İçeride oturmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I sit in?
Oturmamızın bir sakıncası var mı?Do you mind if we sit down?
İçeride oturmamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we sit in?
Burada oturmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I sat here?
Tom kanepede çok sakin oturdu.Tom sat very still on the couch.
Sizinle oturmamın sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I sit with you?
Şimdi yapacak en önemli şey sakin kalmamızdır.The most important thing to do now is for us to remain calm.
Şimdi yapabileceğin en önemli şey sakin kalmaktır.The most important thing you can do now is to remain calm.
Geceleyin bu sokak çok sakindir.At night, this street is very peaceful.
Size bir şey sormamın sakıncası var mı?Would you mind if I asked you something?
Sana bir şey sormamın sakıncası var mı?Would you mind if I asked you something?
Onlar sakinleşti.They calmed down.
Onun yerine Fransızca konuşsak sakıncası var mı?Would you mind if we spoke French instead?
Fransızca konuşmamızın sakıncası var mı?Would you mind if we spoke in French?
Onun yerine Fransızca konuşsak bir sakıncası var mı?Would you mind if we spoke in French instead?
Bir şey denememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I try something?
Sakın beni bırakma!Don't you dare leave me!
Lütfen sadece sakin ol, tamam mı?Please just calm down, okay?
Resim çekmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I took a picture?
Bir yemekten sonra sık sık bir mentollü sakız çiğnerim.I often chew some mentholated gum after a meal.
Tom'a bir şey sormamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I ask Tom something?
Tom dönünceye kadar burada beklememizin bir sakıncası var mı?Would you mind if I wait until Tom gets back?
Burada beklememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I wait here?
Yardım etmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I help?
Gitmemin bir sakıncası var mı?Do you mind if I go?
Araba sürmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I drive?
Bu konuşmayı kaydetmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I record this conversation?
Bugün biraz sakin görünüyorsun.You seem kind of quiet today.
Biraz sakin görünüyorsun.You seem kind of quiet.
Gerçekten sakinsin, değil mi?You're really quiet, aren't you?
Sakinleşmek zorundasın.You've got to calm down.
Hepimizin sakinleşmesi gerekiyor.We all need to calm down.
Bu gece kesinlikle sakinsin.You sure are quiet tonight.
Sizin sakinleşmeye ihtiyacınız var.You guys need to calm down.
Sakıncası yoksa bunu açıklar mısınız?Would you mind explaining this?
Çevreye bakınmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I look around?
Herkes lütfen sakin olun.Everybody please calm down.
Burada uyumamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I sleep here?
Bu gece burada uyumamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I sleep here tonight?
Sakin olan çalışma odasında konuşalım.Let's talk in the study where it's quiet.
Ben şimdi sakinim.I'm calm now.
Sana Tom dememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I call you Tom?
Tom'la çıkmamın sakıncası var mı?Is it OK if I go out with Tom?
Şimdi ihtiyacımız olan şey oturmak ve konuşmak için sakin bir yer.What we need now is a quiet place to sit and talk.
Tom kusursuzca sakin durdu.Tom stood perfectly still.
Tom sakin bir kişi.Tom is a quiet person.
Eşlik etmemin bir sakıncası var mı?Do you mind if I come along?
Beraber gelmemin bir sakıncası var mı?Do you mind if I come along?
Tom daha öncekinden daha sakin.Tom is calmer than before.
Tom sakin görünmeye çalıştı.Tom tried to appear calm.
Tom sakin görünmeye çalışıyordu.Tom was trying to appear calm.
Tom sakin kalmayı zor buldu.Tom found it hard to remain calm.
Tom sakin davranmaya çalıştı.Tom tried to act cool.
Tom sakinleştirici bir dart tarafından vuruldu.Tom was hit by a tranquilizer dart.
Tom sakinleşmeye çalıştı.Tom tried to calm down.
Onlar çok sakin.They're way too calm.
Tom Mary'yi sakinleştirmeye çalışıyor.Tom is trying to calm Mary down.
Onun hakkında oldukça sakin görünüyorsun.You seem pretty calm about it.
Bir göz atmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I have a look?
Sorudan sakınmayın.Don't avoid the question!