Ana içeriğe geç
Sözlük

şaş ile cümle

şaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Artık onların malları ve evlatları, seni şaşırtıp imrendirmesin.Do not marvel at their wealth and children.
Onların malları, evlatları, seni şaşırtıp imrendirmesin.And let not their wealth and children astonish you.
Şüphe yok ki bu, pek şaşılacak bir şey.This is indeed surprising!"
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Kehf ve Rakıym ashabının ahvalini, delillerimiz içinde şaşılacak bir delil mi sandın?Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
Belki de şaştın sen ve alay eder onlar da.Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
Gerçekten de bu, elbette pek şaşılacak şey.This is indeed a strange thing!"
Bu söze mi şaştınız siz?Are you astonished at this news,
Dilersek elbette onu kurutup çerçöp haline getirirdik de şaşırırkalır, nadim olurdururdunuz.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
Ve şaşırıp gözler dikilince.Yet when the eyes are dazzled,
Allah'ın şaşırttığına sen asla yol sağlayamazsın.As for him whom God allows to go astray you will not find a way.
Allah'ın şaşmaz vaadidir bu. Söz söyleme bakımından Allah'tan daha doğru ve tutarlı kim olabilir?True is the promise of God; and whose word could be truer than God's?
Allah, dilediği/dileyen kişiyi şaşırtır, dilediğini/dileyeni de dosdoğru yol üzerine koyar.God sends whosoever He wills astray, and leads whom He will to the straight path.
Birçokları ilimsiz bir biçimde kendi keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar.Surely many (men) mislead others into following their vain desires through lack of knowledge.
Onunla dilediğini şaşırtır, dilediğine yol gösterirsin. Sen bizim Velî'mizsin!This is but a trial from You whereby You will lead whom You will astray and guide whom You please.
Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.They are people unconcerned.
Allah bütün bunları rastgele değil, şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır.God did not create them but with deliberation.
Doğruluktan şaşmayın! İlimden nasipsizlerin yolunu izlemeyin!"Therefore persist and do not follow the path of those who are ignorant."
Gerçekten şaşılacak şey bu."This is indeed surprising!"
Şu da kuşkusuz ki, bizim babamız, inkâr edilemez bir şaşkınlık içindedir."Our father is surely in the wrong.
Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.Not more than error are the prayers of infidels.
Allah'ın şaşırttığına kılavuzluk edecek yok.Whosoever God allows to go astray has none to show him the way.
Cehennem onların tümünün şaşmaz buluşma yeridir.For whom the ordained place is surely Hell,
Sana şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine ibadet et!And go on worshipping your Lord till the certainty (of death) comes upon you.
Kimi de şaşırtırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın.As for him He allows to go astray, you will not find a protector other than Him.
"Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
Rabbim ne şaşırır ne de unutur."My Lord neither errs nor forgets."
Sen, elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuzun ardındasın.You are surely on the right path.
Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
Mûsa dedi: "Onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
"Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!"You construct monuments on every hill in vain,
Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
O halde şaşıp sendelemeden O'na yönelin ve O'ndan af dileyin. Vay haline ortak koşanların!Woe to the idolaters
Rabbime döndürülmüş olsam da şüphesiz, O'nun katında benim için şaşmaz güzellikler vardır."And even if I go back to my Lord, there will surely still be the best for me with Him."
Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.They will be among the inmates of Paradise: A true promise they have been made.
Ve din, şaşmaz bir olgudur.The Judgement will indeed take place.
Göz ne kayıp şaştı ne azıp haddi aştı.Neither did sight falter nor exceed the bounds.
Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.Surely the sinners are misguided and insane.
Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.He raised the sky and set the Balance
Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."So do not give the evil-doers increase but in error.
İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?Did He not find you perplexed, and show you the way?
İş, sizin bildiğiniz gibi değil! Ne olurdu, şaşmaz ve aldatmaz bir bilgiyle bilseydiniz!And yet if you knew with positive knowledge
Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.For them who are not given the guidance by God, you will never find a way.
Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.God makes this manifest to you lest you wander astray, for God has knowledge of everything.
Allah kimi dilerse onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola iletir.God sends whosoever He wills astray, and leads whom He will to the straight path.
İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.They are people unconcerned.
Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi.This is indeed surprising!"
(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun?"Why are you surprised at the command of God?
(Onlar da:) Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın, dediler.They said: "By God, you are still persisting in your old delusion."
(Bu suretle) Âdem Rabbine asi olup yolunu şaşırdı.Adam disobeyed his Lord, and went astray.
Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.Have you not seen that they wander distract in every valley,
Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
İşte Allah kafirleri böyle şaşırtır.That is how God sends the unbelievers astray.
Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Şimdi siz bu söze (Kur'an'a) mı şaşıyorsunuz?Are you astonished at this news,
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (böyle yolunu şaşırmış)Simply because he possesses wealth and children.
Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod