şarabı ile cümle
şarabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kaseti durdurup, geri sarabilir miyiz?"نوقف الشريط , ثم نعيده مرة اخرى "
Kaseti durdurup, geri sarabilir miyiz?もし君が去ってしまったら僕は消えてしまうだろう♪ (ルイ)ハリー、これ動いてるよ!続けてくれ!
Kırmızı şarabı seviyorum.Adoro il vino rosso!
Kırmızı şarabı seviyorum.Eu adoro vinho tinto!
Kırmızı şarabı seviyorum.Ich liebe Rotwein!
Kırmızı şarabı seviyorum.Ik hou van rode wijn!
Kırmızı şarabı seviyorum.Imádom a vörösbort!
Kırmızı şarabı seviyorum.Iubesc vinul roşu!
Kırmızı şarabı seviyorum.Jag älskar rött vin!
Kırmızı şarabı seviyorum.J'aime le vin rouge!
Kırmızı şarabı seviyorum.¡Me encanta el vino tinto!
Kırmızı şarabı seviyorum.Milujem červené víno!
Kırmızı şarabı seviyorum.Miluji červené víno!
Kırmızı şarabı seviyorum.Saya suka anggur merah!
Kırmızı şarabı seviyorum.Tôi thích rượu vang đỏ!
Kırmızı şarabı seviyorum.Uwielbiam czerwone wino.
Kırmızı şarabı seviyorum.Τρελαίνομαι για κόκκινο κρασί!
Kırmızı şarabı seviyorum.Обичам червеното вино!
Kırmızı şarabı seviyorum.Я люблю красное вино!
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Au jour de notre roi, Les chefs se rendent malades par les excès du vin; Le roi tend la main aux moqueurs.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.De gør på Kongens Dag Fyrsterne syge af Rus. Spottere giver han Hånden,
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Deň nášho kráľa? Chorým ho urobily kniežatá rozpálením od vína; naťahuje svoju ruku s posmievačmi.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Ðến ngày vua chúng ta, các quan trưởng vì sự nóng của rượu mà đau ốm: vua cũng bắt tay những kẻ hay nhạo báng.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.În ziua împăratului nostru, căpeteniile se îmbolnăvesc de prea mult vin, împăratul dă mîna cu batjocoritorii.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Királyunk napján a fejedelmek beteggé lesznek a bor hevétõl; csúfolóknak nyújtja az õ kezét.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.우리 왕의 날에 방백들이 술의 뜨거움을 인하여 병이 나며 왕은 오만한 자들로 더불어 악수하는도다
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Meidän kuninkaamme päivänä ovat ruhtinaat sairaina viinin hehkusta. Hän lyö kättä pilkkaajain kanssa.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Nel giorno del nostro re i capi lo sommergono negli ardori del vino, ed egli si compromette con i ribelli
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konges dag drikker fyrstene sig syke av den hete vin; han rekker spottere hånden.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konungs dag drucko sig furstarna febersjuka av vin; själv räckte han bespottarna handen.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V dan našega kralja so oboleli poglavarji od vinske vročine; on je podal svojo roko zasmehovalcem.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V den krále našeho k nemoci jej přivodí knížata láhvicí vína; vztahuje ruku svou s posměvači.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.„День нашего царя!" говорят князья, разгоряченные до болезни вином, а он протягивает руку свою к кощунам.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.יום מלכנו החלו שרים חמת מיין משך ידו את לצצים׃
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.يوم ملكنا يمرض الرؤساء من سورة الخمر. يبسط يده مع المستهزئين.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我 們 王 宴 樂 的 日 子 、 首 領 因 酒 的 烈 性 成 病 . 王 與 褻 慢 人 拉 手
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我們王 宴樂 的 日子 、 首領 因 酒 的 烈性 成病 . 王與褻 慢 人 拉手
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.많은 사람들이 47년산 슈발 블랑의 맛이 환상적이라고 생각했습니다.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Ada beberapa orang di meja saya yang berpikir, tahukah anda, fantastik.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Byli przy moim stoliku ludzie, którzy uznali, że jest fantastyczne.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Der var mennesker ved mit bord, som mente at det var, I ved, fantastisk.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Erau oameni la masa mea care credeau că e, ştiţi voi, fantastic.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Er waren mensen aan mijn tafel die het fantastisch vonden.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Es waren Leute an meinem Tisch, die fanden er war, sagen wir, fantastisch.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Il y avait des gens à ma table qui pensaient que c'était vous savez, fantastique.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Mucha gente de mi mesa pensaba que eran fantástico.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Nhiều người cùng bàn với tôi nghĩ rằng nó, bạn biết đấy, rất tuyệt.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Qualcuno seduto al mio tavolo lo riteneva eccezionale.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Ültek olyanok az asztalomnál, akik szerint fantasztikus íze volt.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.U mého stolu seděli lidé, kteří je považovali za fantastické.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Za mojo mizo so sedeli ljudje, ki so govorili, da je fantastičen.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Υπήρχαν βέβαια άτομα στο τραπέζι μου που το χαρακτήρισαν φανταστικό.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.За моим столиком были люди, которые считали, что это фантастическое вино.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.Според някои хора на нашата маса беше просто фантастично.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.היו בשולחן שלי אנשים שחשבו שהוא יוצא מן הכלל.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.وقد اعتقد بعض الأشخاص الجالسين معي على الطاولة بأنه رائع
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.それほどインパクトを受けていない人もいました
- Ne şarabı bu?- Ce fel de vin e?
- Ne şarabı bu?- C'est quoi, ce vin?
- Ne şarabı bu? Çok güzelmiş. - Güzeldir.ما هذا النبيذ؟ إنه لذيذ- رائع-