şarabın ile cümle

şarabın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Alfio Lucia'dan en iyi özel eski şarabından getirmesini ister.Le pide a Mamma Lucía algo de su mejor vino añejo.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Somos los que bebemos el vino tinto de las bodegas.
Tom bütün bir şişe şarabın tümünü tek başına içti.Tom si è bevuto un'intera bottiglia di vino tutto da solo.
Bir şişe şarabın yeterli olacağından emin misin?Sei sicuro che una bottiglia di vino sarà sufficiente?
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augusto, ad esempio, si racconta che preferisse vino retico a qualunque altro.
Şarabın üretildiği her ülkede vermut da üretilmektedir.Il brandy si può produrre in qualunque Paese dove viene coltivata l'uva.
Kaliteli şarabın reklama ihtiyacı yoktur.Нет нужды рекламировать хорошее вино.
Şarabın zehirli olduğu anlaşılır ve oradaki tüm Frey erkekleri ölür.Вино оказывается отравленным и все люди Фреев гибнут.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Известный центр производства калифорнийского вина.
Şarabın büyük bölümü Avrupa’ya ihraç edilir.Виноград экспортируется в Европу.
Yemeğin kalitesi ise doğal olarak şarabın ve etin kalitesine bağlıdır.Достаточно, чтобы вино было качественным с санитарно-гигиенической точки зрения.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augusto, por exemplo, preferia o vinho da Récia a qualquer outro.
Şarabın büyük bölümü Avrupa’ya ihraç edilir.Het grootste gedeelte van de wijn wordt geëxporteerd naar Rusland.
Geştinanna öldükten sonra şarabın ve soğuk mevsimlerin tanrıçası olmuştur.Na haar dood werd zij de godin van de wijn en van het koude seizoen.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Zij zijn allen dronken van een woeste god."
Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır.Dionysos is de god van de wijn en de ontspanning.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Vooral een negatieve invloed op de smaak van gerecht of wijn kan beter voorkomen worden.
Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır.Dionizos – bóg winorośli i zabawy.
Ülkede üretilen şarabın %85'i iç piyasada satılmaktadır.85% opiera się o własną sieć sprzedaży.
Şarabın büyük bölümü Avrupa’ya ihraç edilir.Dużą ilość cypryjskiego wina eksportuje się do Europy.
Dünya çapında yaygın olarak pazarlanan Porto şarabını Vinho Verde izler.Region słynie z nietypowo produkowanych win vinho verde.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Wino różowe można też uzyskać przez zmieszanie wina czerwonego z białym.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Відомий центр виробництва каліфорнійського вина.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Греки вміли робити червоне, рожеве і біле вино.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Dokonce i sám Augustus prý dával přednost raetskému vínu před kterýmkoli jiným.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Evreii din Israel mănâncă mere unse cu miere, pentru ca noul an să fie foarte dulce.
Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır.Dionüszosz a szőlőművelés istene, a bor és a mámor megtestesítője.
Tanrı büyük Babil'i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi.A nagy Babilon is sorra került Isten színe előtt, hogy neki adják Isten haragos indulata borának a poharát.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Hän omistaa viinitilan Kaliforniassa.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Kuivaamislämpötilalla pystytään vaikuttamaan oluen tummuuteen ja makuun.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Τα ξηρά σύκα χρησίμευαν επίσης ως ορεκτικό, πίνοντας παράλληλα κρασί.
Şarabın bu değerleri içine su katılarak düşürülmüştür.Μέσα σε αυτό αναμιγνύεται το κρασί με το νερό.
Üretilen şarabın alkol oranı %11-13, asidite miktarı ise 5-7 gram/litre civarındadır.Duemælk består af ca. 11-13 % protein og ca. 5-7 % fedt.
Şarabın üretildiği her ülkede vermut da üretilmektedir.Hvidvin produceres overalt, hvor der dyrkes vindruer.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Tørkede fiken ble også brukt som en appetittvekker eller som tilbehør til vin.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Husfaren velsigner vinen og skjærer sabbatsbrødet.
Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın millî içkisi bira olarak bilinmektedir.Meski wine banyak diminum di banyak kawasan Jerman, minuman alkohol nasional negara ini adalah bir.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Bản thân Augustus ưa thích rượu vang Raetia hơn bất kỳ loại nào khác.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Men là thành phần quan trọng tác động đến hương vị và chất lượng của rượu.
Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın millî içkisi bira olarak bilinmektedir.ドイツの多くの部分でワインが親しまれているが、国民的酒類はビールである。
Tanrı büyük Babil'i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi.神は大いなるバビロンを思い起し、これに神の激しい怒りのぶどう酒の杯を与えられた。
Bal Ayı kelimesi bal şarabından gelmektedir.ハネムーンの語源は蜂蜜酒に関連する。
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.カリフォルニア州産のデザートワインの一銘柄。
Ancak aşırı etil asetat, şarabın kalitesini düşürmektedir.圧搾の手法も潜在的にワインの品質に影響する。
Geştinanna öldükten sonra şarabın ve soğuk mevsimlerin tanrıçası olmuştur.她去世后,她成为了葡萄酒和冬季女神。
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.琥珀酸可以令葡萄酒產生溫和的水果味。
Bal Ayı kelimesi bal şarabından gelmektedir.蜜月来源于蜂蜜酒。
Geştinanna öldükten sonra şarabın ve soğuk mevsimlerin tanrıçası olmuştur.그녀는 죽은 후 와인과 겨울의 여신이 되었다.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.בתחילת גלותה שהתה בקליפורניה.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.שכירי יום ערבים דורכים ענבים, ואת יינם שותים יהודים בריאי בשר.
Şarabın ısınmaması için, kadeh gövdesinden değil, sapından tutulmalıdır.Обичайно е да се консумира не с вино, а със силната сакарска ракия.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Известен е със своя чай във Виетнам.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Chudobní pili pivo z krígľov bez poklopu.
Ülkede üretilen şarabın %85'i iç piyasada satılmaktadır.Musí obsahovať najmenej 85 % vína vyrobeného z odrody uvedenej na obale.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Vrsto čajev lahko kombiniramo in tako izboljšujemo okus.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augustas mėgo Retijos vyną labiau už kitus.
Bu şarabın tadı iyi.Šio vyno geras skonis.
Son ar chistr ("Elma şarabının şarkısı", Bretonca "Ev Chistr ’ta Laou!") geleneksel bir Breton şarkısıdır."Ev chistr 'ta Laou!" (bretooni keeles "Joo siidrit, Laou!") on traditsiooniline bretooni joomalaul.
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu.그런 면에서 포루투갈산 와인과 꽤 비슷했습니다.
Bir çok açıdan porto şarabına benziyordu. Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Houve pessoas na minha mesa que o acharam fantástico.

İlgili Sayfalar