să nu-i spui nimic.
Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.Op voorwaarde dat je dit verder voor haar geheim houdt.
Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.בתנאי, שתמשיך לשמור... .את זה בסוד
Ama bunun aramızda bir sır kalması şartıyla.لكن لا تخبرها بأي شئ
A'nın olmaması şartıyla B'nin 1 etmesi gerekiyor çünkü bu ikisi birbirini tamamlayıcı olaylar.P di non A dato B deve essere uno perché questi sono 2 eventi complementari.
A'nın olmaması şartıyla B'nin 1 etmesi gerekiyor çünkü bu ikisi birbirini tamamlayıcı olaylar.P-je A-nak ha B mindig 1 mivel ezek komplementer események.
A'nın olmaması şartıyla B'nin 1 etmesi gerekiyor çünkü bu ikisi birbirini tamamlayıcı olaylar.P(neplatnost A za předpokladu B) musí být jedna, protože toto jsou dvě nezávislé události.

İlgili Sayfalar