He, şu havalı şapkayı aldım. Baksana!Podívej, je nastavitelnej.
He, şu havalı şapkayı aldım.Japp, Jag har den här flådiga hatten.
He, şu havalı şapkayı aldım.Έχω αυτό το ωραίο καπέλο, κοίτα.
He, şu havalı şapkayı aldım.Зато у меня есть эта чудесная шляпа.
Hiç şapka işareti var mı? Hayır yok. Hiç şapka işareti yok, Hiçbirşey eşleşmedi.W minúscula, W mayúscula.
İçerideyken neden şapkanı çıkarmıyorsun?Cuando entres aquí quítate el sombrero.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Đêm thứ hai, ông ta lấy cái nón đó gấp thêm 1 nếp nữa.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Druhou noc si vzal ten samý klobouk a zase ho složil.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.És a második éjszaka, fogta ugyanazt a sapkát és behajtotta mégegyszer.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.In der zweiten Nacht nähme er denselben Hut um ihn nochmals zu falten.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.În noaptea următoare, el lua aceeași pălărie și o mai îndoia odată.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.그래서 두번째 밤에, 그는 같은 모자를 꺼내서 한번을 더 접습니다.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.La deuxième nuit, il prit le même chapeau et le plia encore une fois.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.La notte successiva prese lo stesso cappello e lo piegò di nuovo.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.La segunda noche, tomó el mismo gorro y le hizo otro doblez.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Na druhú noc vzal znova tú istú čiapku a opäť ju zahol.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Na noite seguinte, pegou no mesmo chapéu e fez-lhe mais uma dobra.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Następnej nocy wziął czapkę i złożył w jeszcze innym miejscu.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Op de tweede nacht nam hij dezelfde hoed en maakte er nog een vouw in.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Και το δέυτερο βράδυ, θα έπαιρνε το ίδιο καπέλο και θα το δίπλωνε ξανά.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Вночі він взяв ту ж шапку і зігнув її ще раз.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.Втората нощ, той взел същата шапка и я прегънал още веднъж.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.На следующую ночь он взял ту же шляпу и согнул ее еще раз.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.בלילה השני, הוא היה לוקח אותו הכובע ועושה בו קיפול נוסף.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.وفي الليلة الثانية، سيأخذ نفس القبعة ويطويها مرة أخرى.
İkinci gece ise, aynı şapkayı başka türlü katladı.更に折り込みました そうして三日目 サファリキャップをかぶりました
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Am ersten Tag war es ein großer Regenhut, wie ein Kapitänshut.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Az első nap, egy hatalmas esernyő alakú sapkát vett fel, mint a kapitányi sapka.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Den første dag, var det en stor paraply hat, som en kaptajns kasket.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.El primer día fue con un gran sombrero de paraguas, como gorro del capitán.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Il primo giorno indossò un grande cappello a ombrello, il tipico cappello da capitano.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.În prima zi, a purtat o imensă pălărie umbrelă, precum pălăria unui căpitan.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.첫번째날에는 커다란 우산 모자였습니다 선장의 모자와 같은 것이었죠.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Le premier jour, ce fût un bicorne, comme un chapeau de capitaine.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Ngày đầu, nó là một cái nón vành khổng lồ, giống như một cái nón thuyền trưởng.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.No primeiro dia, tinha um grande chapéu bicórnio, como o chapéu de um comandante.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Pierwsza była czapka-parasol, jak czapka kapitańska.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.První den si vzal obrovský deštníkovitý klobouk.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.V prvý deň mal čiapku ako dáždnik, kapitánsku čiapku.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Την πρώτη μέρα, ήταν ένα τεράστιο καπέλο σε σχήμα ομπρέλας, σαν ένα καπέλο καπετάνιου.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.В первый день, он был в огромной шляпе как у любого капитана.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Першого дня на ньому був величезний кашкет, як у кожного капітана.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Първия ден носел огромна широкопола шапка, като капитанска.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.ביום הראשון, זה היה כובע מטריה ענק, כמו כובע רב-חובל.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.اليوم الأول، كانت قبعة مظلية كبيرة، مثل قبعة القبطان.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.キャプテンハットみたいなやつね その夜 乗客の眠っている間に
(İspanyolca) Bizi şapkalı adam gönderdi... ...ve bize inanılmaz hikayeler anlattı.(En espagnole) L'homme des chapeux nous a envoyé... et racontait des histoires incroyables.
(İspanyolca) Bizi şapkalı adam gönderdi... ...ve bize inanılmaz hikayeler anlattı.(španělština)
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'Chính xác như vậy, "Hatter: 'là những điều được sử dụng hết."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Dokładnie tak," powiedział Kapelusznik: "jak robi się wykorzystać."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Exactamente", dijo el Sombrerero "como las cosas van siendo usados."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Exact aşa", a spus Hatter: "ca lucrurile devin utilizate."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.''Exatamente', disse o Chapeleiro: "como as coisas se acostumar-se."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Genau so," sagte der Hutmacher: "wie die Dinge verwendet, aufzustehen."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Justement, dit le Chapelier:" que les choses s'usent.
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Just så, sa Hatter:" som det blir slut. "
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Juuri niin," sanoi Hatter: "kun asiat tottua ylös."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.''바로 그거야'해터는 말했다 : '일들이 일어 익숙해지로.
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Netop det," sagde hattemageren: "som tingene bliver brugt op."
'Kesinlikle bu yüzden,' dedi Şapkacı: 'şeyler olsun.'"Pontosan így van," mondta a Kalapos: "a dolgok használták fel."