şarabı ile cümle
şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rahip bu şarabı bırakmış.Este vino lo dejó el monje.
Rahip bu şarabı bırakmış.Това вино е на главния монах.
Rahip bu şarabı bırakmış.Это вино оставил монах.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.И дело не в вине.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Y no ocurrió sólo con ese vino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Και δεν ήταν όχι μόνο αυτό το κρασί.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.И въпросът не беше само в онова вино.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.A nebylo to jenom tímto vínem.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.E não foi apenas com esse vinho.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.En het was niet alleen bij die wijn.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.És ez nem csak ezen a boron múlt.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Et ce n'était pas seulement ce vin.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.I nie chodziło tylko o to wino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.In to ne samo za to vino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.또 그 이유가 단지 그 와인 때문은 아니었습니다. 아마 일상의 저녁 파티에서
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Og det var ikke bare til den vin.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Şi nu a fost doar vinul acela.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Und so ging es mir nicht nur mit diesem Wein.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Và lý do không phải tại loại rượu đó.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.וזה לא היה רק היין המסויים הזה. כל אחד מהיינות שהוגש בטעימה הזאת,
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.ولم يكن شعوري هكذا لهذا النبيذ فقط لو أن أي نبيذ من الذين قدموا خلال جلسق التذوق
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.この試飲会で出されたワインが もしディナーパーティで出されたとすれば
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››A budú piť a potáčať sa a zbláznia sa pre meč, ktorý pošlem medzi nich.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Aby pili a potáceli se, anobrž bláznili příčinou meče, kterýž já pošli mezi ně.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Aby pili i potaczli się, owszem, aby szaleli od ostrza miecza, który Ja poślę między nich.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Beberão, e cambalearão, e enlouquecerão, por causa da espada, que eu enviarei entre eles.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Chúng nó sẽ uống, sẽ đi xiêu tó, và điên cuồng, vì cớ gươm dao mà ta sẽ sai đến giữa chúng nó.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Chúng_nó sẽ uống , sẽ đi xiêu tó , và điên_cuồng , vì cớ gươm dao mà ta sẽ sai đến giữa chúng_nó .
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››da naj pijo in tavajo in divjajo, zavoljo meča, ki ga jaz pošljem mednje.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››daß sie trinken, taumeln und toll werden vor dem Schwert, das ich unter sie schicken will.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››de skal drikke og rave og rase for Sværdet, jeg sender iblandt dem!"
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Ellas beberán y vomitarán; enloquecerán a causa de la espada que yo envío entre ellas.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››He juovat ja horjuvat ja tulevat mielettömiksi miekan edessä, jonka minä lähetän heidän keskellensä."
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Hogy igyanak, részegüljenek meg és bolondoskodjanak a fegyver miatt, a melyet én közéjök bocsátok.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Ils boiront, et ils chancelleront et seront comme fous, A la vue du glaive que j`enverrai au milieu d`eux.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››그들이 마시고 비틀거리며 미치리니 이는 내가 그들 중에 칼을 보냄을 인함이니라 하시기로
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Må de dricka, så att de ragla och mista sansen, när det svärd kommer, som jag skall sända ibland dem.»
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Og de skal drikke og rave og te sig som rasende for det sverd jeg sender iblandt dem.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››perché ne bevano, ne restino inebriate ed escano di senno dinanzi alla spada che manderò in mezzo a loro»
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Vor bea, şi se vor ameţi şi vor fi ca nişte nebuni, la vederea săbiei, pe care o voi trimite în mijlocul lor!
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Zij zullen eruit drinken en wankelen, dol geworden door de dodelijke zwaardstoten waarmee Ik hen zal treffen.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››И като пият, ще политат и обезумеят поради ножа, който ще изпратя всред тях.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››И они выпьют, и будут шататься и обезумеют при виде меча, который Я пошлю на них.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››ושתו והתגעשו והתהללו מפני החרב אשר אנכי שלח בינתם׃
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››فيشربوا ويترنحوا ويتجننوا من اجل السيف الذي ارسله انا بينهم
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››他 們 喝 了 就 要 東 倒 西 歪 、 並 要 發 狂 、 因 我 使 刀 劍 臨 到 他 們 中 間
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››他 們 喝 了 就要 東倒 西歪 、 並要 發狂 、 因我 使 刀 劍臨 到 他 們中間
Şarabımı içiyorum, o kadar.Csak szürcsölgetem a boromat.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Ik drink gewoon mijn wijn.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Îmi beau şi eu vinul.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Je ne fais que boire mon vin.
Şarabımı içiyorum, o kadar.- Só estou a beber o meu vinho.
Şarabımı içiyorum, o kadar.Sólo intento tomar mi vino.
Şarabımı içiyorum, o kadar.أنا أشرب نبيذي
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.제 이웃중에 한사람은 200가지의 와인을 알죠.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Am un vecin care cunoaste 200 de tipuri de vin.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Ho un vicino che conosce 200 tipi di vino.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Ich habe einen Nachbarn, der 200 Weine kennt.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Ik heb een buurman die 200 soorten wijn kent.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Jag har en granne som kan 200 olika sorters vin.