Ana içeriğe geç
Sözlük

şan ile cümle

şan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Parayı sana ödeyeceğim.I will pay the money to you.
Sana kaç kere söylesem de, asla dinlemezsin.You never listen, no matter how many times I tell you.
Sana söyleyeceklerimi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I am going to tell you.
Onu bulmam sadece bir şanstı.It was a mere chance that I found it.
Sana az önce yazdığım şiiri okuyacağım.I'll read you the poem I wrote just now.
Sana haklı olduğumu göstereceğim.I'll show you that I am right.
Sana bahsettiğim kız Kyoto'da yaşıyor.The girl I told you about lives in Kyoto.
Az önce sana söylediğimi tekrarla.Repeat what I have just told you.
Sana yazımda bahsettiğim öğretmen henüz gelmedi.The teacher I wrote to you about has not yet arrived.
Katılmak zorunda olduğum toplantıyı bana hatırlattığın için sana teşekkür ederim.Thank you for reminding me about the meeting I have to attend.
Başarmamın nedeni şanslı olmamdı.The reason I succeeded was because I was lucky.
Bütün bildiklerimi sana söylesem, şaşırırsın.If I were to tell you all I know, you would be amazed.
Sana az önce aldığım arabayı göstereceğim.I'll show you the car I've just bought.
Arkadaşım sandığım adam beni kandırdı.The man who I thought was my friend deceived me.
Sana söyleyinceye kadar ipi bırakma.Do not let go of the rope till I tell you.
Yarın maalesef sana yardım edemeyeceğiz.I'm afraid we won't be able to help you tomorrow.
İyi geçinebileceğimizi sanıyorum.I think we can get along well.
Bindiğimiz uçak San Fransisko'ya gitmek üzereydi.The plane we boarded was bound for San Francisco.
Pazartesi günü San Fransisko'ya yelken açacağız.We sail for San Francisco on Monday.
Sana yardım etmek istemeyen bizden biri yok.There is not one of us who does not want to help you.
Onun şanını gördüm.I have seen his glory.
Sandviçler, kekler ve benzeri şeyler yedik.We ate sandwiches, cakes, and so on.
Onun doğal olduğunu sanıyorum.We assume that it is natural.
Sanırım onu bir kez daha göreceğiz.I reckon we'll see him once more.
Biz sabah kahvaltısı için sandviçler yedik.We ate sandwiches for breakfast.
Hepimize yetecek kadar sandalye vardı.There were enough seats for all of us.
Erkek arkadaşımın ve benim barışacağımızı sanmıyorum.I don't think my boyfriend and I will ever make up.
Sana işinde yardım edebilirdim.I could have helped you with your work.
Beni takip et ve sana yolu göstereceğim.Follow me and I will show you the way.
Yapabilirsem sana yardımcı olmaktan memnun olurum.I am pleased to help you if I can.
Bana öyle geliyor ki birisi sana sesleniyor.It seems to me that someone is calling you.
Eğer yapmamı istiyorsan, sana yardım etmeye hazırım.I'm willing to help you if you want me to.
Gücümün yettiğince sana yardım edeceğim.I'll help you within the limits of my ability.
Sana albümümü göstereceğim.I'll show my album to you.
Biz ona Goro-san deriz.We call him Goro-san.
Sana biraz para vermedim mi?Didn't I give you some money?
Senin için gerçekten önemli olduğumu sanmıyorum.I don't think I really matter to you.
Sandalyeme yaslanma.Don't lean on my chair.
Eğer benim evime gelirsen, hikayeyi sana ayrıntılı olarak anlatacağım.If you come to my house, I will tell you the story in detail.
Sanırım bunu boş vaktimde yapabilirim.I think I can do it in my spare time.
Sana söylediklerimi unutma.Don't forget what I told you.
Onu sana söylediğim şekilde yap.Do it the way I told you to.
İşimi bitirdiğimde sana yardım edeceğim.I will help you when I have finished my work.
Saatim günde beş saniye ileri gider.My watch gains five seconds a day.
Saatim bir ayda otuz saniye ileri gider.My watch gains thirty seconds a month.
Sana yeni Mastengimi göstermedim mi?Didn't I show you my new Mustang?
Sana hikayemi anlatacağım.I'll tell you my story.
Başarım büyük ölçüde şanstan dolayı idi.My success was largely due to luck.
Lütfen önerime bir şans daha ver.Please give my proposal one more chance.
Ben sana odamı göstereceğim.I'll show you my room.
Hayalim bir sanatçı olmaktır.My dream is to become an artist.
Geçen yıl Tokyo'da gerçekleşen her modern sanat gösterisine gittim.I went to every modern art show that took place in Tokyo last year.
Beni umursayan arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım.I am very lucky to have friends who care about me.
Beni düşünen arkadaşlara sahip olduğum için çok şanslıyım.I am very lucky to have friends who care about me.
Beni önemseyen arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım.I am very lucky to have friends who care about me.
Bildiğimi sadece sana söyleyebilirim.I can only tell you what I know.
Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.I think what he said is true in a sense.
Beşe kadar döneceğini sanmıyorum.I don't think she will come back by five.
Birkaç saniye ile son otobüse yetiştim.I made the last bus by a few seconds.
Birkaç saniye ile son otobüsü yakaladım.I made the last bus by a few seconds.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod