Ana içeriğe geç
Sözlük

şanslar ile cümle

şanslar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kabilelerin 50,000 eğitimli Roma askerine karşı hiçbir şansları yoktu.Met ongeveer 50.000 soldaten konden ze niet tegen de Japanse overmacht van 90.000 soldaten op.
Savaş, onları şanslarından mahrum etti.De oorlog ontneemt hun het geluk.
Yolculuğunda iyi şanslar Azerbaycan.Powodzenia w podróży, Azerbejdżan.
Hoşça kal, iyi şanslar, Morrissey.Na los szczęścia, Baltazarze!
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Zawodowi sutenerzy mieli kilka możliwości, aby pozyskać niewolników.
Jake Cinoa İyi Şanslar Charlie'de bebek Toby Duncan karakterini canlandırmaktadır.Jake Cinoa jako Toby Duncan - Nowe dziecko rodziny Duncanów pojawia się w 3. serii.
"İyi Şanslar Chuck" filminde başarıyla rol almıştır.Han spelar Gabe i tv-serien Lycka till Charlie!
Ayrıca dar paletli araçların bataklıkta hareket edebilecek pek şanslarıda yoktu.Lyckligtvis fanns inga personer på den skenande släpvagnen.
Ama eğer yaşama şansları varsa...Man måste ju leva...
Agent Pike İyi Geceler ve İyi Şanslar (Good Night, and Good Luck) (2005)...Denna dag önskar man sin familj och vänner en god jul (kroatiska: Sretan Božić eller Čestit Božić).
Hoşça kal, iyi şanslar, Morrissey.Прощай, і удачі тобі, Морріссі».
Ama eğer yaşama şansları varsa...Якби явились радощі життя...
Fakat ikinci bir atış şansları pek olmuyordu.Із кожним пострілом шансів усе менше.
25 Ekim 2012'de çıkmış İyi Şanslar Charlie'nin Gezi Filmi'dir.2 грудня 2011 року відбулась прем'єра фільму «Щасти, Чарлі: Кінощоденник подорожі».
Ancak maalesef burada da şansları yerinde gitmiyor.Але й тут їм не пощастило.
İyi şanslar!Нехай щастить!
İyi şanslar, Tom.Удачі, Томе.
Yolculuğunda iyi şanslar Azerbaycan.Hodně štěstí na tvé cestě, Ázerbájdžáne.
Film ismini Murrow’un yayınını her zaman bitirdiği satırdan alır ("iyi geceler ve iyi şanslar").Murrow opakoval vždy na konci pořadu - „Good night, and good luck“, tedy česky „Dobrou noc a hodně štěstí“.
Ama eğer yaşama şansları varsa...Přes všechny své problémy ... ...
Geleneksel olarak, düğün pastası tüm konuklara ve çifte iyi şanslar getirmek için yapılmıştır.În mod tradițional, invitațiile de nuntă sunt trimise prin poștă în plicuri duble.
İyi şanslar!Noroc bun!
Hoşça kal, iyi şanslar, Morrissey.Ég veled, sok szerencsét, Morrissey".
Çömelmeli ve şanslarını beklemelidirler.Megszöknek és együtt próbálnak szerencsét.
Film ismini Murrow’un yayınını her zaman bitirdiği satırdan alır ("iyi geceler ve iyi şanslar").A trió stílszerűen a Time To Say Good Bye (Itt az ideje búcsúzni) című albummal fejezte be pályafutását.
Ama eğer yaşama şansları varsa...Jos oisi valtaa...
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.Koulunkäynti jäi puutteelliseksi, eikä yliopisto-opintoihin ollut mahdollisuutta.
İyi şanslar.Onnea!
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.Τη δεκαετία του 1970, αναπτύχθηκαν επιτυχή σχήματα χημειοθεραπείας.
Ama eğer yaşama şansları varsa...Ήτο, όμως, η μόνη εφικτή...
Çömelmeli ve şanslarını beklemelidirler.Man bør bare krybe sammen og vente på heldet.
Herkese iyi şanslar diliyorum. diyerek görevinden istifa etti.Hun sluttede af med at ønske alle held og lykke.
Sayid, önceki gün kafasına vurup kurtulma şanslarını mahvetmesi konusunda Locke'u sorgulamaktadır.Locke udspørger Sayid om hans overfald dagen før, og den missede chance for redning.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Men slavene vant ikke friheten.
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.Derimot var det intet pensum og heller ingen mulighet for å avlegge eksamen.
Ama eğer yaşama şansları varsa...Aku memiliki hidup agar ...
Hoşça kal, iyi şanslar, Morrissey.Good luck untuk Anda, Malaya.
Geleneksel olarak, düğün pastası tüm konuklara ve çifte iyi şanslar getirmek için yapılmıştır.Theo truyền thống, bánh cưới mang may mắn cho toàn bộ khách khứa tham dự và cặp đôi cô dâu chú rể.
Ama eğer yaşama şansları varsa...Chỉ để có quyền lực...
Puan sisteminden dolayı onların şansları yaklaşık olarak eşitti.Nhân của hệ thống cũng được hợp nhất.
Çömelmeli ve şanslarını beklemelidirler.Khổ thì ắt phải đợi cơ hội ngộ thì mới nảy.
Herkese iyi şanslar diliyorum. diyerek görevinden istifa etti.故に、君たちが冒険に満ちた人生を送ることを私は望み、その幸運を願っている。
İki aile birlikte İtalya’ya gitmek ve şanslarını orada denemek istediler.両親は、イタリアで運命的な出会いをし、結ばれた。
Yeni saldırıları engelleme şansları yoktur.他に攻撃のバリエーションがないのが欠点。
Yolculuğunda iyi şanslar Azerbaycan.アゼルバイジャンの旅路に幸福あれ。
Agent Pike İyi Geceler ve İyi Şanslar (Good Night, and Good Luck) (2005)...(Good Night, and Good Luck.),2005年。
Çömelmeli ve şanslarını beklemelidirler.需要雷厲風行,一定成功有望。
"İyi Şanslar Chuck" filminde başarıyla rol almıştır.吕奇自编自演电影《情人的眼泪》取得巨大成功。
Ama eğer yaşama şansları varsa...만일 일손 밖에 없다 해도, ...
Çömelmeli ve şanslarını beklemelidirler.나는 흥분하지 말고 기회를 기다려야 한다고 지시하다.
Ama eğer yaşama şansları varsa...בפרט אם יהיה לו מזה פרנסה...
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.הטחנה אינה מביאה רווח גדול וגם הילדים אינם לומדים.
İyi Şanslar Charlie'deki "Amy Duncan" rolüyle tanınmıştır.Също популярност ѝ носи ролята на Ейми Дънкан в „Късмет, Чарли!“.
İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.Те изсмукват щастието от хората.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.В древността робите нямали индивидуални имена.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.Uspješni kemoterapijski režimi razvijeni su 1970-ih godina.
Agent Pike İyi Geceler ve İyi Şanslar (Good Night, and Good Luck) (2005)...Večeras će zvoniti zvona - Čestit Božić (1995.)
Hoşça kal, iyi şanslar, Morrissey.Oj, zbogom, veseli mi bili!
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.V 70. letih so razvili uspešne kemoterapevtske režime.
Hoşça kal, iyi şanslar, Morrissey."Vse najboljše Samuel Lucas!".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod