Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Se on yksivuotinen, varsin kestävä kasvi.
Gelen ünlülere absürt şakalar da yapmaktadır.Purimina on myös esitetty vitsikkäitä näytelmiä.
Rick'in yaptığı eşek şakalarından çok korkar.Vihaa sydämensä kyllyydestä Rickiä.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Monet esineistä on saatu lahjoituksina.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Elokuvassa Tomin ja Jerryn kuullaan poikkeuksellisesti puhuvan ja laulavan.
Oyunun girişinde yapılan Hannah'ya bir şakayı durdurmaya çalışırken görülmektedir.Puolustavana hyökkääjänä tunnetun Wilmin aloitus jokeripaidassa oli näyttävä.
O da Ray Ray gibi şakayı sever.Hän ei ole myöskään yhtä leikkimielinen kuin Lari.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Mustaa huumoria toki löytyy.
Portekiz, Çin ve Hong Kong ile şakalaşmayı sever.Japanin kiinnostus kohdistui Koreaan ja Kiinaan.
Avustralya Grand Prix haftasonu başladığında, Brawn GP takımının şaka yapmadığı anlaşılmaya başladı.Kauden avauskilpailu Australiassa oli tulokastalli Brawn GP:n näytöstä.
(15) Ama Helena hala onların şaka yaptığını düşünmektedir.Tämän jälkeen Helena oli todella järkyttynyt ja luuli tappaneensa Akin.
Şakanın konusunu kaçırdım.En ymmärtänyt vitsiä.
Onun şakalarına gülmemek elimde değildi.En voinut olla nauramatta hänen vitseilleen.
Bu bir şaka mı?Onko se vitsi?
Şaka yapıyordum.Se oli vitsi.
Şaka bile yaptı.Διέθετε περιστροφική πλάκα.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Ο τρόπος του Σαχ είναι να αντιμετωπίζει το έργο ως αστείο.'"
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.Δήλωσε «Δεν είμαι αστεία.
Sınıf okula ilk defa bir bayan hoca geldiği için sürekli hocayı kandırırlar ve şakalar yaparlar.Όταν φτάνει πρώτη φορά στο σχολείο φέρεται με άσχημο τρόπο στην κυρία Χιμένα και την κάνει να κλάψει.
Bir şaka dükkânıdır.Ένα Πέρσης καταστηματάρχης.
Ah, şakacılar.”Κλαούζιους».
1564 - İlk "1 Nisan" şakaları Fransa'da yapılmaya başlandı.Μέχρι το 1564 η πρωτοχρονιά των Γάλλων ήταν η "1η Απριλίου".
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Είναι φυτό ζωηρό και εξαιρετικά παραγωγικό.
Kas Adam ona şaka yapmayı çok sever.Καταβάθος της αρέσει να κάνει δύσκολη τη ζωή του άντρα της.
Uwe Naumann (Yayıncı.): Maskeli Şaka.Ρουστάμ Μούσιν (Рустам Мусин): Ο κιθαριστής για τους Urker.
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Η Μάγκι, αν και βρέφος, φαίνεται να είναι το εξυπνότερο μέλος της οικογένειας.
1 Nisan Şaka Günü, her yılın 1 Nisan günü kutlanır.Η ορκωμοσία τους γίνεται κάθε χρόνο την 1η Απριλίου και την 1η Οκτωβρίου.
Köyün eski Şakak'tır.Είναι παλιό χωριό της περιοχής.
Bir gün sonra ise bunun 1 Nisan şakası olduğu açıklandı.Det blev senere afsløret at det var en aprilsnar.
Kanepe şakasının yer aldığı ilk bölüm "Bart the Genius" idir.Hendes første optræden er i afsnittet Bart the Genius.
Bunun bir şaka olduğunu anlayamamıştı.Jeg troede, det var en joke.
Uwe Naumann (Yayıncı.): Maskeli Şaka.Manfred Tschaikner: Bludenz Lesebuch.
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!Er drillesyg og altid ude på sjov.
O senenin 1 Nisan'ı grup ilk 1 Nisan şakasını yaptı.Den 1. april blev den første af flere aprilsnarer publiceret.
Fransızlar, bu şakalara "Poisson D'avril" (Nisan balığı) adını verdiler.De blev som følge heraf drillende kaldt poissons d´avril (aprilsfisk).
Bir şaka dükkânıdır.En Kjøbstadidyl.
Ah, şakacılar.”‘Scherzo’.
En zor durumlar'da bile hala şaka yapabilir.Under haveforhold kan den dog let blive for aggressiv.
Çilli insanlara şaka olsun diye söylenir.Min onkel troede det var for sjov.
Haberler ve Şakalar.Til oplevelser og sjov.
Duruma göre şaka yüzlü dünür geleceklerini söyler.For livet i jordbunden betyder det nedslæmmede ler, at afdræningen bliver dårlig.
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.En række planer blev efterhånden udarbejdet af Morgan og hans planlæggere.
Andy Larkin: Dizinin ana karakteridir ve şaka yapmayı çok sever.Marie Key: Det er lettest at være sjov i medvind.
Şakak kemiği(os temporale)ne bağlanır.Den er beslægtet med intaglio (reliefskåret sten).
Ancak bu şaka ciddiye döner ve dört kadın banka soygunu için planlar yapmaya başlarlar.Tingene accelererer imidlertid, og parret begynder at røve banker, og røverierne bliver mere voldelige.
Bu şakalar, Tube Bar kayıtlarına dayanır.Disse opfordringer blev baseret på en række telefonfis-opkald kendt som Tube Bar-optagelserne.
Scully kariyerine Yakov Smirnoff için yazdığı şakalar ile başladı.Han startet sin karriere med å skrive vitser for Yakov Smirnoff.
Ah, şakacılar.”«Smiuvegen».
Şaka bile yaptı.Det viste seg å være en spøk.
Bir şaka dükkânıdır.Stedet har også en Joker butikk.
Bunun bir şaka olduğunu anlayamamıştı.Hun sa at hun mente det som en spøk.
Bu onların arasındaki bir şakadır.Dette medfører gnisninger mellom dem.
Ancak bu şaka ciddiye döner ve dört kadın banka soygunu için planlar yapmaya başlarlar.Tre venner bestemmer seg for å dra en spøk og later som de skal rane en bank når ett faktisk bankran foregår.
Haberler ve Şakalar.Nyheter og lenker.
Numara 4'e hep şaka yaparlar.De opptrer alltid i et odde antall.
Çeşitli şakalar ve oyunlar yapılır.Det finnes en rekke utvidelser og varianter av spillet.
Çilli insanlara şaka olsun diye söylenir.Snobbete fruer gjøres det narr av.
Örneğin aşağıdaki cümledeki tüm kelimeler türemiştir: Gözlük satıcısı öğrencilerle şakalaşıyordu.Der var det skrevet på spøk at den enkle versjonen var ment for spillanmelderere.
Şaka bile yaptı.Ia suka bercanda.
Bu onların arasındaki bir şakadır.Ini menjadi kan masalah diantara mereka.