şaşkın ile cümle
şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.Hij zal het geleidelijk doen en u zult binnentrekken en die volken vernietigen.
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.Jehovah tu Dios las entregará delante de ti; él las arrojará con gran destrozo, hasta que sean destruidas
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.네 하나님 여호와께서 그들을 네게 붙이시고 그들을 크게 요란케하여 필경은 진멸하시고
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.ma il Signore tuo Dio le metterà in tuo potere e le getterà in grande spavento, finché siano distrutte
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.Men HERREN din Gud skal give dem i din Magt, og han skal slå dem med stor Rædsel, indtil de er udryddet.
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.Nie będziesz ich mógł wytracić prędko, by się snać nie namnożyło przeciw tobie bestyi polnych.
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.Но Господ твоят Бог ще ти ги предаде и ще ги разстройва с голямо разстройство, догде се изтребят.
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.но предаст их тебе Господь, Бог твой, и приведет их в великое смятение, так что они погибнут;
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.ונתנם יהוה אלהיך לפניך והמם מהומה גדלה עד השמדם׃
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.ويدفعهم الرب الهك امامك ويوقع بهم اضطرابا عظيما حتى يفنوا.
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.耶 和 華 你 神 必 將 他 們 交 給 你 、 大 大 的 擾 亂 他 們 、 直 到 他 們 滅 絕 了
Tanrınız RAB onları elinize teslim edecek ve hepsi yok oluncaya dek onları şaşkına çevirecek.耶和華 你 神必將 他 們交給 你 、 大大 的 擾亂 他 們 、 直 到 他 們滅絕了
Tazmanya canavarları arasında yayılan bu bulaşıcı kanser, şaşkına çevirdi.이 전염성 암에 관심을 가지게 되었습니다
Tazmanya canavarları arasında yayılan bu bulaşıcı kanser, şaşkına çevirdi.סרטן מדבק זה, שהתפשט באוכלוסיית השדים הטזמניים.
Tazmanya canavarları arasında yayılan bu bulaşıcı kanser, şaşkına çevirdi.هذا السرطان المعدي الذي انتشر خلال ﻣﺠﻤﻮﻋﺎﺕ العفاريت التاسمانية
Tazmanya canavarları arasında yayılan bu bulaşıcı kanser, şaşkına çevirdi.大変な興味を示しました 私達はすぐにウィルスで感染する
Teddy Henfrey bulutlu şaşkınlıkla bir Iping'e konuyu bir devlet tartışıyor.테디 Henfrey은 흐린 당황 한 Iping 주제의 상태를 한다는게.
Teddy Henfrey bulutlu şaşkınlıkla bir Iping'e konuyu bir devlet tartışıyor.وتيدي Henfrey مناقشة في حالة من الحيرة غائم Iping موضوع واحد.
Teddy Henfrey bulutlu şaşkınlıkla bir Iping'e konuyu bir devlet tartışıyor.突然そこにパーラーのドアに対して暴力的なドサッ、鋭い叫びが来た、と
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümAnda tahu, saya tersentak oleh bagaimana salah-satu dari tema-tema implisit TED adalah belas-kasih.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümBạn biết không, tôi ngạc nhiên bởi một trong những chủ đề ngầm của TED
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümEstou impressionado pelo facto de um dos temas de fundo do TED ser a compaixão.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümMich beeindruckt, dass ein implizites Thema von TED Mitgefühl ist.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndüm¿Saben?, me sorprende que uno de los temas implícitos de TED sea la compasión.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümSapete, mi colpisce che uno dei grandi temi impliciti, al TED, sia la compassione.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümStiti, sunt uimit ca una dintre temele implicite la TED este compasiunea.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndüm저는 TED의 기본 정신 중 하나가 동정심이라는 것을 알고
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümTudják, lenyűgöz, hogy mennyire magától értetődő téma a TED-en az együttérzés.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümUderzyło mnie, że jednym z poruszanych przez TED tematów jest współczucie.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümVet ni, jag slås av att ett underförstått tema här på TED är medkänsla.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümVíte, jsem ohromen tím, že jedním z implicitních témat na TED je soucit.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümЗнаете ли - поразен съм от това, че една от скритите теми на ТЕД е състраданието.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümЗнаете, я в шоке от того, что один из негласных подтекстов TED - это сострадание.
