şanssız ile cümle
şanssız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bugün şanssız olarak görünüyorum.I seem to be unlucky today.
Hiç şanssız değildim.I never was unlucky.
Şanssız olanlardan biriydim.I was one of the unlucky ones.
Ben şanssızdım.I was unlucky.
Çok şanssızım.I'm very unlucky.
Oldukça şanssızım.I'm quite unlucky.
Ben sadece şanssızdım.I was just unlucky.
Ben şanssız bir adamım.I'm an unlucky guy.
Leyla son derece şanssızdı.Layla was exceptionally unlucky.
Tom çok şanssızdı.Tom was very unlucky.
Ben bunu şanssız buluyorum.I do find that unfortunate.
Tom'un şanssız olduğunu biliyorum.I know that Tom is unlucky.
Tom kesinlikle çok şanssız.Tom has definitely been very unlucky.
Tom muhtemelen şanssız olacak.Tom will probably be unlucky.
Tom, Mary'ye şanssız olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was unlucky.
Tom şanssız biriydi.Tom was the unlucky one.
Tom şanssız biridir.Tom is the unlucky one.
Tom şanssız olduğunu söyledi.Tom said he's unlucky.
Tom şanssız olabilir.Tom might be unlucky.
Tom Mary'nin şanssız olduğunu söyledi.Tom said Mary was unlucky.
Sence Tom hâlâ şanssız mı?Do you think Tom is still unlucky?
Şanssızmış gibi görünüyorsun.It looks like you've been unlucky.
Tom bana şanssız olduğunu söyledi.Tom told me he was unlucky.
Tom şanssız görünüyordu.Tom seemed to be unlucky.
Hâlâ şanssız mısın?Are you still unlucky?
Tom çok şanssız olduğunu söyledi.Tom said that he'd been very unlucky.
Neden hep bu kadar şanssızsın?Why are you always so unlucky?
Tom son derece şanssız.Tom is exceptionally unlucky.
Tom, şanssız olduğumu biliyordu.Tom knew that I was unlucky.
Tom neden bu kadar şanssız?Why is Tom so unlucky?
Tom ve Mary ikisi de çok şanssız, değil mi?Tom and Mary are both very unlucky, aren't they?
Tom gerçekten şanssız olduğunu söyledi.Tom said that he was really unlucky.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar şanssız görünmüyor.Tom doesn't seem to be as unlucky as Mary seems to be.
Bu kadar şanssız olacağımı düşünmemiştim.I didn't think I'd be so unlucky.
Tom'un göründüğü kadar şanssız görünmüyorsun.You don't seem to be as unlucky as Tom seems to be.
Tom şanssızdı ama Mary öyle değildi.Tom was unlucky, but Mary wasn't.
Şanssızdın, değil mi?You've been unlucky, haven't you?
Sen şanssızsın, değil mi?You're unlucky, aren't you?
Tom ve Mary şanssızlar.Tom and Mary are unlucky.
Tom şanssız bir adam, değil mi?Tom is an unlucky guy, isn't he?
Şanssız olduklarını söylediler.They said they were unlucky.
Niye bu kadar şanssızsın?Why are you so unlucky?
Şanssız bir kaza geçirmiş.She met with an unfortunate accident.
Lorenzo Barquero: Hayatı şanssızlıklar ve kötülüklerle mahvolmuş bir yetimdir.Lorenzo Barquero: Orphan whose future was destroyed by misfortune and vice.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler is known for his sarcastic sense of humor and bad luck in relationships.
Hatem (Mamuka Kikaleyşvili) hayatta şanssızdır.Pompei: La fortuna vivisa.
Sakar ve şanssızdır.Bad Luck and Trouble.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.Douglas had bad luck.
Bu şanssız arkadaşınız yüzünden, siz de bir sürü çile çekiyorsunuz.Because of this unlucky friend, you guys are suffering a lot.
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiBefore his house was pulled down, when his comrades avoided it as "an unlucky castle,"
Gerçekten şanssız olurdunuz.You really would be kind of out of luck.
O benim şanssız oğlu!Don't you understand that I have to go to him?"
Kelime anlamıyla, talih tarafından kutsanmamış, talihsiz, şanssız kişi.literally, somebody who had not been blessed by fortune, an unfortunate.
Ne şanssız bir gün!What an unlucky day!
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.And, unfortunately, on YouTube, there's many cats mating videos.
Öyle şanssızım ki bir erkek lisesinde sıkışıp kaldım!I'm so unlucky being stuck with a boys only high school!
Bu ölümcül kavga yönetmek şanssız adam, genç Romeo tarafından öldürülen yatıyorThe unlucky manage of this fatal brawl: There lies the man, slain by young Romeo,
O kadar kötü bazı şanssız bir şey korku.O, much I fear some ill unlucky thing.
Şanssız dodo ile başla."Begin with the hapless dodo."
Çok şanssız bir senemiz vardı.One year our fortune turned very bad.