Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler är känd för sina sarkastiska skämt.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Men Shahs sätt är att betrakta arbetet som ett skämt.'"
Şaka bile yaptı.Det är ett skämt."
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.För andra betydelser, se Wādī aş Şakhr.
Sonrasında apaçık bir şaka olduğunu ifade etti.Detta visade sig senare vara ett ironiskt skämt.
Ah, şakacılar.”De älskande".
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Insamlingen var menad som ett skämt.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Den mörka stjärtens vita hörn är också tydliga.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Många unika föremål förstördes.
Bu onların arasındaki bir şakadır.Detta är en avgörande skillnad dem emellan.
Haberler ve Şakalar.De dansar och skämtar.
Genellikle, ölüme yaklaşan talihsiz olaylara uğradığı şakada serisinde görülür.Som så ofta annars så är det snarare i hemmet det dödliga våldet sker.
Pratik şakaları sever.Han gillar serier.
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!Hon är alltid förberedd och visar alltid ledarskap.
Şaka bile yaptı.Маємо жарт.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Багато нових предметів не продаються.
Spielberg, Schindler'in öyküsünden şaşkına dönmüş halde, şakayla karışık, gerçek olup olmadığını sormuştur.Спілберг був здивований історією Шиндлера, жартівливо питаючи, чи це дійсно правда і таке дійсно сталося.
Çilli insanlara şaka olsun diye söylenir.«Люди бояться жартувати.
1 Nisan Şaka Günü, her yılın 1 Nisan günü kutlanır.День сміху (День усіх дурнів) відзначається 1 квітня.
Elisabeth bu teklifi bir şaka olarak kabul eder.Кан'я охарактеризував цю пропозицію як жарт.
Bunun bir şaka olduğunu anlayamamıştı.Вони прийняли це за жарт.
Takma adı "Albay" Alaska'nın hazırladığı şakaların ardındaki stratejik beyninden gelir.Його прізвисько Полковник, тому що він є стратегічним «мозком» усіх махінацій, які вигадує Аляска.
Kas Adam ona şaka yapmayı çok sever.Взагалі галицька преса полюбляла жартувати з нього.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Але шлях Шаха полягає в ставленні до роботи з гумором.
Yalnızca bazı fıkra ve şakalar nüktelidir.Деякі елементи мови є жартівливими.
Bir gün sonra ise bunun 1 Nisan şakası olduğu açıklandı.Проте пізніше виявилось, що це був жарт до першого квітня.
Numara 4'e hep şaka yaparlar.Кількість хвиль завжди складає 4.
Ah, şakacılar.”«Смішарики.
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.Жартувати аби не хорувати.
7 Şubat 1910’da şakanın yapılmasına karar verildi.7 червня 1910 року будівлю було освячено.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Том і Джеррі грають у всі спортивні ігри.
Ferrari pit ekibinin zayıf performansı, sürekli şakalara konu olmaktaydı.Щорічно відкриття Петропавлівського ярмарку супроводжувалось урочистими подіями.
Şaka daha sonra gazetelerde yayınlandı.Закон потім публікується в газеті.
Zonko'nun şaka dükkânı sihirli şakaların olduğu insanları eğlendirmek için yaratılmış bir dükkândır.Крамниця «Зонко» Магазин жартівливих товарів.
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Прославився як хоробрий вояка, але підлеглі не любили його за жорстокість.
Haberler ve Şakalar.Казки та розповідання.
Sadece şaka yapıyorum.Я лише жартую.
Sadece şaka yapıyorum.Я просто жартую.
O bir şaka ile başladı.Він розпочав із жарту.
Bu bir şaka.Це жарт.
Şaka yapıyordum.Я шуткувала.
Şaka yapıyordum.Я пожартувала.
Tom şaka yapmıyor.Том не жартує.
Lütfen bana Tom'un şaka yaptığını söyleyin.Будь ласка, скажи мені, що Том жартує.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.Розумію, ти жартував.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.Розумію, ти жартувала.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.Розумію, ви жартували.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.Я розумію, ти жартував.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.Я розумію, ти жартувала.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.Я розумію, ви жартували.
Ciddiyim! Tamam, şaka yapıyorum.Я серйозно! Гаразд, жартую.
Her şey sadece bir şakaydı.Усе було лише жартом.
Tom'un aksanı hakkında bir şaka yaptım.Я пожартував про акцент Тома.
Bir gün sonra ise bunun 1 Nisan şakası olduğu açıklandı.Hovořilo se o tom, že to byl pravděpodobně aprílový žertík.
Şaka bile yaptı.To si snad děláte srandu.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Jinak si ze všeho dělá srandu.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Tato přezdívka je vlastně vtip.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Vlkodlaci mají rádi drahé kameny a zlato.
Binbaşı bunu garip bir fikir olarak değerlendirir ve yersiz bir şaka olduğunu söyler.Myslí si tak, že se jedná o nějaký špatný žert a zavěsí.
Konu şakayla karışık alaylı bir dille anlatılır.Co jsem řekl byl pouze vtip, který špatně přeložili.