Şakalar orijinal değildi.The jokes were unoriginal.
Şakalar komik değildi.The jokes weren't funny.
Bu sadece onunla ve benim aramda özel bir şaka.It's just a private joke between him and me.
Biz sadece şakalaşıyorduk.We were just joking around.
Tom çoğu zaman yaptığı şakalara kendi de güler.Tom almost always laughs at his own jokes.
Tom'un şakasının eğlenceli olduğunu düşünmedim.I didn't think Tom's joke was funny.
Tom sık sık kendi şakalarına güler.Tom often laughs at his own jokes.
Tom'un şakaları her zaman komik olmuyor.Tom's jokes aren't always funny.
Ben hiç şaka yapmadım.I didn't crack any jokes.
Tom'un şakalarına neredeyse hiç gülmüyorum.I hardly ever laugh at Tom's jokes.
Umarım Tom şakalarınıza güldü.I hope Tom laughed at your jokes.
Mary'nin şakasına gülmeyen tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one who didn't laugh at Mary's joke.
Mary'nin şakasına gülmeyen tek kişi Tom'dur.Tom is the only one who didn't laugh at Mary's joke.
Tom şakaklarını parmak uçlarıyla ovuşturdu.Tom rubbed his temples with his fingertips.
Tom benim şakalarımın komik olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought my jokes were funny.
Tom bunun bir eşek şakası olduğunu düşünüyor.Tom thinks it was a prank.
Tom Mary'nin şakaklarına masaj yaptı.Tom massaged Mary's temples.
Sami insanlara şaka yapmayı severdi.Sami liked to prank people.
Sami, Leyla'ya şaka yapmaya karar verdi.Sami decided to prank Layla.
Sami çevresiyle şakalaşmaktan hoşlanıyordu.Sami liked to joke around.
İlk önce Tom'un şaka yaptığına inanıyordum ama ciddiydi.At first, I believed that Tom was joking, but he was serious.
Tom Mary'ye sadece şaka yaptığını söyledi mi?Did Tom tell Mary he was only joking?
Sami onu bir şaka olarak yaptı.Sami did that as a joke.
Tom'a sadece şaka yaptığımı söyledim.I told Tom I was only joking.
Umarım Tom ve Mary şaka yapıyordur.I hope Tom and Mary were joking.
Tanrılar bile şakaları sever.Even the gods love jokes.
Tom şaka mı yapıyordu?Was Tom joking?
Tom'la o konuda şaka yaptım.I've joked with Tom about that.
Bu şimdiye kadar duyduğum en komik şakalardan biri.That's one of the funniest jokes that I've ever heard.
Tom şaka yapıyor, değil mi?Tom is joking, isn't he?
Tom Mary'nin şaka yaptığını düşündü.Tom thought Mary was joking.
Tom, Mary'nin şaka yaptığını düşündü.Tom thought that Mary was joking.
Şakalarını nasıl yazıyorsun?How do you write your jokes?
Duyduğum en kötü şaka.That's the worst joke I've ever heard.
Bu duyduğum en kötü şaka.That's the worst joke I've ever heard.
Sami, evet dediğinde şaka yapıyordu.Sami was kidding when he said yes.
Sami evet derken şaka ediyordu.Sami was kidding when he said yes.
Tom'un şaka yapmadığının farkındayım.I realize Tom wasn't joking.
Tom'un şaka yapmadığını biliyorum.I know Tom wasn't joking.
Tom'un şakalarına ister istemez güldük.We couldn't help laughing at Tom's jokes.
Bize şaka mı yapıyorsun?Are you kidding us?
Tom bize eşek şakası yaptı.Tom played a prank on us.
O, böyle şeyleri sadece şakasına söylüyor.He only says these things as a joke.
Şaka tabii ki de.It's a joke, of course.
Şakaydı tabii.It was a joke, of course.
Öğretmene sık sık şaka yapardı.He would often play jokes on the teacher.
Şakayla karışık zengin olmadığını söyledi.He said jokingly that he was not very rich.
Artık şaka kaldıramıyorum.I can't take jokes anymore.
Tom'un şakası eşek şakasına döndü.Tom went too far with his prank.
Tom şakanın dozunu kaçırdı.Tom went too far with his prank.
Eski bir şaka, ama iyi.It's an old gag, but a good one.
Bu birinin bana verdiği şaka hediyesi.This is a gag gift somebody gave me.
Cidden kulağa şaka gibi geliyor.Honestly, it sounds like a joke.
Tom hiç şaka kaldıramıyor.Tom can't take a joke.
O sadece aptalca bir eşek şakasıydı.That was just a stupid prank.
Şakalarına gülmemesi ("The Switch").Because she never laughed at his jokes ("The Switch").
Lynch, bize büyük bir şaka yapmaya çalışmış."Lynch is playing a big practical joke on us."
Aramayı kabul eden Dönitz'in yardımcısı ilk başta bunun kötü bir şaka olduğunu düşündü.Dönitz's adjutant, who had accepted the call, initially thought that it was a bad joke.
Dükkân "Fred ve George'un bile en çılgın hayallerini gerçekleştirecek şakalar ve oyunlar" satar.It carried "jokes and tricks to fulfill even Fred and George's wildest dreams."
Ah, şakacılar.”No joke, guys."