Ana içeriğe geç
Sözlük

şalı ile cümle

şalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ma essi si misero a gridare tutti insieme: «A morte costui! Dacci libero Barabba!»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Mas todos clamaram � uma, dizendo: Fora com este, e solta-nos Barrabás!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Men de råbte alle sammen og sagde: "Bort med ham, men løslad os Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Niin he huusivat kaikki yhdessä, sanoen: "Vie pois tämä, mutta päästä meille Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Pero toda la multitud dio voces a una, diciendo: --¡Fuera con éste! ¡Suéltanos a Barrabás
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Protož zkřikli spolu všecko množství, řkouce: Zahlaď tohoto, a propusť nám Barabbáše.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Semua orang yang berkumpul di situ berteriak, "Bunuh Dia! Lepaskan Barabas untuk kami!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Tedy zawołało społem wszystko mnóstwo, mówiąc: Strać tego a wypuść nam Barabbasza!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Vsa množica pa hkratu zavpije, rekoč: Proč s tem, izpusti pa nam Baraba!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Παντες δε ομου ανεκραξαν, λεγοντες Σηκωσον τουτον, απολυσον δε εις ημας τον Βαραββαν
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.А той се задължаваше да им пуща на всеки празник по един затворник].
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Закричали ж вони всі разом, кажучи: Візьми сього, відпусти ж нам і Вараву,
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Но весь народ стал кричать:смерть Ему! а отпусти нам Варавву.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.ויצעקו כל המונם ויאמרו הסר את זה ופטר לנו את בר אבא׃
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.فصرخوا بجملتهم قائلين خذ هذا واطلق لنا باراباس.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾 人 卻 一 齊 喊 著 說 、 除 掉 這 個 人 、 釋 放 巴 拉 巴 給 我 們
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾人卻 一 齊 喊 著說 、 除掉 這個人 、 釋放 巴拉巴 給我們
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Aber der HERR verstockte Pharaos Herz, daß er die Kinder Israel nicht ließ.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a neprepustil synov Izraelových.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ale obtížil Hospodin srdce Faraonovo, a nepropustil synů Izraelských.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem bocsátá el az Izráel fiait.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Domnul a împietrit inima lui Faraon, şi Faraon n'a lăsat pe copiii lui Israel să plece.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.GOSPOD pa je otrdil srce Faraonovo, da ni odpustil sinov Izraelovih.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie wypuścił synów Izraelskich.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.그러나 여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 이스라엘 자손을 보내지 아니하였더라
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.L`Éternel endurcit le coeur de Pharaon, et Pharaon ne laissa point aller les enfants d`Israël.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Maar de HERE zorgde ervoor dat Farao koppig bleef en deze liet het volk nog steeds niet gaan.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ma il Signore rese ostinato il cuore del faraone, il quale non lasciò partire gli Israeliti
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men HERREN forhærdede Faraos Hjerte, så han ikke lod Israeliterne rejse.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke lot Israels barn fare.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke släppte Israels barn.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin ettei hän päästänyt israelilaisia.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Nhưng Ðức Giê-hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng: người chẳng tha dân Y-sơ-ra-ên đi.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Nhưng_Ðức_Giê - hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng : người chẳng tha dân Y-sơ-ra-ên đi .
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.O Senhor, porém, endureceu o coração de Faraó, e este não deixou ir os filhos de Israel.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón, y éste no dejó ir a los hijos de Israel
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Tetapi TUHAN menjadikan raja keras kepala, dan ia tidak membiarkan orang Israel pergi
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Πλην ο Κυριος εσκληρυνε την καρδιαν του Φαραω, και δεν εξαπεστειλε τους υιους Ισραηλ.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Но Господ закорави сърцето на Фараона, и той не пусна израилтяните.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Но Господь ожесточил сердце фараона, и он не отпустил сыновИзраилевых.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא שלח את בני ישראל׃
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.ولكن شدد الرب قلب فرعون فلم يطلق بني اسرائيل
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.但 耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 容 以 色 列 人 去
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.但 耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 容 以色列人 去
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Aber wir wissen gar nicht, we schnell wir sie runterfahren müssen.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Ale opravdu nevíme, jak rychle je musíme snížit.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Ale skutočne nevieme, ako rýchlo ich musíme znížiť.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Comunque, non sapremmo quanto in fretta farlo.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Dar nu prea ştim cât de repede ar trebui să le reducem.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.De nem tudjuk, milyen gyors csökkentésre van szükség.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.하지만 우리는 이 배출량을 얼마나 빠르게 줄여야하는지 알 수 없다.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Mais nous ne savons pas vraiment à quelle vitesse nous devons les réduire.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Namun kita tidak tahu seberapa cepat kita dapat menguranginya.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Nhưng chúng ta thực sự ko biết chúng ta có thể cắt giảm khí thải trong thời gian bao lâu.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Pero no sabemos cuan rápido debemos recortarlas.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.We weten niet precies hoe snel we moeten afbouwen.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Но всъщност не знаем колко бързо трябва да ги ограничим.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.Но на самом деле мы не знаем, насколько быстро мы должны сократить их.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.אבל אנחנו לא באמת יודעים כמה מהר אנחנו צריכים להפחית אותן.
Ama salınımları ne kadar hılzı kesmemiz gerektiğini bilmiyoruz.و لكننا حقا لا نعلم بأي سرعة يجب علينا أن نقللها.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod