şarap ile cümle
şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
"dans salonlarına, şaraphanelerine veya yayın istasyonlarına bakması yeter". Mem.これらのミームは世界中で広がっています
"dans salonlarına, şaraphanelerine veya yayın istasyonlarına bakması yeter"."תחרויות היופי, אולמות הנשפים, ברי המשקאות ותחנות הרדיו" - ממים.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.aláldozatul pedig egy hin bornak harmadrészét. [Így] viszel az Úrnak jóillatú áldozatot.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.A vína na liatu obeť, tretinu hína, budeš obetovať na upokojujúcu vôňu Hospodinovi.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.dan satu setengah liter air anggur. Bau kurban itu menyenangkan hati TUHAN
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.desuden skal du som Drikoffer frembære en Tredjedel Hin Vin til en liflig Duft for HERREN.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.e de vinho para a oferta de libação oferecerás a terça parte de um him em cheiro suave ao Senhor.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.e farai una libazione di un terzo di hin di vino come offerta di odore soave in onore del Signore
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.et tu feras une libation d`un tiers de hin de vin, comme offrande d`une agréable odeur à l`Éternel.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.in kot pitno daritev prinesi tretjino hina vina, v prijeten duh GOSPODU.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.ja juomauhriksi tuo kolmannes hiin-mittaa viiniä suloiseksi tuoksuksi Herralle.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.전제로 포도주 한 힌의 삼분지 일을 드려 여호와 앞에 향기롭게 할 것이요
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.och såsom drickoffer skall du bära fram en tredjedels hin vin, till er välbehaglig lukt för HERREN.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.og som drikkoffer tredjedelen av en hin vin; du skal ofre det til en velbehagelig duft for Herren.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.samen met 1/3 liter wijn als drankoffer. Dit zal een offer zijn met een aangename reuk voor de HERE.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.şi să faci o jertfă de băutură de o treime de hin de vin, ca dar de mîncare de un miros plăcut Domnului.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.und Wein zum Trankopfer, auch ein drittel Hin; das sollst du dem HERRN zum süßen Geruch opfern.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.và một phần ba hin rượu làm lễ quán, mà dâng có mùi thơm cho Ðức Giê-hô-va.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.và một_phần_ba hin rượu làm lễ quán , mà dâng có mùi thơm cho Ðức_Giê - hô-va .
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.Vína také k oběti mokré třetí díl míry hin obětovati budeš u vůni spokojující Hospodina.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.Wina także na ofiarę mokrą trzecią część hynu ofiarować będziesz na wdzięczną wonność Panu.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.Y para la libación ofrecerás la tercera parte de un hin de vino, como grato olor a Jehovah
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.και οινον δια σπονδην θελεις προσφερει, το τριτον ενος ιν, εις οσμην ευωδιας προς τον Κυριον.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.и вина для возлияния приноси третью часть гина вприятное благоухание Господу.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.и за възлияние да принесеш една трета от ин вино за благоухание Господу.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.ויין לנסך שלשית ההין תקריב ריח ניחח ליהוה׃
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.وخمرا للسكيب ثلث الهين تقرّب لرائحة سرور للرب.
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.又 用 酒 一 欣 三 分 之 一 作 奠 祭 、 獻 給 耶 和 華 為 馨 香 之 祭
Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin şarap sun. Bunları RABbi hoşnut eden koku olarak sunacaksın.又 用 酒一欣三分之一 作 奠祭 、 獻給 耶和華 為 馨香 之 祭
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Annak a bornak az üvege, amit tegnap ittunk, tökéletes volna.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Der Wein von gestern wäre perfekt gewesen.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.El vino que tomamos ayer podía haber funcionado perfectamente.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.이건 우리가 어제 마신 와인의 병인데, 아마 연주용으로 딱맞을겁니다.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Le vin qu'on a eut hier aurait été parfait.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Onze wijn van gisteren zou perfect zijn geweest.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Quel vino che abbiamo bevuto ieri sarebbe stato perfetto.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Rượu ta uống hôm qua có thể đã hoàn hảo.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.To wino, które podano nam wczoraj byłoby idealne.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Vinul pe care l-am băut ieri ar fi fost perfect.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.Това вино, което пихме вчера, би било идеално.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.То вино, которое мы выпили вчера, было бы идеальным.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.היין ששתינו אתמול היה מושלם לשם כך.
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.فتلك العبوة التي تحوي النبيذ التي تناولته البارحة ستكون ممتازة للامر
Dün içtiğimiz şarap mükemmel olurdu.指にはめて スライドさせて弾くんだ
Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Jest uważane za najczęściej fałszowane wino świata.
Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.또 슈발 블랑은 세상에서 모조가 가장 많은 와인으로 알려졌습니다.
Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Pravijo, da je to vino najbolj nepristno vino na svetu.
Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.הוא נחשב ליין הכי נתון לזיופים בעולם.
Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.انه يعتبر اكثر الخمور عرضة للتزييف في العالم
Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.私のようなもののために 自分が持っている
Düşük değerli ihracattan yüksek değerli ihracata geçmeniz gerek yani Santorini'deki Yunan şaraplarının,Tienen que pasar de la exportación de bajo valor a la de alto,
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Ali ni tisto, iz česar pije gospod moj in s česar pomočjo prorokuje? Hudo ste ravnali, ko ste storili to.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Avagy nem abból iszik-é az én uram? és abból szokott jövendölni! Gonoszul cselekedtétek, a mit cselekedtetek!
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Či nie je to ten pohár, z ktorého pije môj pán? A on ním aj veští! Zle ste urobili, čo ste urobili!
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Er det ikke det beger som min herre drikker av, og som han spår i? Dette var ille gjort av eder.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Ist's nicht das, daraus mein Herr trinkt und damit er weissagt? Ihr habt übel getan.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››이것은 내 주인이 가지고 마시며 늘 점치는데 쓰는것이 아니냐 너희가 이같이 하니 악하도다 하라
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Não é esta a taça por que bebe meu senhor, e de que se serve para adivinhar? Fizestes mal no que fizestes.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››¿No es ésta la copa que mi señor usa para beber y por la que suele adivinar? Habéis actuado mal al hacer esto.
‹Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.› ››Не е ли тая чашата с която пие господарят ми, и с която даже гадае? Зле постъпихте като сторихте това.
İlgili Sayfalar