Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
São Paulo şehrinin adı İspanyolca'da "San Pablo" diye de yazılır.The name of the city of São Paulo is written in Spanish also as "San Pablo".
Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm.He is condemned to live on a wheelchair.
Sana ne kadar borçluyum? - Dört euro, lütfen.How much do I owe you? - Four euro, please.
Bana dilini öğretirsem, ben sana benimkini öğreteceğim.If you teach me your language, I'll teach you mine.
Sana söylemiştim ama dikkat etmedin.I told you, but you didn't pay attention.
Onu sana tekrar açıklamam gerekir mi?Do I need to explain it to you again?
Sanırım o, Mary'nin ağabeyidir.I think he's Mary's older brother.
Onun iyileşme şansı yok.He has no chance of recovering.
Onun hiç iyileşme şansı yok.He has no chance of recovering.
Onun iyileşme sansı yok.There's no chance that he'll recover.
Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.In the morning, Sandra eats a slice of bread and drinks a cup of coffee.
Sanırım yeni bir araba satın alacağım.I think I'll buy a new car.
Sana durumu anlatayım.Let me tell you about the case.
Sanırım o dürüst bir kadındır.I think she's an honest woman.
Sanırım gelecek hakkında düşünmelisin.I think you need to think about the future.
Sanırım o yetenekli bir insan.I think he's a man of ability.
Sanırım o işin ehli biridir.I think he's a competent person.
Sanırım o yeteneklidir.I think he's competent.
Sanırım hiç arkadaşının olmaması iç karartıcıdır.I think it's sad to not have any friends.
Sana öğretebileceğim daha fazla hiçbir şey yok.There's nothing more I can teach you.
Sanırım hamileyim.I think I'm pregnant.
Sandalye çok yüksekti ve kendimi havada asılı bacaklarım ile buldum.The chair was too high, and I found myself with my legs hanging in the air.
Bunu yapacağımı sanmıyorum.I don't believe I'll do that.
Keşke sana büyük bir doğum günü sarılması verebilsem.I wish I could give you a big birthday hug.
Onu gördüğümde, beni öldüreceğini sandım.When I saw him, I thought he was going to kill me.
Samimi arkadaşlarım olduğu için şanslıyım.I'm lucky to have sincere friends.
Sana iki ipucu vereceğim.I'm going to give you two hints.
O zamana kadar paraya sahip olacağımı sanmıyorum.I don't think I'll have the funds by then.
Dört Japonya'da şanssız bir rakamdır.Four is an unlucky number in Japan.
Dedemin tekerlekli sandalyesini gördün mü?Did you see grandpa's wheelchair?
Sana gerçeği söyleyeceğim, sana yalan söyledim.I'll tell you the truth, I lied to you.
Nerede olduğunu bilmiyorsan, sana yardım edemem.I can't help you if I don't know where you are.
Bu elbiseyi sana kim aldı?Who bought you this dress?
Marco'nun yalancı olduğunu sana zaten söylemiştim.I had already told you that Marco is a liar.
Marco'nun konuşmaktan daha çok yalan söylediğini zaten sana söylemiştim.I had already told you that Marco lies more than he speaks.
Sanırım yarın güneşli olacak.I think it will be sunny tomorrow.
Sana adını ve adresini sorabilir miyim?May I ask you for your name and address?
Bütün iyiliğin için sana yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for all your kindness.
Ben yatakta hastayken yemek pişirdiğin için sana teşekkür ederim.Thank you for doing the cooking while I was sick in bed.
Ben yatakta hasta iken benim için yemekler hazırladığın için sana teşekkür ederim.Thank you for preparing meals for me while I was sick in bed.
Modern sanat beni ilgilendirmiyor.Modern art doesn't interest me.
Sana faydalı olan kitap türünü oku.Read the kind of books that are useful to you.
Onu eleştirmek sana mı düşmüş?Who are you to second guess him?
O, Connie'yi kız kardeşim sandı.He mistook Connie for my sister.
Tom isimli birini duyduğumu hiç sanmıyorum.I don't think I've ever heard of anyone named Tom.
Bu sanat eseri gerçekten paha biçilmezdir.This piece of art was really priceless.
Sanırım tren birazdan burada olacak.I think that the train will be here soon.
Oturacak sandalye yok.There is no chair to sit on.
Sanırım biraz Tokipona konuşabilmeliyim.I think I should be able to speak a little TokiPona.
Ben sana aynı soruyu soruyorum.I ask you the same question.
Bunun bittiğini sanmayın.Don't think this is over.
"Bu doğru mu?" "Evet, bunu sana kim söyledi?"Is that true?" "Yes, who told you about it?"
Sana daha fazla söyleyemem, zaten çok fazla söyledim.I can't tell you any more, I've already said too much.
Ben büyük bir sanat hayranıyım.I am a big fan of the arts.
"O geliyor mu?" "Onun geldiğini sanmıyorum.""Is he coming?" "No, I don't think so."
Bana öyle hitap ederek, ne yaptığını sanıyorsun?What do you think you are doing, talking down to me like that?
Sana hızlı olacağımı ve yalan söylemediğimi söylemiştim.I told you I'd be quick and I wasn't lying.
O, hiç kimsenin sandalyesinde oturmasına izin vermeyecek.He won't let anybody sit in his armchair.
Bu dün gece sana bahsettiğim kadın.That's the woman I talked to you about last night.
Eğer o sana hiç olmamışsa, sen bir bakiresin.If it never happened to you, you're a virgin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod