Ana içeriğe geç
Sözlük

şaheser ile cümle

şaheser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar Avrupa sanatının seçkin şaheserleridirler.They are great masterpieces of European art.
Bu senfoni gerçek bir şaheser.This symphony is a real masterpiece.
Bu film bir şaheser.This film is a masterpiece.
Bu gerçek bir şaheser.This is a true masterpiece.
Bu şarkı bir şaheser.This song is a masterpiece.
Şarkının video-klibi ise başlı başına bir şaheser olarak görülmekteydi.The direct-to-video film was based heavily on his own life as a performer.
Batı kaligrafisinin bir şaheseri ve Insular art'ın doruk noktası olarak kabul edilir.The palace was designed as a blend of western technology and Indian architectural features.
Bu nedenle III. Otto "Dünya Şaheseri" ("the wonder of the world.") olarak isimlendirildi.It was dubbed the "Eighth Wonder of the World" by contemporaries.
Bununla birlikte, fanlar ve bazı eleştiriler albümün büyük bir şaheser olduğu fikrine sahipti.However some fans and analysts question whether it was really a fumble at all.
Bu kusurlu bir şaheser.It's a flawed masterpiece.
Bir tür kazı kazan şaheserleri.One of these is scratch-off masterpieces.
Bu Japonyayı çıldırtan bir kıvılcım oldu... ...çünkü herkes bir şaheser istiyor.Well this has sparked a craze in Japan, because everyone's wanting a masterpiece.
Diğeri ilk dökme kuşum, diğeri şaheserim ve diğeri de bronzum.There's my first casting, there's my master and there's my bronze.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Maybe next they'll condition the pigeons to paint their own masterpieces.
Bir örnek vereyim. 2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.Just to give you an example: this is the exhibition, Humble Masterpieces, as it was at MoMA in 2004.
Bir cerrahi şaheseri.A surgical masterpiece.
Kesinlikle şaheserdi.It was an absolute masterpiece.
--Yani burada bu şahesere bakarken gerçekten şanslıyız--and they cleaned it again--and were like "WHHAAAOO look we've got this 1400 St. George"
"Biz kocaman şaheserler görmeyi beklemiştik!"And obviously they were, "Is this what you spent years doing? And we expected huge masterpieces!"
"Evlilik" Gogol'un komedi şaheserlerinden biri kabul ediliyor. [Arşiv]"Marriage" is considered one of Gogol's comic masterpieces. [File]
Çalışanlar Plaoshnik denen yerde yeni bir şaheser meydana getirdiler.The workers created a new masterpiece on the location called Plaoshnik.
Kent hem Müslüman hem de Hıristiyan medeniyetlerinin nadide şaheserleriyle çevrili.The city is surrounded by unique masterpieces of both Islamic and Christian architecture.
Kentin en ünlü şaheseri Parthenon'un kuzey cephesi de tamamen inşaat iskeleleriyle kaplı durumda.The city's most famous landmark, the Parthenon, is covered by scaffolding on its north side.
Yunan müfettişler kayıp şaheseri arıyorGreek investigators search for missing masterpiece
Bir mimari şaheseri sayılan Sokollu Mehmet Paşa Köprüsü geçen ay listeye girdi.The Mehmed Pasha Sokolovic Bridge, considered a architectural masterpiece, made the list last month.
Oset edebiyatının birçok şaheseri ilk olarak Æfsir'de yayımlandı.Many masterpieces of Ossetian literature were first published in Æfsir.
Barok mimarisinin bir şaheseri olarak kabul edilir. [1] : 10It is considered a masterwork of Baroque architecture.[1]: 10
Sunak, Guido Reni'nin bir şaheseri olan Trinity'yi (1625) tasvir ediyor.The work was commissioned by Cardinal Ludovico Ludovisi, nephew of Pope Gregory XV.[7]
Daha kaliteli çömlekler arasında epeyce şaheser günümüze ulaştı.Among the higher-quality pots, quite a few masterpieces have survived.
İtalyan, Alman ve Fransız sanatçıların şaheserleri bulunmaktadır.The masterpieces of Italian, German and French artists are of great interest.
Sonradan ise bu çizimler ilk dönem şaheserler olarak tanınmıştır.Später gelangten diese Kopien teilweise als vermeintliche Originale in den Kunstmarkt.
Yapılan sayısız restorasyona rağmen Gotik sanatın şaheserlerinden biri olarak kalmaya devam etmiştir.Malgré des ventes insuffisantes, celui-ci devient et reste un classique du punk.
"Türkiye'nin 100 Mimarî Şaheseri".100 auteurs de l'Uruguay.
Ressamın amacı şaheserini tamamlamak, oyuncunun amacı ise bu görevin nasıl tamamlanacağını çözmektir.El objetivo inicial es completar su obra maestra, y el papel del jugador es descubrir cómo lograr dicha tarea.
Şarkının video-klibi ise başlı başına bir şaheser olarak görülmekteydi.Por su parte, el video musical convirtió al sencillo en todo un suceso.
Sonradan ise bu çizimler ilk dönem şaheserler olarak tanınmıştır.Las voces aparecían primero como por arte de magia.
Sanat Galerisi ve onun şaheserleri, düzenlenmiş, S. Bandera, Skira, Milan, 2009.La Pinacoteca e i suoi capolavori, a cura di S. Bandera, Skira, Milano 2009.
Bu isim günümüzde de Ghinberti'nin bu sanat şaheserleri için kullanılmaktadır.È in questi tempi che si dà il nome d'arte di Weegee.
Ressamın amacı şaheserini tamamlamak, oyuncunun amacı ise bu görevin nasıl tamamlanacağını çözmektir.Его первоначальная цель — закончить свой шедевр, а роль игрока — выяснить, как эту задачу можно выполнить.
"Türkiye'nin 100 Mimarî Şaheseri".أشهر فناني الكومكس في مصر".
Etrafındaki orman ve yayları tam bir doğa şaheseridir.O lago e os seus arredores são uma reserva natural.
Bu isim günümüzde de Ghinberti'nin bu sanat şaheserleri için kullanılmaktadır.Tegenwoordig gebruikt men daar de naam Boni Selection voor producten van het huismerk..
Kubbeye bağlı olan avize de zamanının hususiyetlerini aktaran bir şaheserdir.Sabi stało się terminem artystycznym, oznaczającym piękno pokryte patyną czasu.
Ressamın amacı şaheserini tamamlamak, oyuncunun amacı ise bu görevin nasıl tamamlanacağını çözmektir.Його первинна мета - закінчити свій шедевр, а роль гравця - з'ясувати, як це завдання можна виконати.
Kariyerinin başında yazdığı Pickwick Papers (Pickwick evrakları) bir komedi şaheseridir.Operele sale timpurii cum ar fii Pickwick Papers sunt adevărate capodopere comice.
Şarkının video-klibi ise başlı başına bir şaheser olarak görülmekteydi.Videoclipul piesei a fost pus cap la cap ca un puzzle.
Bununla birlikte, fanlar ve bazı eleştiriler albümün büyük bir şaheser olduğu fikrine sahipti.Bár a rajongók és más kritikusok szerint az album hatalmas mestermunka.
Kariyerinin başında yazdığı Pickwick Papers (Pickwick evrakları) bir komedi şaheseridir.Az olyan korai művei, mint A Pickwick Klub (Pickwick Papers) igazi mesterművek.
Sonradan ise bu çizimler ilk dönem şaheserler olarak tanınmıştır.Ωστόσο, το εν λόγω έργο θεωρείται από τα πρώτα αριστουργήματά του.
Yüksek Roma Baroku türünün heykeldeki şaheserlerinden biri olduğu düşünülür.Det er et af den højromerske baroks skulpturelle mesterværker.
Batı kaligrafisinin bir şaheseri ve Insular art'ın doruk noktası olarak kabul edilir.Book of Kells er et mesterværk i vestlig kalligrafi og insulær kunst.
1707de Venedik'te bestelediği Mitridate Eupatore Scarlatti'nin opera şaheseri olarak kabul edilmektedir.1707年、ヴェネツィアのために作曲されたMitridate Eupatoreは、スカルラッティの傑作とされている。
Yüksek Roma Baroku türünün heykeldeki şaheserlerinden biri olduğu düşünülür.ローマ楽派の巨大バロック様式を代表する一人と見なされている。
Bunların içinde özellikle evcara takımı oluşturan eserler tümüyle şaheser denilmeye layıktır.特に測度が定義される集合全体を集めた集合族は完全加法族になる。
Hemen hemen her yerde rastlanan örümcek ağı, aslında bir sanat şaheseridir.牛头鬼 在カムイ出现的怪物,实际上是蜘蛛型怪物。
Birçok eser kaleme almıştır ama şaheseri hiç kuşkusuz İlahi Komedya'dır (La divina commedia).위의 교종의 여러 파는 귀족사회에 환영을 받은 바 있지만 신라사회를 휩쓸었던 것은 미타신앙(彌陀信仰)인 정토교(淨土敎)의 형성이다.
Yüksek Roma Baroku türünün heykeldeki şaheserlerinden biri olduğu düşünülür.Счита се за образец на римската барокова архитектура.
Çoğu eleştiri, filmi bir şaheser konumuna oturtuyordu.Večina žensk odide k frizerju - jaz sem pozirala za Playboy.
Taş kapısı üzerindeki işlemeler çok kıymetli bir sanat şaheseri değerindedir.Tema aktikrokiidki on täisväärtuslikud kunstiteosed.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.이것은 2004년 모마에서 "겸손한 걸작들"이라는 전시회입니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod