şahsi ile cümle
şahsi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.Дома отец учил её астрономии, используя собственный телескоп.
"'Şahsiyet' Bir senaryo sıkıntısı daha".«More Bang for the Book.»
Daniel James "Dan" Howell (doğum 11 Haziran 1991) İngiliz video blogger ve radyo şahsiyetidir.Дэниел Джеймс Хауэлл (род. 11 июня 1991) — британский видеоблогер и бывший радиоведущий.
Şahsi adı bilinmiyor.Её личное имя неизвестно.
Oni şahsın hiç önemli olmadığı durumlarda kullanılan zamirdir.Она используется тогда, когда порядок не имеет значения.
O şahsına münhasır kişiliğiyle asla birilerinin adamı olamayacak bir karakter.Человек, который, как порой кажется, не имеет собственной личности.
Carter, 1959 devriminden beri Küba'yı ziyaret eden ABD Başkanlığı yapmış ilk siyasi şahsiyet oldu.В 1959 году совершил первый в истории республики официальный визит президента Аргентины в США.
Corto ayrıca kimi tarihi şahsiyetleri bilir ve tanır.Кука и некоторых других исторических лиц.
İnsanların şahsiyet olarak geliştirilmesini toplumun kalkınması için yararlı bir yol olarak kabul eder.Клянёмся стать настоящей личностью, внести вклад в развитие общества!
Şahsiyet bir bütündür.Потому что цельная личность.
Ülke nüfusunun %60'ı şahsi tüketim ve kullanım için tarımsal ürünler ekmektedir.Каждая семья получала по 60 десятин земли в вечное и наследственное пользование.
Buna en uygun şahsiyet, Alman Kayser olacaktır" dedim”.إن الشخصية الأكثر ملاءمة هو القيصر الألماني".
Richthofen ailesi Birinci Savaşı sırasında ünlü olacak birçok önemli şahsiyetleri üretmiştir.خرجت من عائلة فون ريشتهوفن عدة شخصيات مرموقة من شأنها أن تصبح مشهورة خلال الحرب الأولى.
Hikâye üçüncü bir şahsın ağzından farklı karakterlerin bakış açısıyla anlatılır.تُحكى القصة من منظور شخص ثالث عبر وجهة نظر عدة شخصيات.
Tepede bazıları ünlü kişilere şahsiyetlere ait 150000 kadar mezar bulunmaktadır.يقدر عدد المقابر بـ 150,000 مقبرة على الجبل، من ضمنها مقابر أشخاص معروفين.
Yirminci yüzyıldaki en önemli şahsiyetlerdendir.أهم 100 شخصية في القرن.
Kitap, onların şahsında tüm insanların ve insanlığın tarihini içinde barındırır.ويوجد بالقرآن آيات مكية وأخرى مدنية.
Şahsi adı bilinmiyor.اسمها الشخصي غير معروف.
Fakat ben İlhami Çiçek’in bizim kesimce hem şiirinin hem de şahsiyetinin yeterince tanınmadığı kanaatindeyim.ينتمي دالي إلى التيار الكاثوليكي واللاأدري على حد سواء.
Wisconsin eyaletinde 2008'de kişi başına düşen yıllık şahsi medyan gelir $35,239 idi.كان الدخل الشخصي للفرد 35،239 $ في عام 2008.
‘Sanat şahsi ve muhteremdir.’"الفنان والإنسان".
Şahsi serveti 2017 yılı itibarıyla 2.1 milyar dolardır.تقدر ثروته بنحو 11 مليار دولار عام 2017 .
Kendi şahsına mahsus 9 atı vardı.كان للعملاق ثريفالدي تسع رؤوس.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.بل أنه يشمل الأفراد في حياتهم الخاصة.
Dönemin diğer tanınmış şahsiyeti Erzurumlu Emrah'tır.ويشعر الرجل الآخر الذي تم ترشيحه للدور نفسه بغرور فيركام.
Genellikle eğitim uçağı ve şahsî uçak olarak kullanılır.غالبا ما تستعمل وسيلة نقل جوي كالطائرة وغيرها لإتمامه.
Bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen bir diyarda çok ünlü bir şahsiyetin evinde sıradan bir temizlik günüdür.قضت أيامها الأخيرة وحيدة في مسكن غريب غير مُريح.
Hayrulnisa Hanım'ın şahsi devlet icraatına şu örnek verilebilir.قد تكون هذه الرفات البشرية للملكة رخيت رع نفسها.
Richthofen ailesi Birinci Savaşı sırasında ünlü olacak birçok önemli şahsiyetleri üretmiştir.A família von Richthofen produziu várias personalidades que se tornariam famosas durante a Primeira Guerra.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.Contudo, ainda tem tempo para paixões na sua vida pessoal.
1613 yılında üçüncü kitabını şahsi bir önsözle piyasaya sürmüştür.Em 1613 foi publicado a terceira edição com um prefacio pessoal.
