şarabın ile cümle

şarabın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu.V veliko pogledih je podoben portu.
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu.שהוא די דומה לפורט בדרכים רבות.
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu.والذي يشبه نبيذ " بورت " في كثير من الوجوه
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu.何人かは そのワインを絶賛していました
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Allora tutto Giuda portò ai magazzini le decime del frumento, del vino e dell'olio
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Alors tout Juda apporta dans les magasins la dîme du blé, du moût et de l`huile.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Atunci tot Iuda a adus în cămări zeciuiala din grîu, din must şi din untdelemn.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.A všecken Juda přinášeli desátky obilé, mstu a oleje nového do skladů.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.A wszystek Juda przynosili dziesięciny zboża, i moszczu, i świeżej oliwy do skarbu.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Az egész Júda pedig meghozá az olajnak, a mustnak és a gabonának tizedét a tárházakba.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Bấy giờ, cả Giu-đa đều đem đến trong kho thuế một phần mười về lúa mì, rượu mới, và dầu.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Bấy_giờ , cả Giu-đa đều đem đến trong kho thuế một phần mười về lúa_mì , rượu mới , và dầu .
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Da brachte ganz Juda den Zehnten vom Getreide, Most und Öl zum Vorrat.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Então todo o Judá trouxe para os celeiros os dízimos dos cereais, do mosto e do azeite.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Ja koko Juuda toi kymmenykset jyvistä, viinistä ja öljystä varastohuoneisiin.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.이에 온 유다가 곡식과 새 포도주와 기름의 십일조를 가져다가 곳간에 들이므로
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Och hela Juda förde fram till förrådshusen sin tionde av säd, vin och olja;
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Og hele Juda førte tienden av kornet, mosten og oljen til forrådskammerne.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Potom donášali, celý Júda, desatinu obilia i vína i oleja do skladov.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Så bragte hele Juda Tienden af Kornet, Mosten og Olien til Forrådskamrene;
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Tedaj je prinesel ves Juda desetino žita in vina in olja v založne shrambe.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.y todo Judá trajo a los almacenes el diezmo del grano, del vino y del aceite
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Τοτε εφερε πας ο Ιουδας εις τας αποθηκας το δεκατον του σιτου και του οινου και του ελαιου.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.И все Иудеи стали приносить десятины хлеба, вина и масла в кладовые.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Тогава целият Юда донесе във влагалищата десетъка от житото, от виното и от дървеното масло.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.וכל יהודה הביאו מעשר הדגן והתירוש והיצהר לאוצרות׃
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.واتى كل يهوذا بعشر القمح والخمر والزيت الى المخازن
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.猶 大 眾 人 就 把 五 榖 、 新 酒 、 和 油 的 十 分 之 一 、 送 入 庫 房
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.猶大眾人 就 把 五 榖 、 新 酒 、 和 油 的 十分之一 、 送入 庫房
Eğer şarabınızın tamamını içip bitirirseniz, kabın dibindeki desen meydana çıkacak.Zdá se, že jak v něm ubývalo vína, začala se objevovat dekorace na dně.
Eğer şarabınızın tamamını içip bitirirseniz, kabın dibindeki desen meydana çıkacak.Мені здається, що коли допиваєш вино, то відкриваєш для себе прикрашене дно посудини.
Elindeki kırmızı şarabının ardından fikrini belirttiElla opina, sustentada por su Cabernet Sauvignon
Elindeki kırmızı şarabının ardından fikrini belirttiMeint sie, über dem Cabernet Sauvignon
Elindeki kırmızı şarabının ardından fikrini belirttiהיא מצהירה כששותה את יינה
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.Kobieta trzyma kieliszek przy ustach i właśnie kończy pić.
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.Má ho pri ústach a práve ho dopíja.
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.Ona ji má u úst a právě dopíjí.
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.Sie hat es gerade am Mund und trinkt es aus.
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.Вона підняла фужер і допиває.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Anda, come tu pan con gozo y bebe tu vino con alegre corazón, porque tus obras ya son aceptables a Dios
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Ga daarom maar gewoon door met eten en drinken en wees er blij mee, want zo heeft God het altijd al gewild.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Hãy đi ăn bánh cách vui mừng, và uống rượu cách hớn hở; vì Ðức Chúa Trời đã nhận các công việc ngươi.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Hãy đi ăn bánh cách vui_mừng , và uống rượu cách hớn_hở ; vì Ðức_Chúa_Trời đã nhận các công_việc ngươi .
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.너는 가서 기쁨으로 네 식물을 먹고 즐거운 마음으로 네 포도주를 마실지어다 이는 하나님이 너의 하는 일을 벌써 기쁘게 받으셨음이니라
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Nuže tedy jez s radostí chléb svůj, a pí s veselou myslí víno své, nebo již oblibuje Bůh skutky tvé.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Så et da ditt brød med glede og drikk vel til mote din vin! For Gud har for lenge siden godkjent det du gjør.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Så spis da dit Brød med Glæde, drik vel til Mode din Vin; thi din Id har Gud for længst kendt god.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.So gehe hin und iß dein Brot mit Freuden, trink deinen Wein mit gutem Mut; denn dein Werk gefällt Gott.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Tule siis, syö leipäsi ilolla ja juo viinisi hyvillä mielin, sillä jo aikaa on Jumala hyväksynyt nuo tekosi.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Va, mange avec joie ton pain, et bois gaiement ton vin; car dès longtemps Dieu prend plaisir à ce que tu fais.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Và, mangia con gioia il tuo pane, bevi il tuo vino con cuore lieto, perché Dio ha gia gradito le tue opere
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Иди, яж хляба си с радост, и пий виното си с весело сърце, Защото Бог вече има благоволение в делата ти.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.Итак иди, ешь с весельем хлеб твой, и пей в радости сердца вино твое, когда Бог благоволит к делам твоим.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.לך אכל בשמחה לחמך ושתה בלב טוב יינך כי כבר רצה האלהים את מעשיך׃
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.اذهب كل خبزك بفرح واشرب خمرك بقلب طيب لان الله منذ زمان قد رضي عملك.
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.你 只 管 去 歡 歡 喜 喜 喫 你 的 飯 . 心 中 快 樂 喝 你 的 酒 . 因 為 神 已 經 悅 納 你 的 作 為
Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrının hoşuna gitti.你 只管 去 歡歡 喜 喜 喫 你 的 飯 . 心中 快樂喝 你 的 酒 . 因 為神 已 經悅納 你 的 作為
Gümüşü cüruf oldu, Şarabına su katıldı.Argintul tău s'a prefăcut în zgură, şi vinul tău cel ales a fost amestecat cu apă.
Gümüşü cüruf oldu, Şarabına su katıldı.A tua prata tornou-se em escória, o teu vinho se misturou com água.
Gümüşü cüruf oldu, Şarabına su katıldı.Bạc ngươi biến thành cặn , rượu ngươi pha lộn nước .

İlgili Sayfalar