şaşkın ile cümle
şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un şaşkın olduğundan şüpheleniyorum.I suspect Tom is puzzled.
Tom ve Mary'nin şaşkın olduğundan şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are puzzled.
Sami o keşiften şaşkındı.Sami was stunned by that discovery.
Sami şaşkındı.Sami was dumbfounded.
Sami şaşkına dönmüştü.Sami was dumbfounded.
Tom hala şaşkındı.Tom is still dazed.
Sami çok şaşkındı.Sami was very confused.
Tom'un şaşkına döndüğünü biliyorum.I know Tom was flabbergasted.
Şaşkınsın, değil mi?You're puzzled, aren't you?
Şaşkın olduklarını söylediler.They said they were puzzled.
Mürettebat Tomu baygın ve çıplak görünce, şaşkınlığını gizleyemedi.When the crew saw Tom unconscious and naked, they couldn't hide their surprise.
İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkındırlar." denmektedir.‘They are like cattle, nay, more misguided.’”
Grup, ilk vampir bebeğin nasıl bir tür olacağı konusunda şaşkına uğramıştır.The group is puzzled over what might be the first vampire birth.
Saldırı devrimci İran tarafından tamamen şaşkınlıkla karşılandı.The attack took revolutionary Iran completely by surprise.
"Ben bir polis çocuğuyum","Şaşkınım, üzgünüm..."I'm the child of a police", I'm amazed and sorry...
Günün sonunda, Bulgarlar, Mesembria'yı savunanları şaşkına çevirip, kasabayı ele geçirdiler.By the end of the day the Bulgarians overwhelmed the defenders of Mesembria and captured the town.
Ancak şaşkınlık içinde olan Van Bosse, 68 yaşında Koloni İşleri Bakanı olarak atandı.However, to his surprise, Van Bosse was appointed Minister of Colonial Affairs at the age of 68.
Bu duyuru test yapanlarda ve kullanıcılarda "şaşkınlık ve öfke"ye yol açmıştır.This announcement has led to "astonishment and outrage" from testers and users.
İşin şaşkın yanı ise başarırlar."They may still find fault, but they will keep on laughing."
PC World bunu "şaşkına çeviren" olarak nitelendirdi.PC World described this as "baffling".
Şaşkın şehir dünya hayatından sonra saadete kavuşacaklarını sanan şaşırmış bir şehirdir.It is the dwelling place of the gugs, banished to the underworld by a covenant of the gods.
Hem Millerci önderler hem de izleyicileri çoğunlukla şaşkınlığa ve hayal kırıklığına uğramıştı.Both Millerite leaders and followers were left generally bewildered and disillusioned.
Tebboun'un atanması şaşkınlık yaratmıştır.The appointment of Tebboune was considered surprising.
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.To their astonishment, a small fraction of the alpha particles experienced heavy deflection.
İnsan ve Elfler ise şaşkındır.Der Mensch und seine Gottesbilder.
Şaşırdığı zaman “Vaaaa” diyerek şaşkınlığını belirtir.When he discovered the deceit he exclaimed "Ihr Pharisäer!"
Dönen felek şaşkınlık içine düştü.The troops fell back in confusion.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.He is struck by her beauty.
Şaşkına dönen Gaybi Bey, affını ister.Bosschieter Slayer Seeks Pardon.
Her türlü sese şaşkınlıkla tepki vermektedirler.I shall deliver you from all sinful reactions.
Demeter şaşkınlıkla çocuğu elinden ateşe düşürür.Rudra brings him out of the fire miraculously.
Aslında bu şaşkınlık yaratmamalı, çünkü kimse ona karşı çıkmamıştır.There is no intent to deceive because no one takes it seriously.
Şaşkınlığı atlatan anne: - Vah zavallı ayıcık!The profanity in question may be: Bastard Bitch
Daha da şaşkın olmuştum.I felt even more depressed.
Ancak bir gün sonra bu haberi almışlar ve şaşkına uğrayarak bozulmuşlardır.But the days will come, when the bridegroom shall be taken from them, and then shall they fast."
Kesinlikle şaşkına uğramıştım.I was absolutely overjoyed.
Seriyi 4-0 kazanan Bulls Miami'yi süpürerek tüm NBA izleyicilerini şaşkına uğratmıştı.The Bulls' four-game sweep of the defending champions stunned many NBA observers.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.The Doctor and his companions become heavily involved.
Katliam haberi yayıldıkça bölge halkı şaşkınlığını ve hiddetini gizleyemez.As a result of development, people don't have to hide or overlook their disagreements.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.The decision took everyone by surprise.
Şarkı, çıkar çıkmaz, hayranlarını büyük bir şaşkınlığa sürükledi.Her threats, though admirable, create much trouble for her.
Şaşkına dönen Kaptan ve arkadaşları savaş alanını terk ederler.Meanwhile, the soldier and his military friends head off to war.
Derin bir şaşkınlık yaşanıyordu.There was enormous upheaval.
Kuhn söylentiyi şaşkın bir vaziyette karşılamaktadır.The Rusin Question in a Nutshell.
Sanki biraz şüpheli, biraz şaşkın duruyor.He looks kind of lost, he looks a little bit confused.
7 milyar - En sıradan insanın şaşkın ifadesi.When multiplied by 7 billion 7 billion - The surprising face of the most typical human
Kral şaşkınlıkla ona baktı.The King stared at him in amazement.
Şaşkın bakışlar görüyorum sanki, "Bize doğru olanın ne olduğunu neden soruyorsun?Now I see some puzzled looks like, "Why are you asking us what's the right thing to do?
Mary, onun için bir mezar, şaşkın bir ifade ile dinledi.Mary listened to her with a grave, puzzled expression.
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı."But I have nothing." Martha looked perplexed.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.It wasn't this arm-wrestle, but it was a little surprising for the person involved.
Şu an çok şaşkın.She is really stunned right now.
Bir an için o da konuşmak için sürpriz, ona şaşkın durdu.For a moment she stood gaping at him, too surprised to speak.
Hall şaşkın duruyordu.Hall had stood gaping.
Bakışta halen elinde şişe ile, sonra şaşkın durdu, yukarı gitti tekrar.At the sight he stopped, gaping, then with the bottle still in his hand went upstairs again.
Marvel yüzüne şaşkınlık oldu.Marvel's face was astonishment.
O sonsuz bir şaşkınlık içinde baktı.He stared at it in infinite perplexity.
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Louis looked at me, surprised, and asked "Why is he thanking me?
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!We're both from Adam and Eve, fool!
Bu YouTube mühendislerinin şaşkınlığı da değil.It's not just the cluelessness of YouTube engineers.