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndümكما تعلمون، لقد تأثرت بكيف أن أحد المواضيع المتضمنة في تيد
TED'in dolaylı temalarından birinin şefkat olması karşısında şaşkına döndüm感動的な講演がいくつもありましたね
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Apoi S'a suit la ei în corabie, şi a stat vîntul. Ei au rămas uimiţi şi înmărmuriţi,
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.A vyšiel k nim do lode, a vietor utíchol. A žasli v sebe prenáramne a divili sa,
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Därefter steg han upp till dem i båten, och vinden lade sig. Och de blevo uppfyllda av stor häpnad;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.E subiu para junto deles no barco, e o vento cessou; e ficaram, no seu íntimo, grandemente pasmados;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.In stopi k njim v ladjo, in veter utihne. In presilno so se sami v sebi zavzemali;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.I vstoupil k nim na lodí, a utišil se vítr; a oni náramně sami v sobě se děsili a divili.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.I wstąpił do nich w łódź, i uciszył się wiatr; a oni się sami w sobie nader zdumiewali i dziwowali.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Ja hän astui venheeseen heidän tykönsä, ja tuuli asettui. Niin he hämmästyivät ylen suuresti sydämessään.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.배에 올라 저희에게 가시니 바람이 그치는지라 제자들이 마음에 심히 놀라니
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Lalu Ia naik ke perahu mereka, dan angin pun reda. Pengikut-pengikut Yesus heran sekali
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Ngài bèn bước lên thuyền với môn đồ, thì gió lặng. Môn đồ càng lấy làm lạ hơn nữa;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Ngài bèn bước lên thuyền với môn_đồ , thì gió lặng . Môn_đồ càng lấy_làm lạ hơn_nữa ;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Og han steg inn i båten til dem, og vinden la sig; og de blev ute av sig selv av forundring.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Og han steg op i Skibet til dem, og Vinden lagde sig, og de forfærdedes over al Måde ved sig selv.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Quindi salì con loro sulla barca e il vento cessò. Ed erano enormemente stupiti in se stessi
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Y subió a ellos en la barca, y se calmó el viento. Ellos estaban sumamente perplejos
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.И влезе при тях в ладията, и вятърът утихна; и те много се ужасиха в себе си.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.И вошел к ним в лодку, и ветер утих. И они чрезвычайно изумлялись в себе и дивились,
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.І ввійшов до них у човен; і втих вітер, і вельми, над міру здумілись у собі, і дивувались.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.וירד אליהם אל האניה והרוח שככה וישתוממו עוד יותר בלבבם ויתמהו׃
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.فصعد اليهم الى السفينة فسكنت الريح. فبهتوا وتعجبوا في انفسهم جدا الى الغاية.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.於 是 到 他 們 那 裡 上 了 船 、 風 就 住 了 . 他 們 心 裡 十 分 驚 奇
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.於是 到 他 們那裡 上 了 船 、 風就 住 了 . 他 們心裡十分 驚奇
Ülkeleri viran edilecek, Sürekli alay konusu olacak; Oradan her geçen şaşkın şaşkın Başını sallayacak.for at gøre deres Land til Gru, til evig Spot; hver farende Mand skal grue og ryste på Hovedet.
Ülkeleri viran edilecek, Sürekli alay konusu olacak; Oradan her geçen şaşkın şaşkın Başını sallayacak.Hogy pusztasággá tegyem földjüket, örökös csúfsággá, hogy a ki átmegy rajta, elálmélkodjék és fejét csóválja.