Genellikle eğitim uçağı ve şahsî uçak olarak kullanılır.É utilizado para treinamento de voo e uso pessoal.
Şahsının isteği üzere Selanik şehri kutsiyete kavuşur ve inananlar (maminim) buraya yerleşirler.A capela transformou-se num local de oração, em que os fiéis depositam os seus pedidos de intercessão.
Bu nedenle, tüm bunlardan onun önemli bir şahsiyet olduğu fikri çıkartılabilir.Como você pode ver, envolve toda sua personalidade.
Kendisine ipekli kumuşlar ve şahsı tarafından kullanılacak giysiler de verildi.No entanto, permitiram que ele fosse sepultado vestindo uma roupa de palhaço.
"Herder: Şahsiyeti ve Eserleri".Proletariado: o Nome e a Coisa.
Buna en uygun şahsiyet, Alman Kayser olacaktır" dedim”.Eu disse, 'Bom, você deve ser o roteirista'.
"Abide Şahsiyetler".«Organizações subordinadas».
Müller ona hiçbir zaman kızının isteklerine aykırı bir şahsi karar vermeyeceğini bildirir.Electra responde que nunca sentiu tanta vontade de falar com a mãe.
Hikâye üçüncü bir şahsın ağzından farklı karakterlerin bakış açısıyla anlatılır.De serie wordt verteld in derde persoon enkelvoud en door de ogen van verschillende personages.
Orkestranın en önemli şahsiyetleri de Richard von Weizsäcker, Lech Walesa ve Václav Havel'dir.Beschermheren van het orkest zijn sindsdien Richard von Weizsäcker, Václav Havel en Lech Wałęsa.
Amsterdam’daki bir İngiliz profesörün aracılığıyla Thomas Hobbes’un şahsi sekreterliği görevini üstlenir.Via een Engelse hoogleraar in Amsterdam werd hij de persoonlijke secretaris van Hobbes.
İsveç ile Norveç arasında bulunan şahsi krallık birliği ortadan kaldırıldı.Hij was een voorstander van de opheffing van de Personele Unie tussen Noorwegen en Zweden.
Günümüzde otel olarak işletilmektedir ve özel bir şahsın mülkiyetindedir.Tegenwoordig is het particulier bezit en als zodanig bewoond.
Türk müziğinin önemli şahsiyetlerinden birisidir.Hij is één van de voornaamste vertolkers van Turkse volksmuziek.
Ancak, vatandaşlarımız arzu ettikleri takdirde şahsi temizlik malzemelerini yanlarında getirebilirler.De bewoners mochten alleen hun persoonlijke bezittingen meenemen.
Bu türlü yolsuz kazanç kazanma ile kendi şahsi servetini de büyük miktarlara yükseltmiştir.Hij verwierf, al dan niet door schenking, uitgestrekte landgoederen.
Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı.Sindsdien was hij niet meer de oude en verkoopt hij zelfgeschreven gedichtjes.
Şahsi aracla takribi 15 dakikada bilecik merkeze ulaşılmaktadır.Overgeven kan op deze map al na 15 minuten.
Ülkesinin iyiliğinden çok kendi şahsi iyiliğinin peşinde koşmakla itham edilir.Veel individuen werden voor hun persoonlijk welzijn aangetrokken door de nieuwe religie.
Fakat başka uzmanlar tarafından, tablodaki kadın için üç farklı şahsiyet de öne sürülmüştür.Aan beide zijden van het beeld is een reliëf van drie vrouwenfiguren aangebracht.
Ve bu da 1. tekil şahsın ifadelerinin gerçekte hiçbir değer taşımadığını gösterir.Gedeelte waarin de eerste signalen worden gegeven dat het geen echte speech is.
Bu onun şahsi internet sitesidir.Dat is zijn persoonlijke website.
"Abide Şahsiyetler".Zapomniani bohaterowie".
Bölüm 3 – Ticaret Bölgesi Geralt Vizima'nın zengin bölgesinde Triss Merigold'un şahsi odasında uyanır.Geralt budzi się w osobistej komnacie Triss Merigold, w zamożnej dzielnicy Wyzimy.
Günümüzde otel olarak işletilmektedir ve özel bir şahsın mülkiyetindedir.Obecnie obiekt jest własnością prywatną, znajduje się w nim hotel.
Sınırsız sorumluluğa, şahsi sorumluluk da denilmektedir.Immunitet formalny nazwany jest również immunitetem osobistym.
Minivan, çok amaçlı araç veya MPV, şahsi kullanım için tasarlanmış bir van türü.Minivan lub MPV (ang. Multi-Purpose Vehicle) – typ nadwozia wielozadaniowego samochodu osobowego.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.W tym czasie znalazł szczęście w życiu osobistym.
Bu nedenle, tüm bunlardan onun önemli bir şahsiyet olduğu fikri çıkartılabilir.Wydaje mi się, że wiem, dlaczego jego postać jest ważna.
İlgili Sayfalar