Ana içeriğe geç
Sözlük

şaki ile cümle

şaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün işten erken ayrılmamın bir sakıncası var mı?Would it be OK if I left work early today?
Otur da sakinleş biraz.Sit down for a minute and calm down.
Bir dakika otur da sakinleş.Sit down for a minute and calm down.
Tom eski bir Boston sakini.Tom is a former resident of Boston.
Sami, Leyla'yı sakinleştirmeye çalışıyordu.Sami was trying to calm down Layla.
Sakız çiğnemek orucu bozar mı?Does chewing gum break the fast?
Sakinliklerini kaybettiler.They lost their cool.
Hemen şimdi çık git, bir daha da sakın geleyim deme.Leave now and don't ever come back.
Hemen git ve bir daha sakın dönme.Leave now and don't ever come back.
Şeytanın hilesinden sakının.Avoid the appearance of evil.
Mary bir ninni söyleyerek Tom'u sakinleştirmeye çalıştı.Mary tried to comfort Tom by singing him a lullaby.
Panjurları açsam sakıncası olur mu?Would you mind if I opened the blinds?
Panjurları açmamda bir sakınca var mı?Would you mind if I opened the blinds?
Jaluziyi açmamda bir sakınca var mı?Would you mind if I opened the blinds?
Jaluziyi açsam sakıncası olur mu?Would you mind if I opened the blinds?
Tom'un baskı altında sakin kalabilme becerisini gerçekten takdir ediyorum.I really admire Tom's ability to stay calm under pressure.
Pizzanı denememin bir sakıncası var mı?Mind if I tried your pizza?
Sakın dediklerimi başkasına söyleme.Just don't tell anyone else what I said.
Burada fotoğraf çekmemizin bir sakıncası var mı?Is it OK if we take photographs here?
Azıcık erken ayrılsak senin için bir sakıncası olur mu?Would you mind if we left a little early?
Yüzümüze dokunduğumuzda aslında kendimizi sakinleştiriyoruz.When we touch our faces, we in fact calm ourselves down.
Senden sakin olmanı istiyorum.I want you to be calm.
Sakin olmanızı istiyorum.I want you to be calm.
Burada beklemenizin bir sakıncası yok mu?Don't you mind waiting here?
Buna dokunmamın bir sakıncası yok mu?Don't you mind if I touch this?
Telefonunu kullanmamda sakınca var mı?Is it OK if I use your phone?
Sakıncası yoksa telefonunuzu kullanabilir miyim?Is it OK if I use your phone?
Seni öpmemde bir sakınca var mı?Would it be OK if I kissed you?
Sakınmak istediğim şey buydu.This is what I wanted to avoid.
Radyoyu kapatmamın senin açından bir sakıncası var mı?Would you mind if I turned the radio off?
Radyoyu kapatmamda senin açından bir sakınca var mı?Would you mind if I turned the radio off?
Tıbbi geçmişinizle ilgili birkaç soru sormamda sakınca var mı?Is it okay if I ask you a few questions about your medical history?
Sakin bir yerde, ofisimde konuşmaya ne dersin?Why don't we talk in my office where it's quiet?
Sınıfta sakız çiğneme.Don't chew gum in class.
Derste sakız çiğnemeyin.Don't chew gum in class.
Ayakkabımın altına yapışmış sakız var.There's gum stuck to the bottom of my shoe.
Ayakkabımın altına sakız yapışmış.There's gum stuck to the bottom of my shoe.
Göze çarpmaktan sakın.Avoid standing out.
Emekli olduktan sonra sessiz sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after I retire.
Yarın akşam uğramamın sakıncası var mı?Would you mind if I dropped by tomorrow evening?
Pencereleri kapatmamda bir sakınca var mı?Would you mind shutting the windows?
Pencereyi kapatmamda bir sakınca var mı?Would you mind shutting the window?
Sakın pes etme.Never say die.
Sakinleş! Neden ağlıyorsun?Calm down! Why are you crying?
Evde sakin bir akşam geçirdim.I spent a quiet evening at home.
Elias'ın biraz sakinleşmesi gerekiyordu.Elias needed to calm down a bit.
Elias'ın biraz sakinleşmesi gerekti.Elias needed to calm down a bit.
Robert, şehrin eteklerinde sakin bir mahallede yaşıyor.Robert lives in a quiet neighborhood on the outskirts of town.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose had halted the show several times to calm the audience.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.He urged all parties to keep calm and avoid violence.
O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız."(Al-i İmran 123) "Ey iman edenler!All of you shall repent to GOD, O you believers, that you may succeed."
937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.937 films were banned because they were found objectionable.
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçmayın. )Therefore Escalate not, lest ye be Escalated."
2005: Sakin Olmam Lazım 2007: Tanışma Bitti 2010: Sandık 2012: Aşkın Izdırabını...Albums 2005: Sakin Olmam Lazım 2007: Tanışma Bitti 2010: Sandık 2012: Aşkın Izdırabını...
Buna karşın, herkesin bir rol model olduğu bir televizyon beklentisinden fazlasıyla sakınırım.Besides, I'm very wary of television where everybody is supposed to be a role model.
Marcellina daha sakınmalı bir davranış göstermesini ister ama Figaro onu dinlemez.Marcellina urges caution, but Figaro will not listen.
1997'de Gazze sakinlerinin % 51.8'i mülteci ya da mülteci çocuklarıydı.In 1997, 51.8% of Gaza's inhabitants were refugees or their descendants.
Bu, ilk defa bir şekersiz sakızın Wrigley adı altında pazarlandığını işaret etti.This marked the first time that a sugar-free gum was marketed under the Wrigley name.
Daha sakin ve duygusal bir albüm oldu.It's a more calm and emotional album.
1 Estonya ve Letonya'nın vatandaşı olmayan sakinleri dahil.1 — Including non-citizen residents of Estonia and Latvia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod