şaşkın ile cümle

şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğumuz, bu deneyimin bize verdiği sevinçten ötürü şaşkına döneriz.Більшість часу ми переповнені радістю, яку цей метод нам дає.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.매우 것은 ... "그는 당황하지 감탄로 날 바라 보았다.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.הדבר מאוד ... "הוא הביט בי בהערצה מבולבל.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.الشيء جدا... "وقال انه يتطلع في وجهي بإعجاب حيرة.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı."非常にもの..."
Daha önce oraya hiç gitmedim. Bu yüzden şaşkınım.Nigdy tam nie byłem, więc byłem zaskoczony.
"Dedi. "Bay Holmes duyuyorum," arkadaşım yanıtladı sorgulayan ve ona bakıyor biraz da şaşkın bakışları."Olen herra Holmes", vastasi seuralaiseni, katsot häntä kuulustella ja melko hätkähdytti katse.
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım(54:3) внемли мне и услышь меня; я стенаю в горести моей, и смущаюсь
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım(55:3) Écoute-moi, et réponds-moi! J`erre çà et là dans mon chagrin et je m`agite,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımAscultă-mă, şi răspunde-mi! Rătăcesc încoace şi încolo, şi mă frămînt,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımAtende-me, e ouve-me; agitado estou, e ando perplexo,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımEscúchame y respóndeme. En mi pensar estoy deprimido y turbad
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımHallgasd meg, Isten, az én imádságomat, és ne rejtsd el magadat az én könyörgésem elõl;
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımJumala, ota korviisi minun rukoukseni, älä kätkeydy, kun minä armoa anon.
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım내게 굽히사 응답하소서 내가 근심으로 편치 못하여 탄식하오니
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımlå mig Øre og svar mig, jeg vånder mig i Klage,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımLyssna, Gud, till min bön, och fördölj dig icke för min åkallan.
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımMerke auf mich und erhöre mich, wie ich so kläglich zage und heule,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımO God, luister naar mijn gebed. Wend U niet van mij af als ik tot U smeek.
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımOzri se v me in mi odgovori; blodim v žalovanju svojem in ječati mi je
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımPerhatikanlah aku dan jawablah aku, aku hancur karena kesusahanku
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımPočuj, ó, Bože, moju modlitbu a neskrývaj sa pred mojou pokornou prosbou.
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımPorgi l'orecchio, Dio, alla mia preghiera, non respingere la mia supplica
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımSlyš, ó Bože, modlitbu mou, a neskrývej se před prosbou mou.
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımVend øret, Gud, til min bønn, og skjul dig ikke for min inderlige begjæring!
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımW uszy swe przyjmij, o Boże! modlitwę moję, a nie kryj się przed prośbą moją:
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımXin hãy nghe , và đáp lại tôi ; Tôi xốn_xang , than_thở , và rên_siết ,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımXin hãy nghe, và đáp lại tôi; Tôi xốn xang, than thở, và rên siết,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımΠροσεξον εις εμε και εισακουσον μου λυπουμαι εν τη μελετη μου και ταραττομαι,
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımВнимавай в мене и отговори ми. Безпокоя се в тъженето си, и стена;
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınımהקשיבה לי וענני אריד בשיחי ואהימה׃
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım‎استمع لي واستجب لي. اتحير في كربتي واضطرب
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım求 你 側 耳 聽 我 、 應 允 我 . 我 哀 歎 不 安 、 發 聲 唉 哼
Dikkatini çevir, yanıt ver bana. Düşüncelerim beni rahatsız ediyor, şaşkınım求 你 側耳聽 我 、 應允 我 . 我 哀歎不安 、 發聲 唉哼
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›A dí Farao o synech Izraelských: Ssouženi jsou na zemi, sevřela je poušť.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›A faraon povie o synoch Izraelových: Zapletení sú v zemi; zavrela ich púšť.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Będzie bowiem Farao mówił o synach Izraelskich: Strwożeni są w ziemi, zawarła je puszcza.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Chắc Pha-ra-ôn sẽ nói về dân Y-sơ-ra-ên rằng: Dân đó lạc đường bị khốn trong đồng vắng rồi.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Chắc_Pha - ra-ôn sẽ nói về dân Y-sơ-ra-ên rằng : Dân đó lạc đường bị khốn trong đồng vắng rồi .
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Denn Pharao wird sagen von den Kindern Israel: Sie sind verirrt im Lande; die Wüste hat sie eingeschlossen.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Então Faraó dirá dos filhos de Israel: Eles estão embaraçados na terra, o deserto os encerrou.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Entonces el faraón dirá de los hijos de Israel: "Andan errantes por la tierra; el desierto les cierra el paso.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Faraon va zice despre copiii lui Israel: ,S'au rătăcit prin ţară; îi închide pustia.`
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Farao vil da si om Israels barn: De farer vill i landet, ørkenen har lukket dem inne.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Farao vil da tænke om Israeliterne, at de er faret vild i Landet, og at Ørkenen har sluttet dem inde;
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Farao zal dan denken: 'Ha, nu zitten ze in de val tussen de woestijn en de zee'.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Il faraone penserà degli Israeliti: Vanno errando per il paese; il deserto li ha bloccati
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Ja farao on ajatteleva, että israelilaiset ovat eksyneet maassa ja että erämaa on saartanut heidät.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Kajti Faraon poreče o Izraelovih sinovih: Zašli so v deželi, puščava jih je obdala.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›바로가 이스라엘 자손에 대하여 말하기를 그들이 그 땅에서 아득하여 광야에 갇힌바 되었다 할지라
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Majd azt gondolja a Faraó az Izráel fiai felõl: Eltévelyedtek ezek e földön; körülfogta õket a puszta.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Men Farao skall tänka att Israels barn hava farit vilse i landet och blivit instängda i öknen.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Pharaon dira des enfants d`Israël: Ils sont égarés dans le pays; le désert les enferme.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Raja Mesir akan menyangka bahwa orang Israel sedang mengembara di negeri ini dan tersesat di padang gurun
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›διοτι ο Φαραω θελει ειπει περι των υιων Ισραηλ, Αυτοι πλανωνται εν τη γη συνεκλεισεν αυτους η ερημος
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›Защото Фараон ще рече за израилтяните: Те са се впримчили в земята; пустинята ги е затворила.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›И скажет фараон о сынах Израилевых: они заблудились в земле сей,заперла их пустыня.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›ואמר פרעה לבני ישראל נבכים הם בארץ סגר עליהם המדבר׃
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›فيقول فرعون عن بني اسرائيل هم مرتبكون في الارض. قد استغلق عليهم القفر.
Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›法 老 必 說 、 以 色 列 人 在 地 中 繞 迷 了 、 曠 野 把 他 們 困 住 了

İlgili Sayfalar