şarabı ile cümle

şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.e lhe disse: Até quando estarás tu embriagada? Aparta de ti o teu vinho.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.et il lui dit: Jusques à quand seras-tu dans l`ivresse? Fais passer ton vin.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi."Hoe haalt u het in uw hoofd hier dronken binnen te komen!" zei hij grofweg. "Ga eerst uw roes uitslapen."
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.In ji reče Eli: Doklej boš pijana? Iztrezni se od vina svojega!
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Ja Eeli sanoi hänelle: "Kuinka kauan sinä siinä olet juovuksissa? Haihduta humalasi."
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.엘리가 그에게 이르되 네가 언제까지 취하여 있겠느냐 포도주를 끊으라
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Le disse Eli: «Fino a quando rimarrai ubriaca? Lìberati dal vino che hai bevuto!»
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Maka Eli pun berkata kepadanya, "Masakan kau mabuk di sini! Jangan minum anggur lagi!
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Monda azért néki Éli: Meddig leszel részeg? Távolítsd el mámorodat magadtól.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.og han sa til henne: Hvor lenge vil du te dig som drukken? Se til å bli av med ditt rus!
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.og sagde til hende: "Hvor længe vil du gå og være drukken? Se at komme af med din Rus!"
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Protož řekl jí Elí: Dlouho-liž budeš opilá? Vystřízvěj z vína svého.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Przetoż rzekł do niej Heli: Długoż będziesz pijaną? wytrzeźwij się z wina twego.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.şi i -a zis: ,,Pînă cînd vei fi beată? Du-te de te trezeşte.``
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.und sprach zu ihr: Wie lange willst du trunken sein? Laß den Wein von dir kommen, den du bei dir hast!
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Y le preguntó Elí: --¿Hasta cuándo vas a estar ebria? ¡Aparta de ti el vino
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Και ειπε προς αυτην ο Ηλει, Εως ποτε θελεις εισθαι μεθυουσα; αποβαλε τον οινον σου απο σου.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.За туй Илий й рече: До кога ще си пияна? Остави се от това твое вино.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.И сказал ей Илий: доколе ты будешь пьяною? вытрезвись от вина твоего.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.ויאמר אליה עלי עד מתי תשתכרין הסירי את יינך מעליך׃
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.فقال لها عالي حتى متى تسكرين. انزعي خمرك عنك.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.以 利 對 他 說 、 你 要 醉 到 幾 時 呢 、 你 不 應 該 喝 酒
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.以利 對 他 說 、 你 要 醉 到 幾時 呢 、 你 不 應該 喝酒
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››Hanem a betakarók egyék azt meg, és dicsérjék az Urat, s a beszûrõk igyák meg azt szentségem pitvaraiban.
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››오직 추수한 자가 그것을 먹고 나 여호와를 찬송할 것이요 거둔 자가 그것을 나의 성소 뜰에서 마시리라 하셨느니라
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››nej, de, der høster, skal spise prisende HERREN; de, der sanker, skal drikke i min hellige Forgård.
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››כי מאספיו יאכלהו והללו את יהוה ומקבציו ישתהו בחצרות קדשי׃
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››بل يأكله الذين جنوه ويسبحون الرب ويشربه جامعوه في ديار قدسي
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››惟 有 那 收 割 的 要 喫 、 並 讚 美 耶 和 華 . 那 聚 斂 的 要 在 我 聖 所 的 院 內 喝
Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››惟有 那 收割 的 要喫 、 並讚 美 耶和華 . 那 聚斂 的 要 在 我聖所 的 院內喝
Tekrar, düşebilir miyiz? Kaseti durdurup, geri sarabilir miyiz?Alespoň v pohádkách to zabírá.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››A aniž kdo, když pije staré, hned chce nového, ale díť: Staré lepší jest.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››A nikt, kto się napił starego, nie zaraz chce młodego; ale mówi: Lepsze jest stare.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››A nikto, kto pije staré, nechce hneď nového, lebo hovorí: Staré je lepšie.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Eikä kukaan, joka juo vanhaa viiniä, halua nuorta, sillä hän sanoo: `Vanha on hyvää`."
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››E ninguém, tendo bebido o velho, quer o novo; porque diz: O velho é bom.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Et personne, après avoir bu du vin vieux, ne veut du nouveau, car il dit: Le vieux est bon.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››In kdor je pil starino, noče precej novega, ker pravi: staro je boljše.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››묵은 포도주를 마시고 새 것을 원하는 자가 없나니 이는 묵은 것이 좋다 함이니라
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Lại cũng không ai uống rượu cũ lại đòi rượu mới ; vì người nói rằng : Rượu cũ ngon hơn .
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Lại cũng không ai uống rượu cũ lại đòi rượu mới; vì người nói rằng: Rượu cũ ngon hơn.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Nessuno poi che beve il vino vecchio desidera il nuovo, perché dice: Il vecchio è buono!»
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Och ingen som har druckit gammalt vin vill sedan gärna hava nytt; ty han tycker, att det gamla är bättre.»
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Og ingen, som har drukket den gamle, vil have den unge; thi han siger: Den gamle er god."
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Og ingen som har drukket gammel vin, har lyst på ny; han sier: den gamle er god.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››senki, a ki ó [bort] iszik, mindjárt újat nem kiván, mert azt mondja: Jobb az ó.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Şi nimeni, după ce a băut vin vechi, nu voieşte vin nou, căci zice: ,Este mai bun cel vechi``
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Und niemand ist, der vom alten trinkt und wolle bald den neuen; denn er spricht: Der alte ist milder.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Y ninguno que bebe lo añejo quiere el nuevo, porque dice: "Lo añejo es lo mejor.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Και ουδεις αφου πιη οινον παλαιον, θελει ευθυς νεον διοτι λεγει Ο παλαιος ειναι καλητερος.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››И никой, след като е пил старо вино, не иска ново, защото казва: Старото е по-добро.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››И никто, пив старое вино , не захочет тотчас молодого, ибо говорит: старое лучше.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››Ніхто, пивши старе, не бажав зараз нового; каже бо: Старе лучче.
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››ואשר שתה יין ישן איננו חפץ עוד ביין חדש כי יאמר הישן הוא נעים ממנו׃
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››وليس احد اذا شرب العتيق يريد للوقت الجديد لانه يقول العتيق اطيب
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››沒 有 人 喝 了 陳 酒 又 想 喝 新 的 、 他 總 說 陳 的 好
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››沒 有 人 喝 了 陳 酒 又 想 喝 新 的 、 他總說陳 的 好
Ve bunları, şurada Uganda ile karşılaştırmak istiyorum. Ve bunu bu şekilde öne sarabiliyorum.En ik zou Oeganda willen vergelijken, hier zo.
Ve bunları, şurada Uganda ile karşılaştırmak istiyorum. Ve bunu bu şekilde öne sarabiliyorum.Và tôi muốn so sánh Uganda, ở đằng kia, và tôi có thể để nó chạy, như sau.
Ve bunu bu şekilde öne sarabiliyorum.Chciałbym pokazać Ugandę, tutaj. I mogę ruszyć w przyszłość o tak.

İlgili Sayfalar