şanssız ile cümle
şanssız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Iııı... burada olmamızın asıl amacı evimizde yaşanan şanssız bir olay.Uh... the real reason we're here is to discuss an unfortunate episode that happened at our house.
Şanssız biriyim de ondan.It was because of my bad luck.
Bazıları için ŞanssızUnlucky for Some
Soruşturma için şanssızca durdurulmuş olanları fark etmezdim.I would have passed through failing to notice the unfortunate ones singled out for investigation.
13'üncü Cuma, Batı'nın hurafe anlayışında şanssız bir gün olarak kabul edilir.Friday the 13th is considered an unlucky day in Western superstition.
Kötü, şanssız bir gündü."It was a bad, unlucky day."
İskandinav mitolojisindeki bu büyük olay, 13 sayısının şanssız sayılmasına sebep oldu. [1] [2]This major event in Norse mythology caused the number 13 to be considered unlucky.[3][4]
Kimi toplumlarda sol elini kullanan çocuklar şanssız ve uğursuz addedilir.In certain societies, they may be considered unlucky or even malicious by the right-handed majority.
Aynı zamanda şanssız insanları yiyip bitiren zaman ve yıkım tanrısıdır.He is also the god of time and destruction, who devours unlucky people.
Dünyanın en şanslı ya da en şanssız adamı olarak tanımlanıyor.He has been described as either the world's luckiest or unluckiest man.
Sakar ve şanssızdır.Chance und Schaden.
Rakibine şanssız bir şekilde toplamda 4-2 lik sonuçla elenen Trabzonspor kendini lige verdi.Idealerweise hat er den Gegenspieler eine bis zwei Schritte hinter sich gelassen.
Sonraki sezon ise Weidenfeller'in en şanssız sezonu oldu.Die darauffolgende Saison war die wohl erfolgreichste Saison von Tristán überhaupt.
Hatem (Mamuka Kikaleyşvili) hayatta şanssızdır.Die Halbwaise hat Glück im Unglück.
Şanssız gibi gözüken, ama şansızlığını şansa çeviren birisidir.Er ist ein Schürzenjäger und gilt als Pechvogel, der alles Unheil anzieht.
Çok şanssızdık.Nous avons été très malchanceux.
Bence Tom şanssız.Je pense que Tom est malchanceux.
Tom'un şanssız olduğunu düşünüyorum.Je pense que Tom est malchanceux.
Belki nedenleri arasında biraz da şanssız olmasının rolü vardı.Peut-être craignait-il quelques mauvais traitements de leur part ?
O şanssız bir adam.Es un hombre sin suerte.
Biz şanssızız.No tenemos suerte.
Sakar ve şanssızdır.Necesidad y Azar.
Burada dil farklılığından kaynaklanan bir şanssızlık da söz konusu olabilir.El origen de los trastornos del lenguaje puede ser variado.
O kadar şanssızım ki.Come sono sfortunato!
Ama bu evlilik şanssız olduğunu ve kısa bir süre sonra boşanmış.Il matrimonio fu breve, e divorziarono poco dopo.
4219 son derece şanssız bir sayıdır.4219 - это в высшей степени несчастливое число.
Buna bazı çevrelerce şanssız seçim de denir.Такие выборщики называются недобросовестными выборщиками.
Sakar ve şanssızdır.Характер или удача?
Hatem (Mamuka Kikaleyşvili) hayatta şanssızdır.فإن نجاح الصدفة لا يعيش ..
Ama bu evlilik şanssız olduğunu ve kısa bir süre sonra boşanmış.O casamento não foi feliz e o casal separou-se pouco depois.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler é conhecido por suas piadas, seu humor.
Sakar ve şanssızdır.Não há inteligência e sorte.
Her ne kadar şanssızlık ve sakatlıkla boğuşsa da başarılı bir güreşçidir.Hoewel hij erg beleefd en beschaaf overkomt, is hij een erg capabele vechter.
Hatem (Mamuka Kikaleyşvili) hayatta şanssızdır.Faktem jest, że sówka ma pecha.
İlk resmi startında şanssız bir başlangıç yaptı ve yaklaşık sekiz takla attı.Pod jego kierownictwem drużyna początkowo spisywała się słabo, osiągając nawet 8 pozycję.
Ancak büyük bir şanssızlık sonucu yirmi dört de yirminci(43 Puanla) oldular.Ponieśli tam minimalną porażkę (43:47).
Muslera bu maçın ardından aynı şanssızlığı bir daha tekrarlamamıştır.Zawodnicy na MŚ nie powtórzyli już tego sukcesu.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler är känd för sina sarkastiska skämt.
Latincede "sinister" solak anlamına gelse de klasik Latincede "kötülük ve şanssızlık" anlamına da gelmektedir.På latin heter vänster sinister, vilket även betyder olycksbådande.
Şanssız gibi gözüken, ama şansızlığını şansa çeviren birisidir.Lyckans ost – En person som har tur i något.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.Dickinson var salig av lycka.
Buna bazı çevrelerce şanssız seçim de denir.Такі виборники називаються недобросовісними виборниками.
Daha sonra hiç kimsenin ya da benim için hiç kimsenin şanssız olacağını hissettim onun ellerine. "Але я щаслива, що зі мною і з моїми сестрами не вийшло по-поганому.»
Şanssız gibi gözüken, ama şansızlığını şansa çeviren birisidir.Він ледве не став жертвою замаху, на його щастя — невдалого.
Ama bu evlilik şanssız olduğunu ve kısa bir süre sonra boşanmış.První manželství trvalo krátce a bylo brzy rozvedeno.
( Olgun kişi şanssızlığın doğasını izleyerek kendini hazırlar. )(Doctorii i-au ascuns natura bolii.)
Başlangıçta şanssızlıklar yaşamış olmamıza rağmen henüz hiçbir konserimizi ertelemedik.Az együttes érdekessége, hogy az egészen korai időket leszámítva, sohasem adtak koncerteket.
(İkili: Qual pena in me già desta / "Ölümcül şanssızlık bana ne kadar acı veriyor.")Mert a szegénység elmeállapot.” „Tudod, mennyire unatkoztam ma?
Topluluk altıncı yılında arka arkaya iki şanssızlık yaşadı.A 6. évadban két epizódban van visszatekintés.
Bu tur Fenerbahçe için şanssızlıklarla geçti.Sajnos a dolgok nem voltak tökéletesek a Konwiktorska utcában.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler tunnetaan sarkastisesta huumoristaan ja huono-onnisista seurustelusuhteistaan.
Sakar ve şanssızdır.Raha ja onni.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.Godwin joutui vaikean valinnan eteen.
Bununla birlikte, Fenerbahçe'nin play-off'a girmesi şanssızlıklar sonucu mümkün olmadı.Flash Playerissa on kuitenkin sen estämiseen asetuksia.
John Q.'nin çalışma hayatında şanssızlıklar peşini bırakmaz.Liiketoiminnassaan John Kay ei onnistunut.
Bununla birlikte, Fenerbahçe'nin play-off'a girmesi şanssızlıklar sonucu mümkün olmadı.Ωστόσο, η είσοδος του Aschbacher στο χώρο ήρθε χωρίς δυσκολίες.
Sakar ve şanssızdır.Έκι α τύχη σι να καοτσιτάτσει.
Sakar ve şanssızdır."Lykke og ulykke.
İlk resmi startında şanssız bir başlangıç yaptı ve yaklaşık sekiz takla attı.Han startede sin første sæson godt ud, og scorede hele 8 mål som kantspiller.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler dikenal karena rasa humor sarkastik dan nasib buruk dalam hubungan.