şarabı ile cümle
şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yemeğin kalitesi ise doğal olarak şarabın ve etin kalitesine bağlıdır.Достаточно, чтобы вино было качественным с санитарно-гигиенической точки зрения.
İskitler şarabı sevmiş ve benimsemişlerdir.Ненавидит осквернение и любит вино.
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Вскоре выясняется, что девушка в отчаянии выпила снотворное, приняв его за яд.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Херес — вино, производимое в Испании.
Nûş(tatlı içecek) kıldı çünki ruhum şol şarabı aşkını Mest olup yitürdü kendin, baki ol sultândır.اشنهرت مايا يزبك باغنيتها "بكرا رح بتسافر" وباغنيتها الإيقاعية "حبيبي يا عيني".
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augusto, por exemplo, preferia o vinho da Récia a qualquer outro.
Besisuyundan palmiye şarabı elde edilebilir.Não podem beber vinho de palmeira.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Os vinhos finos de Jerez são muito famosos e de grande qualidade.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.O vinho Argelino, é o vinho que é feito na Argélia.
Şarabı ünlüdür.Alegre vinho.
Şehir aynı zamanda Shaoxing şarabı ile de ünlüdür.A cidade também é famosa pelo licor Becherovka.
Arnavut şarabıArruda dos Vinhos
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Neste concelho é produzido o universalmente famoso Vinho da Madeira.
Arnavut şarabı ^Niterói portosrio.
Şarabın büyük bölümü Avrupa’ya ihraç edilir.Het grootste gedeelte van de wijn wordt geëxporteerd naar Rusland.
Geştinanna öldükten sonra şarabın ve soğuk mevsimlerin tanrıçası olmuştur.Na haar dood werd zij de godin van de wijn en van het koude seizoen.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Zij zijn allen dronken van een woeste god."
Arnavut şarabı ^Bodega: een wijnbar.
İsviçre şarabı, beyaz şaraplar özellikle Valais ve Vaud şarapları, Cenevre ve Ticino'da üretilmektedir.Zwitserse wijn wordt voornamelijk geproduceerd in Wallis, Vaud (Lavaux), Genève en Ticino.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Men onderscheidt er twee types wijngaarden.
Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır.Dionysos is de god van de wijn en de ontspanning.
Üzüm şarabı kırmızı, beyaz veya rose (pembe) olur.De wijn mag rood, rosé of wit zijn.
Porto'nun en bilinen ihraç malı Porto şarabı'dır.De bekendste wijn die uit het gebied komt is Port.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Vooral een negatieve invloed op de smaak van gerecht of wijn kan beter voorkomen worden.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.Grimm had Van Wijn aanvankelijk niet beantwoord.
İskitler şarabı sevmiş ve benimsemişlerdir.De Filistijnen dronken graag wijn.
Getirdiği şarabı içmektelerken ev sahibi Benoit kirayı almak için gelir.Gdy piją, przybywa po czynsz właściciel domu – Benoît.
Makgeolli (Korece: 막걸리), bir Kore pirinç şarabıdır.Makgeolli – koreańskie wino ryżowe.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Wina słowackie – wina produkowane na Słowacji.
Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır.Dionizos – bóg winorośli i zabawy.
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.Słowo lambrusco oznacza po włosku dzikie winogrono.
Ülkede üretilen şarabın %85'i iç piyasada satılmaktadır.85% opiera się o własną sieć sprzedaży.
Brem bali yani bir tür pirinç şarabı da Bali'de yaygındır.Brem – wino ryżowe pochodzące z Bali.
Şarabın büyük bölümü Avrupa’ya ihraç edilir.Dużą ilość cypryjskiego wina eksportuje się do Europy.
Dünya çapında yaygın olarak pazarlanan Porto şarabını Vinho Verde izler.Region słynie z nietypowo produkowanych win vinho verde.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.Zrozpaczona Hayde zażywa truciznę i umiera.
Meyve şarabı, üzüm dışındaki meyvelerden üretilen şarapların genel adıdır.Wino owocowe – napój winiarski wytwarzany na bazie owoców innych niż winogrona.
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Aby skrócić jej cierpienia Mindowe podaje jej napój zawierający truciznę.
Pembe üçgen Şarabî üçgenBiałogard Wąskotorowy Lepino Trójkąt
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Wino różowe można też uzyskać przez zmieszanie wina czerwonego z białym.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Svenska viner är viner framställda i Sverige.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.De antika grekerna verkar inte ha druckit vin för att bli berusade.
Arnavut şarabı ^Blomfärg orange.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Det finns två typer av brunt fett.
Arnavut şarabıArilds vingård.
New England'da 18. yüzyıl Amerikan Devrimi öncesinde, bir "çikolata şarabı" popülerdi.У Новій Англії до американської революції XVIII століття популярним було «шоколадне вино».
San Marino şarabı, San Marino'daki küçük ama kârlı şarap endüstrisini anlatır.Вина Сан-Марино — вино у Сан-Марино є невеликою, але прибутковою виноробною промисловістю.
Modern çikolata şarabı çikolata likörünün bir alt türü olarak düşünülebilir.Сучасне шоколадне вино можна розглядати як різновид шоколадного лікеру.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Відомий центр виробництва каліфорнійського вина.
Yörede ünlü Bordo şarabı üretilmektedir.Тут виробляють всесвітньо відоме вино Асті.
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.Prosecco) — італійське сухе ігристе вино.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.Болгари традиційно п'ють тільки сухе вино.
Süryani Şarabı üretimi ile ünlüdür.Закарпаття славиться виноробством.
Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir.Серед напоїв дуже популярним є вино з рису.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Греки вміли робити червоне, рожеве і біле вино.
Onun şarabı var.У нього є вино.
Onun şarabı var.Він має вино.
Bu benim şarabım mı?Це моє вино?
Şarabımız var.У нас є вино.
Karalahna’nın taze olarak yenmesi pek lezzetli olmasa da siyah şarabı ünlüdür.Хоча їсти цей виноград[…], свіжим не дуже смачно, тому славиться чорне вино зроблене з нього.