şarabı ile cümle

şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Dokonce i sám Augustus prý dával přednost raetskému vínu před kterýmkoli jiným.
Porto'nun en bilinen ihraç malı Porto şarabı'dır.Nejznámější víno je portské.
Pembe üçgen Şarabî üçgenCesta růžového trojúhelníku.
Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir.Zároveň se nepozorovaně naplnil i sud s vínem.
Ama asırlık maziye sahip bölge şarabı eski günlerine dönmeyi ümit etmektedir.Je vhodná i do okrajových vinařských oblastí pro své rané zrání.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Sunt două tipuri principale de tobe pocal.
Bunların yanında, daha sonraki dönemlerde Girit şarabı da öne çıktı.Și numai la sfârșit se adaugă vinul.
Pembe üçgen Şarabî üçgen7 octombrie 2009. Simboluri LGBT Triunghiul roz
Arnavut şarabı ^Șerban Brădișteanu.
Arnavut şarabıButanol Butanonă
Bir anda geçmişe, derse döner ve zamanı geriye sarabildiğini fark eder.Stăpana Timpului dorește să se întoarcă în trecut și să salveze ceasul.
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Pe lângă vin se mai produce și faimosul coniac de Teremia.
Bu özellikler sarı bacaklar ve boğazda şarabi kahverengi tüylerdir.Penele de pe umăr ocru-galbene, cu vârfuri brun-castanii.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Evreii din Israel mănâncă mere unse cu miere, pentru ca noul an să fie foarte dulce.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.Gertrud megissza a mérgezett bort és meghal.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.A Biblia szerint Jézus ekkor mondta a kenyérre és borra, hogy az az ő teste és vére.
Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır.Dionüszosz a szőlőművelés istene, a bor és a mámor megtestesítője.
Şarabı ünlüdür.Jó bor.
Bölgenin "Vernaccia" adlı beyaz şarabı meşhurdur.A Vernasan nevű félédes borról ismert.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.A csipkének két alapvető fajtája van.
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Ekkor alakult ki a híres borkultúra.
Tanrı büyük Babil'i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi.A nagy Babilon is sorra került Isten színe előtt, hogy neki adják Isten haragos indulata borának a poharát.
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.Frascati on italialainen viini.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Hän omistaa viinitilan Kaliforniassa.
Arnavut şarabı ^Tapio Viina Alko.
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Madeiralla valmistetaan kuuluisaa madeiraviiniä.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Kuivaamislämpötilalla pystytään vaikuttamaan oluen tummuuteen ja makuun.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Moldovan viini on jopa arvostettua ja kuuluisaa.
İsviçre şarabı, beyaz şaraplar özellikle Valais ve Vaud şarapları, Cenevre ve Ticino'da üretilmektedir.Viinintuotanto Sveitsissä tapahtuu valtaosin lounaisissa Valais’n, Vaud’n ja Geneven kantoneissa.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.Tämän jälkeen Longinus joi myrkyn ja kuoli.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.Κατά τη διάρκεια της μάχης, η Γερτρούδη πίνει από το δηλητηριασμένο κρασί και πεθαίνει.
Arnavut şarabıΟίνος της Μαδέρας
Pembe üçgen Şarabî üçgenΤραπέζιο Ισοσκελές τρίγωνο
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Στην περιοχή παράγεται το γνωστό κρασί ΠΟΠ Valdichiana.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Τα ξηρά σύκα χρησίμευαν επίσης ως ορεκτικό, πίνοντας παράλληλα κρασί.
Şarabın bu değerleri içine su katılarak düşürülmüştür.Μέσα σε αυτό αναμιγνύεται το κρασί με το νερό.
Getirdiği şarabı içmektelerken ev sahibi Benoit kirayı almak için gelir.Mens de drikker, kommer husværten Benoît for at opkræve husleje.
Arnavut şarabı ^Carlsberg øl.
Üretilen şarabın alkol oranı %11-13, asidite miktarı ise 5-7 gram/litre civarındadır.Duemælk består af ca. 11-13 % protein og ca. 5-7 % fedt.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Der er to typer af fedtmålere.
Şarabın üretildiği her ülkede vermut da üretilmektedir.Hvidvin produceres overalt, hvor der dyrkes vindruer.
Şarabımız var.Vi har vin.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Tørkede fiken ble også brukt som en appetittvekker eller som tilbehør til vin.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Husfaren velsigner vinen og skjærer sabbatsbrødet.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Det finnes to hovedtyper av sagkjedeolje.
Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın millî içkisi bira olarak bilinmektedir.Meski wine banyak diminum di banyak kawasan Jerman, minuman alkohol nasional negara ini adalah bir.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Namun, ada dua jenis utama minuman.
Brem bali yani bir tür pirinç şarabı da Bali'de yaygındır.Brem (arak beras) Bali botolan juga populer di Bali.
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Alfano adalah daerah penghasil anggur terkenal.
Bu dönemde Lampsakos’un özellikle sarabi çok ünlüdür.Kali ini, bagaimanapun, Pundalik sangat penasaran.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Bản thân Augustus ưa thích rượu vang Raetia hơn bất kỳ loại nào khác.
İsviçre şarabı, beyaz şaraplar özellikle Valais ve Vaud şarapları, Cenevre ve Ticino'da üretilmektedir.Rượu vang được sản xuất ở nhiều vùng của Thụy Sĩ, đặc biệt là Valais, Vaud, Ticino và bang Zurich.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Đồ uống có cồn này nổi tiếng và rất đắt tiền.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Men là thành phần quan trọng tác động đến hương vị và chất lượng của rượu.
Kazak şarabı, Kazakistan'da yapılan şaraplara verilen addır.カザフスタンワインとは、カザフスタンで生産されているワインを指す。
Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın millî içkisi bira olarak bilinmektedir.ドイツの多くの部分でワインが親しまれているが、国民的酒類はビールである。
Tanrı büyük Babil'i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi.神は大いなるバビロンを思い起し、これに神の激しい怒りのぶどう酒の杯を与えられた。
İçimi her ne kadar şarabı anımsatsa da, ağızda lezzetli bir tat bırakır.そして、甘酸っぱい味が口内に広がったら、グラスの中のブランデーを一気に口に入れる。
Bu yüzden alkol çok popülerdi: "Çoğunlukla" (elma şarabı) suyla karıştırılır ve bebeklere bile verilirdi.それにより糖分がかなりアルコールに転化され、ワインをストレートで飲む「大酒飲み」が増えていった。
Bal Ayı kelimesi bal şarabından gelmektedir.ハネムーンの語源は蜂蜜酒に関連する。

İlgili Sayfalar