şarap ile cümle
şarap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O bazen şaraptan hoşlanır ama çoğunlukla viski içer.He enjoys wine sometimes, but mostly he drinks whisky.
O bir bardak kırmızı şarap içti.He drank a glass of red wine.
Onlar bir şişe şarap açarak onun başarısını kutladılar.They celebrated his success by opening a bottle of wine.
Onlar iki şişe şarap içtiler.They drank two bottles of wine.
Akşam yemeğinde bir şişe kırmızı şarap içtiler.They drank a bottle of red wine at dinner.
O şarap sever.She likes wine.
Zaman zaman biraz şarap içer.She drinks a little wine at times.
Partide iki bardak şarap içti.She drank two glasses of wine at the party.
Babam genelde bira içer ama bu akşam şarap içti.My father usually drinks beer, but this evening he drank wine.
Şarapsız bir yemek güneşsiz bir gün gibidir.A meal without wine is like a day without sunshine.
Bir bardak daha şarap ister misiniz?Would you like another glass of wine?
Beyaz şarabı kırmızı şaraptan daha çok seviyorum.I like white wine better than red wine.
Hakikat şaraptadır.Truth is in wine.
Beyaz şarap sever misin?Do you like white wine?
Partiye gidersem, birkaç şişe şarap alacağım.If I go to the party, I'll take some bottles of wine.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeans like to drink wine.
Avrupalılar şarap içmeyi severler.Europeans like to drink wine.
Bir şişe şarap daha, lütfen.One more bottle of wine, please.
Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
Şarap şişeye konulan şiirdir.Wine is poetry put into a bottle.
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeans love to drink wine.
Böyle pahalı bir şarap olduğu için, gerçekten bundan daha iyi tadı olmalı.For being such an expensive wine, it really should taste better than this.
İyi bir şarap menüleri olsa bile, burada akşam yemeği yemek istemeyeceğim.Even if they have a good wine menu, I will not want to dine here.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.A few glasses of wine can loosen the tongue.
Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.The wine left a permanent stain on the carpet.
Lütfen bana biraz şarap doldurur musun?Can you please pour me some more wine?
İtalyanlar hep şarap içerler.The Italians always drink wine.
Rosa'nın bir kadeh şarap içtiği doğrudur.It is true that Rosa had a glass of wine.
Bir bardak şarap alabilir miyim, lütfen?May I have a glass of wine, please?
Senin şarap içerken yemek için gözde peynirin nedir?What's your favorite cheese to eat when drinking wine?
Kırmızı şarap eşliğinde yemek için en sevdiğin yemek nedir?What's your favorite food to eat with red wine?
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Annenle mi veya babanla mı şarap içmeyi tercih edersin?Would you rather drink wine with your mother or your father?
O şişede hiç şarap yok.There is no wine in that bottle.
Tom dün gece kendi başına üç şişe şarap içti.Tom drank three bottles of wine by himself last night.
Tom çok bira içmez fakat kesinlikle çok şarap içer.Tom doesn't drink much beer, but he sure drinks a lot of wine.
Tom, iyi bir şaraptan anlar.Tom appreciates good wine.
Tom Mary'nin son şarap şişesini içmesini durdurmaya çalıştı.Tom tried to stop Mary from drinking the last bottle of wine.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Hangisini daha çok seversin, beyaz şarap mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you like better, white wine or red wine?
Hangisini tercih edersin, beyaz mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you prefer, white wine or red wine?
Şaraptan hoşlanmazdım fakat şimdi çok hoşlanıyorum.I didn't use to like wine, but now I like it a lot.
Kırmızı şarap, lütfen.Red wine, please.
Çok fazla şarap içtim ve baş dönmesi oldu.I drank too much wine, and became dizzy.
Bir bardak beyaz şarap, lütfen.A glass of white wine, please.
Tom en son ne zaman Mary ile birlikte şarap içtiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had drunk wine with Mary.
Tom akşam yemeğinden sonra çoğunlukla biraz şarap içer.Tom often drinks a little wine after dinner.
Tom çok şarap tüketir.Tom consumes a lot of wine.
Tom, pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between expensive wine and cheap wine.
Tom pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı tadamaz.Tom can't taste the difference between expensive wine and cheap wine.
Tom garson kızdan şarap listesini istedi.Tom asked the waitress for the wine list.
Neden şişede hiç şarap kalmamamış? Siz çocuklar, onu içtiniz mi?Why isn't there any wine left in the bottle? Did you kids drink it?
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Şarap, yaşlı erkeklerin sütüdür.Wine is the milk of old men.
Kırmızı şarap, geleneksel olarak balıkla servis edilmez.Red wine is not traditionally served with fish.
Şarap içer misin?Do you drink wine?
Şarap mı içmeniz lazım?Do you need to drink wine?
Şarap içmeniz gerekiyor mu?Do you need to drink wine?
İlgili Sayfalar