şaşkın ile cümle
şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Mary, onun için bir mezar, şaşkın bir ifade ile dinledi.彼女はインドにするために使用されていたネイティブ公務員はこのように最低ではなかった。
Maymun bu görüntü karşısında şaşkına döndü.원숭이는 그 인공 팔에 매료되었습니다.
Maymun bu görüntü karşısında şaşkına döndü.והקופה היתה מוקסמת.
Maymun bu görüntü karşısında şaşkına döndü.فافتتن بها السعدان،
Maymun bu görüntü karşısında şaşkına döndü.サルは自分の腕とその義肢が同じ動きをすることを
Mirasım mı? İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Čo môj pôvod? - Blb, náš pôvod v Adamovi a Eve uvidíš.
Mirasım mı? İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!מעליב את המורשת שלי? שנינו מאדם וחווה, בנאדם!
Mirasım mı? İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!وكذا تراثي؟ كلانا من آدم وحواء يا مخبول!
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Dlaczego, drodzy mi, to brzmi całkiem puste!" On Zaznaczył, patrząc ze zdziwieniem.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Hvorfor, kære mig, lyder det ganske hult!" Siger han bemærkede, slå op i overraskelse.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Kenapa, Sayang saya, kedengarannya cukup berongga!" Dia berkomentar, mencari terkejut.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.바닥에 줄지어. "왜, 나를 사랑하는, 꽤 속이 빈 소리!"고 놀랄에서 찾고 언급.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.lemovali podlahy. "Prečo, Preboha, to znie dosť dutý!" Povedal poznamenal, vzhliadol prekvapene.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.lemovaly podlahy. "Proč, Proboha, to zní dost dutý!" Řekl poznamenal, vzhlédl překvapeně.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Miért, kedves nekem, úgy hangzik, egészen üres!" Ő megjegyezte, nézett fel meglepetten.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Miksi, rakas minulle, se kuulostaa aivan ontto!", Hän huomautti, olisi odottanut yllätys.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Perché, caro me, suona molto vuoto!", Ha sottolineato, guardando sorpreso.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.Podeaua era acoperita. "De ce, dragă mă, sună destul de gol!", A a remarcat, cautati in surpriză.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Por que, meu Deus, isso soa completamente oca", ele comentou, olhando para cima, surpresa.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Pourquoi, mon Dieu, ça sonne bien creux!" At-il fait remarquer, en regardant avec surprise.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Tại sao, thân yêu của tôi, nó âm thanh khá rỗng!" Ông nhận xét, nhìn lên ngạc nhiên.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Varför, kära mig, det låter ganska ihåligt!" Han anmärkte och tittade upp förvånat.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Waarom, beste me, het klinkt heel hol!" Hij merkte, kijken verbaasd op.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Warum, mein Gott, es klingt ganz hohl!" Er bemerkte, blickte überrascht auf.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Zakaj, dragi mi je, da se sliši precej votel!" Je pripomnil, videti v presenečenje.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Γιατί, αγαπητέ μου, ακούγεται αρκετά κούφια!" Αυτός παρατήρησε, ανατρέχοντας στην έκπληξη.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Защо, скъпи ми, тя звучи доста куха!" отбеляза, погледна учудено.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Ну, боже мій, це звучить досить полого!" Він зауважив, дивлячись в подиві.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Ну, боже мой, это звучит довольно полого!" Он заметил, глядя в изумлении.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.לאורך הרצפה. "למה, יקר לי, זה נשמע די חלול!" הוא העיר, מביט למעלה בהפתעה.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.واصطف الكلمة. "لماذا ، يا عزيزي لي ، يبدو أجوف تماما!" انه لاحظ ، يبحث حتى في مفاجأة.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.驚きを見上げた、述べた。 "私は本当にもう少し静かにするように要求する必要があります!"ホームズは厳しく言った。
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.A keď to videli učeníci, divili sa a hovorili: Jako naskutku vyschnul fík!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.A ujrzawszy to uczniowie, dziwowali się, mówiąc: Jakoć prędko uschło to figowe drzewo!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.A vidouce to učedlníci, divili se, řkouce: Kterak jest ihned usechl fík ten!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.De discipelen wisten niet wat zij zagen en vroegen: "Hoe kan die vijgeboom zo vlug verdorren?"
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.És látván ezt a tanítványok, elcsodálkozának, mondván: Hogyan száradt el a fügefa oly hirtelen?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.In videč to, se začudijo učenci in reko: Kako naglo je usahnila smokva!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.제자들이 보고 이상히 여겨 가로되 무화과나무가 어찌하여 곧 말랐나이까
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Kun opetuslapset tämän näkivät, ihmettelivät he ja sanoivat: "Kuinka viikunapuu niin äkisti kuivettui?"
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Les disciples, qui virent cela, furent étonnés, et dirent: Comment ce figuier est-il devenu sec en un instant?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Môn đồ thấy điều đó, lấy làm kỳ, nói rằng: Cớ sao trong giây phút mà cây vả liền khô đi vậy?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Môn_đồ thấy điều đó , lấy_làm kỳ , nói rằng : Cớ_sao trong giây_phút mà cây vả liền khô đi vậy ?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.När lärjungarna sågo detta, förundrade de sig och sade: »Huru kunde fikonträdet så i hast förtorkas?»
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Og da Disciplene så det, forundrede de sig og sagde: "Hvorledes kunde Figentræet straks visne?"
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Og da disiplene så det, undret de sig og sa: Hvorledes gikk det til at fikentreet straks visnet?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Quando os discípulos viram isso, perguntaram admirados: Como é que imediatamente secou a figueira?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Und da das die Jünger sahen, verwunderten sie sich und sprachen: Wie ist der Feigenbaum so bald verdorrt?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Vedendo ciò i discepoli rimasero stupiti e dissero: «Come mai il fico si è seccato immediatamente?»
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.y los discípulos, al verlo, se maravillaron diciendo: --¿Cómo se secó tan pronto la higuera
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Και ιδοντες οι μαθηται, εθαυμασαν λεγοντες Πως παρευθυς εξηρανθη συκη;
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.И учениците, които видяха това, почудиха се и рекоха: Как на часа изсъхна смоковницата?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.І бачивши ученики Його, здивувались, кажучи: Як зараз усохла смоківниця!
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.Увидев это, ученики удивились и говорили: как это тотчас засохла смоковница?
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.ויראו התלמידים ויתמהו לאמר איך יבשה התאנה פתאם׃
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.فلما رأى التلاميذ ذلك تعجبوا قائلين كيف يبست التينة في الحال.
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.門 徒 看 見 了 、 便 希 奇 說 、 無 花 果 樹 怎 麼 立 刻 枯 乾 了 呢
Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. ‹‹İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?›› diye sordular.門徒 看見 了 、 便 希奇說 、 無花果 樹怎 麼 立刻 枯乾 了 呢
‹‹O gün›› diyor RAB, ‹‹Kral da önderler de yılacak, Kâhinler şaşkına dönecek, Peygamberler donakalacak.››나 여호와가 말하노라 그 날에 왕과 방백들은 실심할 것이며 제사장들은 놀랄 것이며 선지자들은 깜짝 놀라리라
‹‹O gün›› diyor RAB, ‹‹Kral da önderler de yılacak, Kâhinler şaşkına dönecek, Peygamberler donakalacak.››והיה ביום ההוא נאם יהוה יאבד לב המלך ולב השרים ונשמו הכהנים והנביאים יתמהו׃