Şafakta yola çıkıyoruz.We leave at dawn.
Altın Şafakçı mısın?Are you a Golden Dawn supporter?
Adamlar haftanın yedi günü şafaktan alacakaranlığa kadar çalışıyorlardı.The men worked from dawn to dusk seven days a week.
Şafak Vakti'nde yedi kurt daha yer almıştır.There are seven additional wolves present at the end of Breaking Dawn.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.He had a tavern built in his house, where he celebrated parties with his friends until dawn.
Şafak Sökmeden Önce: Atalarımızın Kayıp Tarihini Kurtarmak.Before the Dawn: Recovering the Lost History of Our Ancestors.
Yakup Şafak.Rahman, Fajar.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Early in the morning at dawn a black cloud arose from the horizon.
Ankara: Yeni Şafak.Sinop: Yeni Şafak.
Şafak vakti, deprem sona ermişti.By dawn, the earthquake had ceased.
Safakes ve Soussa şehirleri kısa bir süre sonra teslim oldu.The cities of Sfax and Soussa surrendered soon after.
Şafak ve alacakaranlık, örneğin Tatooine gibi bir gezegende ortaya çıkabilecek.Dawn and dusk would occur on such a planet as they would on Tatooine.
Yeni Şafak.Yeni Şafaf.
Şafakta Sovyet kuvvetleri güneydoğudaki taarruzlarıyla baskıyı arttırdılar.At dawn the Soviets pressed on with their assault in the south-east.
Son kitap Şafak Vakti'nde Bella'yla evlendi ve Renesmee adında bir kızları oldu.Edward marries Bella in Breaking Dawn and they have a daughter, Renesmee.
Eos, şafak tanrıçası.Aurora, goddess of the dawn.
Yeni Şafak yazarı Abdulkadir Selvi de bu olayı köşesinde “Bunlar doğru şeyler değil.Yeni Şafak's author Abdulkadir Selvi wrote in his column: "These are not the right things.
Her iki ana oval içindeki bölgeler şafaksal X-ray ışınlarını yayarlar.The regions within both main ovals emit most of auroral X-rays.
Şafak sökerken Türklerin üzerilerine doğru geldiğini gören Doria çok şaşırmıştı.At dawn, however, Doria was surprised to see that the Turks were coming towards his ships.
2001 yılında Yeni Şafak gazetesine katıldı ve gazetenin Ankara Temsilcisi oldu.In 2001, he joined Yeni Şafak newspaper and he became newspaper's Ankara Representative.
Altın Şafak Partisi.The Golden Dawn.
Şafak vakti yaklaşınca Faust Marguerite'nin hayalini görür ve onun yanına gitmeyi çok arzuılar.As dawn approaches, Faust sees a vision of Marguerite and calls for her.
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.At dawn of Mondays, Thursdays and Saturdays, special Seliḥot prayers were recited.
Yeni Şafak gazetesi.Yeni Şafak newspaper
Yeni Şafak’a el konuldu mu?"Has Until Dawn been cancelled?".
Erişim tarihi: 7 Ağustos 2013. ^ Yener, Hande (şarkıcı); Karaman, Şafak (sunucu) (2007).Yener, Hande (şarkıcı); Karaman, Şafak (sunucu) (2007).
Eos Yunan mitolojisinde, şafak tanrıçasıdır.Eos is, in Greek Mythology, the goddess of the dawn.
Bir başka kilit karakterler ise Mine ve Güngör Şafak'tır (Enver Arcak).Qaf sura deals predominantly with the Resurrection and the Day of Judgement.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.It is most active at dawn and dusk.
İkinci Dünya Savaşı'nın açılışı, Polonya işgali ile, 1 Eylül 1939 tarihinde şafak vakti başladı.The invasion of Poland, the opening action of World War II, began at dawn on 1 September 1939.
Akşam ve şafakta ise bütün birimler eşit mücadele eder.Morning P.T. and evening games are compulsory for all cadets.
Fransızlar, saldırılarına şafakta başladı.The Indians attacked before dawn.
Erişim tarihi: 12 Temmuz 2014. ^ Aday, Samet; Güven, Şafak (1 Haziran 2013).Aday, Samet; Güven, Şafak (1 June 2013).
Şarkı, bir şehrin, batan akşam şafak vaktine kadar sahip olabileceği gizemli bir baldır.The song is a ballad about the mystique that a city can have from dusk until dawn.
Şafak Vakti'nde Sue Clearwater ile aralarında bir yakınlaşma olmuştur.At the end of Breaking Dawn, he and Sue Clearwater have developed a romantic relationship.
En bilinenleri Çekiç ve Şafak Harekâtı'dır.They are most active feeding at dusk and dawn.
Tutulma'da, Bella ile Edward nişanlanıyor ve Şafak Vakti'inde de evleniyorlar.In Eclipse, Bella becomes engaged to Edward, and they marry in Breaking Dawn.
Henüz şafak sökmektedir ve onun dışındaki herkes uyumaktadır.Married to Field, yet sleeps with everyone but him.
Taraf'a verdiği röportajda Şafak, yeni olan her şeyin ilk başta biraz yadırgandığını dile getirdi.In a voice over, Ray says that the end was a new beginning for all of them.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Brujon – A robber and criminal.
Şafak Vakti’nin ana teması Bella ve Edward’ın evlenmeleridir.Breaking Dawn sees Edward and Bella marry.
"Şafak vakti!"."Hora Prima".
"Elif Şafak Son Kitabı "Siyah Süt"ü Anlattı".The Dark Knight End Credits "Billboard Albums: The Dark Knight".
Muharebe, Cuma günü şafakta VI. Alfonso'nun saldırısı ile başlamıştır.The battle started on Friday at dawn with an attack from Castile.
"Şafak Pavey 15 yıl sonra yurda döndü"."Aunt Babe WILL return to EastEnders later this year".
Ayrıca Eos, gün doğumunun (şafak) tanrıçası, da onun kardeşiydi.He prayed fervently for the health of the king and the forgiveness of God to his brothers.
Yeni Şafak Gazetesi - Filmle ilgili bilgi.Studio Briefing - Film News.
Aynı zamanda Safakes vilayetinin merkezidir.It is also the capital of Saskatchewan.
Alacakaranlık şafak ile gün doğumu ve gün batışı ile gün kararması arasındaki zamandır.It was very early in the morning and between dawn and sunrise.
Saldırıların neredeyse tamamı, Altın Şafak Partisi'nin mensupları tarafından gerçekleştirilmektedir.The entire world is soon under attack from armies of the giant Diablo robots.
Aurora sözcüğü Roma Şafak Tanrıçası’nın adından gelmektedir.It was reportedly named after Aurora, the Roman goddess of dawn.
18 Şubat 2009'da Genel Yayın Yönetmenliği'ne Erdal Şafak getirilmiştir.On 20 February 2009 detailed guidance on the ISA's decision-making process was published.
Şafakta bir FARC devriyesine rastladık ve çok fazla korkutucuydu.And we ran into a FARC patrol at dawn, so it was quite harrowing.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.He was irradiated by the dawn of a great amazement.
Şafak, çok iyi.Dawn, very good.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.The next piece of the jigsaw is of a boat in the early dawn slipping silently out to sea.
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.At first light, the order is given for the convict men and women to disembark.
"Şafak vakti... aradığım arkadaş nerede?"Where is the friend I seek at break of day?
"Şafaktan sonra uyanmıştım, 1928'in 28 Eylül'üydü."When I woke up just after dawn on September 28, 1928,
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.We've got two hours till dawn.