şarabı ile cümle
şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.カリフォルニア州産のデザートワインの一銘柄。
Süryani Şarabı üretimi ile ünlüdür.ワインの生産で有名である。
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.スウェーデンワインは、スウェーデンで生産されるブドウから作られる商業用のワインの総称である。
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.なお、Vino Biancoはイタリア語で白ワインのこと。
Ancak aşırı etil asetat, şarabın kalitesini düşürmektedir.圧搾の手法も潜在的にワインの品質に影響する。
Şarabı ünlüdür.ワインが名産。
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.ドワーフでは珍しく酒を飲まない。
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.智利葡萄酒是在智利製造的葡萄酒。
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.珊布卡是意大利版本的茴香酒。
Geştinanna öldükten sonra şarabın ve soğuk mevsimlerin tanrıçası olmuştur.她去世后,她成为了葡萄酒和冬季女神。
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.琥珀酸可以令葡萄酒產生溫和的水果味。
Şarabı ünlüdür.苹果酒闻名全国。
Arnavut şarabı ^一說為帝文丁子。
Bal Ayı kelimesi bal şarabından gelmektedir.蜜月来源于蜂蜜酒。
Bunların yanında, daha sonraki dönemlerde Girit şarabı da öne çıktı.這也結束了當時秘魯興盛的葡萄酒業。
Arnavut şarabı ^카비네트 와인.
Geştinanna öldükten sonra şarabın ve soğuk mevsimlerin tanrıçası olmuştur.그녀는 죽은 후 와인과 겨울의 여신이 되었다.
İskitler şarabı sevmiş ve benimsemişlerdir.투들스를 좋아하고, 우유를 좋아한다.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.이때 거트루드가 다가와 우연히 독이 든 포도주를 마시고 죽게 된다.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.בתחילת גלותה שהתה בקליפורניה.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.שכירי יום ערבים דורכים ענבים, ואת יינם שותים יהודים בריאי בשר.
Arnavut şarabı ^דיוניסוס – אל היין.
Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir.התיירות מפותחת מאוד גם באזורי ייצור היין בצפון.
Şiraz Şarabı geleneksel şaraptan farklı bir biçimde yapılır.Леденото вино се прави по уникален начин.
Arnavut şarabı ^Ботритизирано вино.
Elma şarabı 8-10 haftalık fermentasyon sonunda 8-9% alkol oranına sahip olur.Полученото след ферментацията бяло вино е с алкохолно съдържание 8 – 10%.
Şarabın ısınmaması için, kadeh gövdesinden değil, sapından tutulmalıdır.Обичайно е да се консумира не с вино, а със силната сакарска ракия.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Известен е със своя чай във Виетнам.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Basové struny majú 2 vrstvy vinutia.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.Kráľovná Gertrúda nevedomky vypije otrávené víno.
Porto'nun en bilinen ihraç malı Porto şarabı'dır.Najznámejšie víno je portské.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Chudobní pili pivo z krígľov bez poklopu.
Eyalet günümüzde festival kenti olarak anılmakta ve kaliteli şarabıyla birçok turistin ilgisini çekmektedir.Štát je známy festivalmi a výborným vínom.
Ülkede üretilen şarabın %85'i iç piyasada satılmaktadır.Musí obsahovať najmenej 85 % vína vyrobeného z odrody uvedenej na obale.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Ježiš rozdelil medzi svojich apoštolov chlieb a víno, ako telo a krv, ktoré sa za nás obetujú.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Seznam slovenskih vin vsebuje vina, ki jih pridelujejo v Sloveniji.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Vrsto čajev lahko kombiniramo in tako izboljšujemo okus.
Pek az dikkate değer şarabı vardır ve bunlar da Portekiz tarafından ticarete dökülmüştür.Ima številna znana vina, ki se tržijo na Portugalskem in izvažajo v tujino.
Yakup önce yemeği, sonra şarabı getirdi.Lonček ji je nato začel prinašati hrano.
Kazak şarabı, Kazakistan'da yapılan şaraplara verilen addır.Kazachiškas vynas – vynas, pagamintas Kazachijoje iš Kazachijoje išaugintų vynuogių.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augustas mėgo Retijos vyną labiau už kitus.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Albaniškas vynas yra vynas, pagamintas Albanijoje.
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.Marsala – spirituotas itališkas vynas.
Arnavut şarabı ^Bordo vynai.
Bölge, 12. yüzyıldan bugüne dek şarabı, şarapçılığı ile ün kazanmış bir yerdir.Regionas iki XX a. garsėjo tik baltuoju vynu.
Bölgenin "Vernaccia" adlı beyaz şarabı meşhurdur.Miestas garsėja Frascati baltojo vyno gamyba.
Bu şarabın tadı iyi.Šio vyno geras skonis.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Jeesus murrab leiba ja pakub veini, öeldes, et see on tema ihu ja veri.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Hispaania veinid on veinid, mida toodetakse Hispaanias.
Son ar chistr ("Elma şarabının şarkısı", Bretonca "Ev Chistr ’ta Laou!") geleneksel bir Breton şarkısıdır."Ev chistr 'ta Laou!" (bretooni keeles "Joo siidrit, Laou!") on traditsiooniline bretooni joomalaul.
Bu işleme 'şarabı çalıştırmak' adı verilir.Raha teenimise protsessi kutsutakse farmimiseks.
Buğday şarabı 1980'lerde Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan bir türdür.Õllepong kujunes oma praegusel kujul välja 1970. aastatel.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.1947 Cheval Blanc mungkin adalah wine paling penuh mitos di abad ke 20.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.47년산 슈발 블랑은 아마도 20세기의 가장 신화적인 와인일 것입니다.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.'47 Cheval Blanc er sandsynligvis den mest mytiske vin i det 20 århundrede.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.A 47-es Cheval Blanc valószínűleg a 20. század legmitikusabb bora.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.Cheval Blanc 1947 có lẽ là một trong số những chai rượu bí ẩn nhất thế kỷ 20.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.Cheval Blanc '47 jest prawdopodobnie najbardziej tajemniczym winem 20 wieku.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.Cheval Blanc 47 je verjetno najbolj mitologizirano vino 20. stoletja.
1947 Beyaz Cheval, 20. yüzyılın muhtemelen en efsanevi şarabı.De Cheval Blanc uit '47 is waarschijnlijk de meest gemythologiseerde wijn van de 20ste eeuw.