şahsen ile cümle
şahsen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İki yıl sonra Mamai şahsen Moskova'ya karşı büyük bir kuvvete liderlik etti.Doi ani mai târziu Mamai a condus personal o forță mare împotriva cnezatului Moscovei.
Asıl adı Şahsenem Akkaş’tır.Adevăratul nume al vedetei”.
Ama benim için şahsen, ben sadece bu filmi izleyerek değil ama oyuncaklarıyla oynayarak büyüdüm.Acest film e interesant numai fiindcă figurează în el actorii noștri, nu și prin felul în care ei joacă.
Bir bakıma çünkü ilk biyografisini yazanlar onu şahsen tanıyorlardı.A show autobiografikus, első személyben mesélt.
Titta onu durdurmak için ona şahsen hücum etmeye hazırlanmaktadır.Vesztegzár személyesen jön, hogy elbánjon vele.
Ama benim için şahsen, ben sadece bu filmi izleyerek değil ama oyuncaklarıyla oynayarak büyüdüm.Ezzel szemben a csaták előtti jeleneteket nem a filmből vették át, azokhoz a játék motorját használják.
98'de Nerva ölünce Hadrianus, Trajan'ı hemen şahsen bilgilendiren ilk kişiydi.Miután Nerva császár meghalt, Hadrianus személyesen ment Traianushoz a fontos információkkal.
Şahsen Hitler tarafından hepsi onaylandı.Tällaisista tapauksista Hitler päätti henkilökohtaisesti.
Bu öneriyi Batı'ya tanıtmak için İtalya'ya şahsen seyahat yapmıştır.Sille inspiraation antoi Italiaan tehty matka.
Onunla şahsen tanışmadım fakat onu tanıyorum.En ole henkilökohtaisesti tavannut häntä, mutta tunnen hänet kyllä.
98'de Nerva ölünce Hadrianus, Trajan'ı hemen şahsen bilgilendiren ilk kişiydi.Όταν ο Νέρβας πέθανε το 98, έσπευσε να ενημερώσει προσωπικά τον Τραϊανό.
İki yıl sonra Mamai şahsen Moskova'ya karşı büyük bir kuvvete liderlik etti.To år senere førte Mamai personligt en stor styrke mod Moskva.
1918-1944 Bağımsiz İzlanda devleti ama Danimarka Kralı'nin şahsen İzlanda hükümdarı olması.Australien og Canada, samt for Island i perioden 1918-44, hvor den danske konge var statsoverhoved.
İki yıl sonra Mamai şahsen Moskova'ya karşı büyük bir kuvvete liderlik etti.To år senere førte Mamai personlig en stor styrke mot Moskva.
Duruşma sırasında Priebke'nin şahsen iki İtalyanı vurduğu netleşti.Det kom også frem at Priebke selv hadde skutt to italienere.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Til tross for dette var dronning Victoria veldig glad i å danse, og hun var spesielt glad i å danse vals.
1918-1944 Bağımsiz İzlanda devleti ama Danimarka Kralı'nin şahsen İzlanda hükümdarı olması.Ikke før i 1918 ble Island selvstendig, men den danske kongen var likevel konge på Island.
98'de Nerva ölünce Hadrianus, Trajan'ı hemen şahsen bilgilendiren ilk kişiydi.Khi Nerva qua đời năm 98, Hadrianus đã vội vã thông báo cho cá nhân Trajan.
Adams daha sonra General Nguyễn ve ailesinden namlarına vermiş olduğu zarardan dolayı şahsen özür dilemiştir.Adams sau này đã xin lỗi cá nhân tướng Loan và gia đình ông ta vì những tổn hại không thể hàn gắn bởi bức ảnh.
Madison şahsen 'Hacı Dağı' anlamına gelen Montpellier kelimesinin Fransızca telaffuzundan hoşlanıyordu.彼は「巡礼の山」を意味するフランスの有名なリゾート地、モンペリエ(Montpelier)のフランス語の綴りを好んでいた。
Apollo kendisi şahsen ortaya çıkar.ソルが勝手に出現する。
Pranga anahtarını da şahsen kendi aldı.鍵は自ら掛けた。
1918-1944 Bağımsiz İzlanda devleti ama Danimarka Kralı'nin şahsen İzlanda hükümdarı olması.从1918年到1944年,冰岛的性质属于自治领,但是丹麦国王依旧是冰岛的元首。
Çünkü bu anlaşmayı imzalayıcı olan ve şahsen yemin vermiş olan hükümdar (II. Murad) artık tahtta değildi.历义武、昭义二军节度大使,以张茂昭、王虔休为留后,不出閤。
Çünkü bu anlaşmayı imzalayıcı olan ve şahsen yemin vermiş olan hükümdar (II. Murad) artık tahtta değildi.둘째, 신(信)과 승해(勝解) 그리고 신(信)과 욕(欲) 사이에 아무런 차별이 없게 된다.
Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı.קונאן דויל היה רודף צדק, וחקר בעצמו שני מקרים.
1918-1944 Bağımsiz İzlanda devleti ama Danimarka Kralı'nin şahsen İzlanda hükümdarı olması.בין השנים 1918 עד 1944 הייתה איסלנד תחת ממשל עצמי, אך מלך דנמרק היה ראש המדינה הן של דנמרק והן של איסלנד.
Bu fermanlar, Padişah tarafından şahsen yazılıyordu, ancak bir saray katibi tarafından da kopyalanıyordu.המכתב נכתב על ידי הולופאינן, אך נחתם גם על ידי שאר חברי הלהקה.
Bir grupda tazminatı şahsen veya hazineden ödenenler bulunuyordu ve bunlar serbest olarak şehirden ayrıldılar.Oni su imali javnu ulogu u zajednici i za to su bili plaćeni u novcu ili naravi.
Ayni yıl evlendiğinde evlilik vesikalarını kral ve kraliçe şahsen imzaladılar.Ako svedok sa na sobášnu listinu podpísal aj samotný kráľ.
Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı.Caesar bol jedným z dvoch sudcov, ktorí prípad vyšetrovali.
Şahsen Hitler tarafından hepsi onaylandı.V vseh pogledih je popolnoma podpiral Hitlerjeve odločitve.
Bu hain tuzağı V. Leon'un kendisi şahsen hazırlamıştı.Njegovo delo je dokončal Leon VI..
Ariovistus bir karşılıklı görüşme teklif edip Sezar'a elçiler göndererek onunla şahsen görüşmeler talep etti.Ariovist je Cezarju poslal delegacijo z zahtevo, da se z njim sestane.
Şahsen Hitler tarafından hepsi onaylandı.Šį rangą vienasmeniškai suteikdavo Hitleris.
1514'ten vefat edene kadar şah şahsen hiçbir savaşa girmemiştir.Tegelikult ei jõudnudki Peeter I enne oma ootamatut surma 1725. aastal endale järeltulijat määrata.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.Drzewa nauczyły mnie nowego rodzaju miłości do moich dzieci.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.E per quanto mi riguarda, gli alberi mi hanno insegnato un modo del tutto nuovo di amare i miei bambini.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.És legalábbis engem személy szerint a fák megtanítottak a gyerekeimnek egy egészen újfajta szeretetére.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.Ít nhất là với tôi, cá nhân, nhưng cây này đã dạy tôi một cách rất mới để yêu thương lũ trẻ.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.그리고 적어도 저는 개인적으로 나무가 제 아이들을 사랑하는 아주 새로운 방법을 가르쳐 주었다고 생각합니다.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.Mij persoonlijk hebben de bomen een volledig nieuwe manier geleerd om van mijn kinderen te houden.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.Und ich persönlich zumindest habe von den Bäumen eine ganze neue Art gelernt, meine Kinder zu lieben.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.И лично меня деревья научили совершенно по-новому любить своих детей.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.Поне що се отнася лично до мен, дърветата ме научиха на изцяло нов начин да обичам децата си.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.ולפחות עבורי, העצים לימדו אותי, באופן אישי דרך חדשה לגמרי לאהוב את ילדי.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.وفيما يخصني شخصيا فقد علمتني الأشجار طريقة جديدة كليا في حب أطفالي.
Ağaçlar, şahsen bana, çocuklarımı çok daha farklı bir şekilde sevmeyi öğretti.以前とは全く違う子どもの愛し方を教わりました 子どもたちと樹冠を探検したことは
Ahhh, evet, evet, evet. [S:] Benim için, şahsen, hayatımda bir kadın olmasını isterim.Pentru mine personal mi-aș dori să am o femeie în viața mea.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.A me piace quello con il sigaro lì in fondo.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.Ich mag das kleine Kerlchen mit der Zigarre dort unten.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.Îmi place tipul cu țigara de acolo de jos.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.J'aime le modèle avec le cigare en bas à droite.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.그리고 저는 아래의 담배 문 녀석을 좋아하지요.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.Podoba mi się ten na dole z cygarem.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.Y me gusta el del cigarrillo de abajo del todo.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.Мне нравится парень с сигарой, здесь внизу.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.Харесвам този тип с пурата там в дъното.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.ואני אוהב את הבחור עם הסיגר בתחתית שם.
Alt taraftaki sigarali olanı oldukça beğendim ben sahsen.أنا أحب صاحب السيجار الموجود بأدنى الصفحة
İlgili Sayfalar