şarabı ile cümle
şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şarabı severim.I like wine.
Şarabımı yudumladım.I sipped my wine.
Şarabı seçtim.I chose the wine.
Ben şarabın tadına baktım.I tasted the wine.
Şarabın tıpasını açtım.I uncorked the wine.
Tom ne birayı ne de şarabı seviyor.Tom likes neither beer nor wine.
Kırmızı şarabı seviyorsun, değil mi?You like red wine, don't you?
Tom, kırmızı şarabı tercih ettiğini söyledi.Tom said he prefers red wine.
Kırmızı şarabı tercih ederim.I prefer red wine.
Tom kendisine döktüğüm şarabı içmedi.Tom didn't drink the wine I poured for him.
Tom bana kırmızı şarabı tercih ettiğini söyledi.Tom told me he preferred red wine.
Ne kadar şarabımız var?How much wine do we have left?
Tom bütün şarabı içti mi?Did Tom drink all the wine?
Tom bütün şarabı içti.Tom drank all the wine.
Kırmızı şarabın var mı?Do you have red wine?
Tom kırmızı şarabı çok sevmez.Tom doesn't like red wine very much.
Kırmızı şarabı mı yoksa beyaz şarabı mı tercih edersin?Do you prefer red wine or white wine?
Kırmızı şarabı mı yoksa beyaz şarabı mı tercih edersiniz?Do you prefer red wine or white wine?
Bunu hediye paketine sarabilir misiniz?Can you gift wrap that?
Tom şarabından bir yudum aldı.Tom took a sip of his wine.
Bu şarabın tadı berbat.This wine tastes terrible.
Bütün şarabı kim içti?Who drank all the wine?
New England'da 18. yüzyıl Amerikan Devrimi öncesinde, bir "çikolata şarabı" popülerdi.In New England prior to the 18th century American Revolution, a "chocolate wine" was popular.
Prosecco, bir İtalyan beyaz şarabıdır.Prosecco is an Italian white wine.
Alfio Lucia'dan en iyi özel eski şarabından getirmesini ister.Alfio asks Lucia for some of her fine old wine.
Kazak şarabı, Kazakistan'da yapılan şaraplara verilen addır.Kazakh wine is wine made in Kazakhstan.
Frascati kendi adını taşıyan beyaz şarabıyla ün kazanmıştır.Frascati produces the white wine with the same name.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.A Companion to California Wine.
Hatta Augustus'un Raetia şarabını tüm diğer şaraplara tercih ettiği söylenir.Augustus Caesar preferred Raetian wine to any other.
Modern çikolata şarabı çikolata likörünün bir alt türü olarak düşünülebilir.Modern chocolate wine can be considered as a subspecies of chocolate liquor.
Alman şarabı baskın olarak üst ve orta Rhine ve ona bağlı bölgelerden gelmektedir.German wine comes predominantly from the areas along the upper and middle Rhine and its tributaries.
Pek az dikkate değer şarabı vardır ve bunlar da Portekiz tarafından ticarete dökülmüştür.It has several notable wines that are commercialized in Portugal and exported abroad.
Bu renk bordo şarabı 'nın ortalama renginin temsilidir.This color is a representation of the average color of bordeaux wine.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Danish wine is wine made in Denmark.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.In sufficient quantities these can affect the wine's odor and taste.
Arpa şarabı Sert lager ^ "Malt liquor"."Red Horse Malt Liquor".
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.There are two main types of goblet drums.
Üretilen şarabın alkol oranı %11-13, asidite miktarı ise 5-7 gram/litre civarındadır.The wines are around 12 - 13% alcohol, with 5-7 grams/litre acidity.
İskitler şarabı sevmiş ve benimsemişlerdir.Here people can taste and buy wine.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Bread and good wine is to be found there, but only Jews make wine.
Arnavut şarabı ^Binyamina Wine.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Dried figs were also eaten as an appetizer or when drinking wine.
Arnavut şarabı, eşsiz tatlılık ve yerli çeşitleri ile karakterize edilir.Albanian wine is characterized by its unique sweetness and indigenous varieties.
Pirinç şarabı, şekerlere dönüştürülen pirinç nişastasının fermantasyonu ile elde edilmektedir.Rice wine is made from the fermentation of rice starch that has been converted to sugars.
Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir.Increasingly, red wine is also being made in this region.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.The gerenuk does not drink water regularly.
Pembe üçgen Şarabî üçgenThe Pink Triangle Trust.
Kadeh beyaz bir zemin üzerinde kendi ekseni etrafında döndürülürek, şarabın rengi incelenir.The wine glass is put at an angle in order to see the colors.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.The guests drank wine from gem-encrusted gold goblets.
Şarabı ünlüdür.Wine Mag.
Şiraz Şarabı geleneksel şaraptan farklı bir biçimde yapılır.Vino novello is made from a different process to normal red wines.
Genç kadın kadehini ağzına doğru götürmüş, şarabını bitirmek üzere.She's got it up to her mouth and she's just finishing it off.
İstediğin zaman durdurup, geri sarabileceğin bir film.I imagined life was like a film, that you can stop and rewind when you wish.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.The hands are coming in to boiled salt beef and cider and Indian bread.
O şarabı açtırmadan önce tekrar düşünün.Think twice before you have that bottle of wine.
Kaseti durdurup, geri sarabilir miyiz?Stop the tape and rewind
Üzgünüm burada şarabımız yok. Çay?Sorry we don't have wine here.
Çünkü eğer şarap olmuşsa ve beklenen kişi ordaysa açıyorum şarabı.Because if the wine is ready and the person is there, I'm opening it.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.I have a neighbor who knows 200 types of wine.
Bizim şarabımızı dökmeye nasıl cesaret edersin?How dare you spill our wine?