şarabı ile cümle

şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.J'ai un voisin qui connaît 200 sortes de vins.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Já mám souseda, co zná 200 druhů vína.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Mám suseda, ktorý pozná 200 druhov vína.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Mój sąsiad zna 200 gatunków wina.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Saya memiliki tetangga yang tahu 200 jenis anggur.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Tengo un vecino que conoce 200 tipos de vino.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Tenho um vizinho que conhece 200 tipos de vinho.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Tôi có một người láng giềng biết tên 200 loại rượu vang.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Van egy szomszédom, aki 200 féle bort ismer.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Έχω έναν γείτονα που γνωρίζει 200 τύπους κρασιού.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Имам съсед, който различава 200 вида вино.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Мой сосед знает 200 видов вина.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.У мене є сусід, який знає 200 типів вин.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.יש לי שכן שמכיר 200 סוגים של יין
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.لدي هذا الجار الذي يعرف 200 نوع من النبيذ.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.彼は全て知っているのです。
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.구매된 와인 병들의 원소유자는 18세기에 가장 열정적이었던 와인광 중 하나였습니다.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.18世紀の最も熱狂的なワインマニアの一人でした シャトー・ラフィートは世界でも最高品質のワインの一つであり
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Az üveg eredeti tulajdonosáról kiderült, hogy a 18. század legfanatikusabb borrajongója volt.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.El propietario original de la botella resultó ser... ...uno de los enófilos más entusiastas del siglo XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Flaskens oprindelige ejer viste sig at være en af de mest entusiatiske vineksperter i det 18. århundrede.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Izkazalo se je, da je bil prvotni lastnik steklenice eden najbolj navdušenih vinskih poznavalcev 18. stoletja.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.La bottiglia era appartenuta inizialmente a uno dei più appassionati cultori di vino del XVIII secolo.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Okazało się, że oryginalnym właścicielem butelki był jeden z największych amatorów wina XVIII wieku.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.O proprietário original da garrafa fora um dos mais entusiásticos apreciadores de vinho do século XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Pemilik asli dari botol wine tersebut ternyata salah satu penggemar wine yang paling antusias di abad ke-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Původní majitel láhve, jak se ukázalo, byl jeden z největších nadšenců vinařství v 18. století.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Ο κάτοχος του μπουκαλιού αποδείχθηκε να είναι ένας από τους πιο ενθουσιώδεις γνώστες κρασιών του 18ου αιώνα.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Предыдущий владелец бутылки был одним из страстных поклонников вин 18 века
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.הבעלים המקורי של הבקבוק היה אחד מחסידי היין המושבעים של המאה ה-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.المالك الأصلي لقنينة النبيذ كان واحد من اكثر متذوقي النبيذ حماسة في القرن الثامن عشر
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Älä katsele viiniä, kuinka se punoittaa, kuinka se maljassa hohtaa ja helposti valahtaa alas.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Chớ xem ngó rượu khi nó đỏ hồng , Lúc nó chiếu sao trong ly , Và tuôn chảy dễ_dàng ;
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Chớ xem ngó rượu khi nó đỏ hồng, Lúc nó chiếu sao trong ly, Và tuôn chảy dễ dàng;
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.포도주는 붉고 잔에서 번쩍이며 순하게 내려가나니 너는 그것을 보지도 말지어다
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Não olhes para o vinho quando se mostra vermelho, quando resplandece no copo e se escoa suavemente.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Ne glej vina, ko se zlati, ko kaže v kozarcu barvo svojo! Gladko teče po grlu,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nehľaď na víno, že rudne, že vydáva v poháre svoju farbu a lesk, že sa hladko kĺže dolu hrdlom.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nehleď na víno rdící se, že vydává v koflíku záři svou, a přímo vyskakuje.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Ne nézd a bort, mily veres színt játszik, mint mutatja a pohárban az õ csillogását; könnyen alá csuszamlik,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Ne regarde pas le vin qui paraît d`un beau rouge, Qui fait des perles dans la coupe, Et qui coule aisément.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nie zapatruj się na wino, gdy się rumieni, i gdy wydaje w kubku łunę swoję, a prosto wyskakuje.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.No mires el vino cuando rojea, cuando resplandece su color en la copa, cuando entra suavemente
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Non guardare il vino quando rosseggia, quando scintilla nella coppa e scende giù piano piano
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nu te uita la vin cînd curge roş şi face mărgăritare în pahar; el alunecă uşor,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Se ikke til Vinen, hvor rød den er, hvorledes den perler i Bægeret; den glider så glat,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Se ikke til vinen, hvor rød den er, hvorledes den perler i begeret, hvor lett den går ned!
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Siehe den Wein nicht an, daß er so rot ist und im Glase so schön steht. Er geht glatt ein;
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Verlang niet naar de wijn, die rood fonkelt en heerlijk geurt in de beker; die drinkt wel heel gemakkelijk,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Μη θεωρει τον οινον οτι κοκκινιζει, οτι διδει το χρωμα αυτου εις το ποτηριον, οτι καταβαινει ευαρεστως.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Не гледай виното, че е червено, Че показва цвета си в чашата, Че се поглъща гладко,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Не смотри на вино, как оно краснеет, как оно искрится в чаше, как оно ухаживается ровно:
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.אל תרא יין כי יתאדם כי יתן בכיס עינו יתהלך במישרים׃
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.لا تنظر الى الخمر اذ احمرّت حين تظهر حبابها في الكاس وساغت مرقرقة.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.酒 發 紅 、 在 杯 中 閃 爍 、 你 不 可 觀 看 、 雖 然 下 咽 舒 暢 、 終 久 是 咬 你 如 蛇 、 刺 你 如 毒 蛇
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.酒 發紅 、 在 杯中 閃爍 、 你 不 可 觀看 、 雖然 下 咽 舒暢 、 終久 是 咬 你 如 蛇 、 刺 你 如 毒蛇
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.A Éli jej povedal: Dokedyže budeš opilá? Vytriezvej zo svojho vína!
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.bèn hỏi rằng : Chừng nào nàng mới hết say ? Hãy đi giã rượu đi .
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.bèn hỏi rằng: Chừng nào nàng mới hết say? Hãy đi giã rượu đi.
‹‹Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak›› dedi.Därför sade Eli till henne: »Huru länge skall du bete dig såsom en drucken? Laga så, att ruset går av dig.»

İlgili Sayfalar