şarap ile cümle
şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir bardağa biraz şarap koydu.Tom poured some wine into a glass.
Ben bira ve şarap içmekten hoşlanırım.I like drinking beer and wine.
Yazar şarap içti.The writer drank wine.
O bana şarap içirip yemek verdi ve sonra yatağıma götürmek istedi!He wined me and dined me and then wanted to take me to bed!
Bir bardak şarap ister misiniz?Would you like a glass of wine?
Bir kadeh şarap içmeye ne dersin?How about we have a glass of wine?
Balık ve kırmızı şarap birlikte iyi gitmez.Fish and red wine don't go well together.
Fransa'da büyük miktarda şarap tüketildi.In France, a great amount of wine is consumed.
Benim gibi ol ve bir kadeh şarap iç.Be like me and have a glass of wine.
Kate'nin şarap içmesine izin vermez.He doesn't allow Kate to drink wine.
Ben şaraptan hoşlanmam.I don't like wine.
İyi kaliteli şarap söz konusu olduğunda hiçbir ülke Fransa'ya rakip olamaz.When it comes to good quality wine, no country can rival France.
Biradan hoşlanıyorsan, şaraptan hoşlanabilirsin.If you like beer, you might like wine.
Şarap ya da bira içelim.Let’s drink wine or beer.
Bir bardak kırmızı şarap lütfen.A glass of red wine, please.
Balığa normalde beyaz şarap eşlik eder.Fish is normally accompanied by white wine.
Şarap içmem.I don't drink wine.
Patates kızartması ve bir bardak iyi şarapla birlikte tavşanları severim.I love rabbits ... with chips and a good glass of wine.
Beni ziyarete geldiğin iyi: Mahzenden bir şişe kırmızı şarap getirmeye gideceğim.That's nice you came to visit me: I'll go get a bottle of red wine from the cellar.
Tom bir şişe şarap ısmarladı.Tom ordered a bottle of wine.
Ne şarap, ne afyon, ne de tütün insanların yaşamları için gereklidir.Neither wine, nor opium, nor tobacco are necessary for people’s lives.
Şarap ve bira iyidir.The wine and beer are good.
Bira mı yoksa şarap mı içersin?Do you drink beer or wine?
Evet, bu bir şarap.Yes, this is a wine.
Şarap kırmızı mı?Is the wine red?
Bu şarap mı?Is this wine?
Onlar yemek yediler ve şarap içtiler.They ate and drank wine.
Biraz şarap ister misin?Would you care for a little wine?
Tom kırmızı şarap içerek ve pahalı peynir yiyerek havuzun yanında oturdu.Tom sat by the pool drinking red wine and eating expensive cheese.
Genellikle kırmızı şarapla yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with red wine?
Şarap mahzenine gidin ve birkaç şişe şarap alın.Go to the wine cellar and get a couple of bottles of wine.
Tom Mary'ye bir bardak kırmızı şarap uzattı.Tom handed Mary a glass of red wine.
Tom Mary'ye bir şişe şarap verdi.Tom gave Mary a bottle of wine.
Tom bir bardak şarap içti.Tom drank a glass of wine.
Tom Mary'e biraz daha şarap doldurdu.Tom poured Mary some more wine.
Biraz şarap ister misiniz?Would you like some wine?
Ben Tom'la bir şarap açık artırmasında birkaç yıl önce buluştum.I met Tom at a wine auction a few years ago.
Ben şarap listesine bakmak istiyorum.I'd like to look at the wine list.
Şarap istiyor musun?Do you want wine?
Caddede büyük bir şarap varili düşürüldü ve kırıldı.A large cask of wine had been dropped and broken, in the street.
Üç şişe şarap aldım.I bought three bottles of wine.
Yalnızca iki bardak şarap içtim.I only had two glasses of wine.
Yalnız olabileceğini düşündüm, bu yüzden bir şişe şarapla uğradım.I thought you might be lonely, so I came over with a bottle of wine.
Bazen balıkla kırmızı şarap içer misin?Do you sometimes drink red wine with fish?
Bu şarapla başlayalım.Let's start with this wine.
Hiç şarap istemiyorum.I don't want any wine.
Bir bardak kırmızı şarap istiyorum, lütfen.I'd like a glass of red wine, please.
Önce hangi şarap şişesini içmek istersin?Which bottle of wine do you want to drink first?
O şarap içmedi.He didn't drink wine.
Partideki herkes şarap içiyordu.Everyone at the party was drinking wine.
Şarap getir.Bring wine.
Bir bardak şarap alabilir miyim?Could I have a glass of wine?
Bu şarap Arjantin'den mi?Is this wine from Argentina?
Tom yarısı boş bir şişe şarapla yalnız başına oturdu.Tom sat alone with a half-empty bottle of wine.
Tom şarap içer.Tom drinks wine.
Tom şarapları biliyor.Tom knows wines.
Tom şarap yudumladı.Tom sipped wine.
Ben şarap getirdim.I brought wine.
O bardakları şarapla doldurdu.He filled the glasses with wine.
Bu şarap çok sarhoş edici.This wine's very intoxicating.
İlgili Sayfalar